Ağar'a güvenmeyin, oy avcılığı yapıyor!

  • Giriş : 05.12.2006 / 00:00:00

Antikacı Nil Demirkazık, şimdi de Kürtlerin akıl hocalığına soyundu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar'ın son zamanlarındaki söylem değişikliğine karşı Kürtleri uyaran Nil Demirkazık, "dağda silahla gezeceklerine, düz ovada siyaset yapsınlar" yaklaşımının temel nedeninin yaklaşan genel seçimler olduğunu savunuyor.

Demirkazık, Ağar'ın seçimlerden sonra hükümet ortağı olmak için anketlere göre en büyük parti konumundaki kararsızların oylarını almak için popülist konuştuğu iddia ediyor.

2002 genel seçimler öncesi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a ilgisi ve AK Parti'den milletvekili adayı olmak isteğiyle ön plana çıkan Nil Demirkazık, 2007 genel seçimlerine bir yıl kala bu sefer Kürtlerin akıl hocalığına soyundu. Nasname.com adlı internet sitesine yazı yazan Demirkazık, Ağar'ı yerden yere vurdu.

DYP Genel Başkanı Ağar'ın "dağda silahla gezeceklerine, düz ovada siyaset yapsınlar" sözlerine kafayı takan Demirkazık, DYP liderinin söylem değişikliğini "Ana nedeni yaklaşan seçimler tabii ki. DYP'nin şu anki imajı, seçimleri iktidar ortağı olarak bitirmek veya barajı aşmak için yeterli değil. Ağar, aslında böyle sert ve samimiyetsiz, hatta kendisi ile çelişkili çıkışlar yapmaya mecbur. Çünkü anketlerden anlaşılan, kararsızlar şu anda Türkiye'nin en büyük partisi durumunda. Kararsızları kazanma adına yelpazeyi mecburen genişletmek zorunda. Durum böyle olunca, ister istemez Ağar, Kürt oylarına da talip oluyor. Bunun için de şimdiye kadar tanınan imajıyla çelişkili söylemler de yapması gerekiyor. Zaten bu nedenle "dağda silahla gezeceklerine, düz ovada siyaset yapsınlar" diyerek bu oyların peşine düştü" nedenlerine bağlıyor.

Kürt sorununun çözümüne yönelik hiçbir açılım üretmemesine rağmen Ağar'ın "düz ovada siyaset" popülist yaklaşımıyla Kürtlerin kendisine inanıp, peşine düşmelerini beklediğini belirten Demirkazık, "Peki, bu halk neden geçmişte onun verdiği zararları ve acıları unutsun ve ona inansın? Üstelik, "düz ovada siyaset" cümlesinin hemen akabinde açıklanan, sorunu nasıl çözeceklerine yönelik yöntemlerde, kendisi ile özdeşleşen aynı devletçi söylem tekrar belirmişken" diyor.

Ağar, seçimlerde Kürt oylarını topladıktan sonra, sorunun çözümü için hiçbir adım atmayacağını gibi, 80 yıldır kangren olmuş Kürt Sorunu'nu daha da derinleştireceğini iddia eden Demirkazık, DTP'lilerin Ağar'ı destekler nitelikteki beyanatlarını anlamakta zorluk çektiğini belirtiyor.

Ağar'ın söylemlerine inanmanın yeni işkenceleri, yeni hakaretleri ve yeni katliamları kabul etmek olduğunu savunan Demirkazık, Kürtlere şu tavsiyelerde bulundu: "Kürt halkı onurlu bir halktır. Geçmişte kendisine en büyük kötülüğü yapmış bir partiyi asla desteklememeli, söylemlerine inanmamalıdır. Kürt halkının isteği barış, özgürlük ve kardeşliktir. Kendisinin insan olarak görülmesidir. Türk halkına tanınan hakların kendisine de tanınmasıdır. Ve bu haklar tanınmadığı müddetçe de Kürt halkı son ferdine kadar direnmek zorundadır. İnsanca yaşama mücadelesi vererek onuruyla mücadele etmeli, kolayı kabul etmeden, zor olanı başarmalıdır. Sorunun çözümü, baskı, imha ve yalan siyasetiyle gerçekleşemez. Barış, diyalog yoluyla ve demokrasiyi içimize sindirerek sağlanır. Aksini düşünmek, Türkiye'nin kaybetmesini istemek olur. Türkiye'yi tuzağa düşürmeye çalışan partilere son bir sözüm var. Gemi batarsa hepimiz birlikte boğuluruz. Bunu aklımızdan hiç çıkarmayalım."

DEMİRKAZIK'IN AĞAR'A İNANMA ŞARTI

Demirkazık, Ağar'ın söylemlerinin ciddi ve samimi olduğuna ve 80 yıllık Kürt sorununu çözmek istediğine nasıl inanacağını şöyle açıklıyor: "Kürt kimliliğinin tanınması ve Türkiyelilik üst kimliği çatısı altında tüm kimliklerin anayasal güvenceye kavuşturulması. Kürt dili ve kültürü önündeki engellerin kaldırılması, anadilde eğitim hakkı tanınması ve bölgede Türkçe'nin yanında Kürtçe'nin ikinci resmi dil olarak kabul edilmesi. Bir toplumsal uzlaşma projesiyle iki toplumun karşılıklı birbirlerini affederek barışı tesis etmek amacıyla Öcalan dahil, tüm siyasi tutukluların serbest bırakılması, siyasal ve toplumsal yaşama katılımlarının engellenmemesi. Gerillanın, her iki tarafın belirleyeceği bir takvim dahilinde, kademeli olarak silahlarını bırakıp yasal demokratik toplumsal yaşama katılım sürecinin başlatılması."

DTP Genel Başkanı Ahmet Türk ve eşbaşkan Aysel Tuğluk'a da çatan Demirkazık, "Ağar'a ve partisine, şimdiye kadar yaptıkları icraatlar ortada iken, nasıl ve neden inanacaksınız?" diye soruyor. Kürtlere "oynanan oyunu net biçimde gör ve tuzağa düşme" tavsiyesinde de bulunan Demirkazık, Ağar'a inanmamalarını istiyor.

PKK'nın ilan ettiği sözde ateşkese "Türkiye'nin son şansıdır" diyen Demirkazık, "Kürt halkı artık köleliği kabul edemez. Kürtlerin önünde başka seçeneklerde vardır" ifadelerini kullanıyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious