Ağar 'yüzyılını fotoğrafını' değerlendirdi

  • Giriş : 28.05.2006 / 00:00:00

Doğru Yol Partisi Genel Başkanı Mehmet Ağar, TOBB Genel Kurulu'nda Başbakan Recep Tayip Erdoğan ve CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ile çektirdikleri fotoğrafı değerlendirdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Kendisinin de 1968 yılında mezun olduğu Haydarpaşa Lisesi'nin pilav gününe katılan Mehmet Ağar, TOBB Genel Kurulu'nda verilen birlik mesajı ile ilgili basın mensuplarının soruları cevapladı. Ağar, "Siyaset medeni münasebetlerin yürütülmüş olduğu bir çerçeve. Farklı fikirlerde olacağız, farklı düşüncelerde olacağız, ama bunları medeni üslup içinde ifade etme işi siyaset." dedi. Medeni ilişkiler, ve nezaket içersinde, siyasi üsluplarını devam ettireceklerine işaret eden Ağar şunları söyledi: "Ama bu demek değildir ki iktidarı eleştirmeyeceğiz. Muhalefetin varlığı, iktidarı eleştirmektir millet adına. Benim zaten söylemek istediğim baştan beri budur. Biz Türkiye'de siyaseti insanları kutuplara ayıran, zıtlaştırmaları çoğaltan bir iş olarak görmeyiz. Merkez sağ zaten siyaseti milletin vazgeçilmez alanı olarak görür. Demokrasiyi temel bir zemin olarak görür. Bu zemin içersinde de millet vicdanının sesini de çekinmeden yerine getirir. Tablo siyasi ilişkilerin medeni bir zemin içerisinde yürütülmesinin gerekliliği millete de memnuniyet vermesi açısından doğrudur. Ama bu ezilenlerin bugün sıkıntı içerisinde olanların, bugün Türkiye'nin karşı karşıya olduğu sıkıntılarda hükümetin yanlışlarının söylememesi demek değildir. Mesele siyasetin siyasete yaraşır bir zeminde yürütülmesi, demokrasinin muhafazası, milletimizin değerlerinin muhafazası, Cumhuriyetimiz'in demokrasimizin ve milletimizin değerlerinin bir arada, müştereken uyum içinde muhafazası bizim zaten temel bakış açımızdır."

Başabakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ekonomik gelişmelerin siyasi malzeme yapıldığı konusundaki eleştirilerinin hatırlatılması üzerine Mehmet Ağar, "Öyle bir malzeme yapıldığı filan yok." dedi. Ekonominideki aksayan yönler aylardan beri dile getiridiklerini söyleyen Ağar, şöyle devam etti: "Bu bir kulaktan girip bir kulaktan çıkıyordu ama bugün gelişen şartlar gördü ki ekonomi hükümetin kontrolu dışında. Hükümet iyi olan işler bizim diyordu, kötü olan işler dış konjonktürden kaynaklanıyor. Önemli olan tür ekonomisinin dıyarıdan gelen dalgalara dayanıklı hale getirmeyi başaracak bir ekonomi yönetimine sahip olmaktır. Bu da bu hükümette görülmüyor. çünkü bu hükümetin ekonomi politikaları kendi politikaları değil. doğrudan doğruya IMF kontrolündeki ve onların doğrudan yazdığı politikalardır. Türkiye üretim, yatırım istihdam üçgenini yerli yerine oturtmadan yoluna devam edemez. türkiye bugün borsa giaz döviz üçgeninde kilitlenmiştir. Bu geniş kesimlerin ekonomik beklentilerini karşılayamaz. türkiye'de çiftçi köylü kesiminin çöküntüsüyle başlayan ekonomideki görüntüler bugün sanayide üretimde, KOBİ'lerde ağırlıklı olarak büyük bir sıkıntıyı kendiliğinden ortaya koymuştur. Aynı zamanda işsizlik çok yüksek boyutlar içiresinde. Türkiye güçlü yapısal dönüşüm reformlarını gerçekleştiremedikçe de bu dar boğazlardan çıkabilmesi mümkün değildir. Halk bir hafta içerisinde 600 dolar birden fakirleşti. Yüzde 20 civarında bir devalüasyon ortaya çıktı. Bunların hiçbirisi olmadı demek mümkün değil. Bu doğrudan doğruya yönetilemeyen bir Türkiye'nin yönetilemeyen ekonomik görüntüsüdür."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious