Ağar'dan derin devlet açıklaması

  • Giriş : 30.01.2007 / 00:00:00

DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "derin devletle" ilgili açıklamalarını, hükümetin kendi yetersizliğine mazaret bulma çabası olarak değerlendirdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Hrant Dink cinayeti kapsamında gözaltına almada polisin bir zaafı olup olmadığı yönündeki bir soruya Ağar, bu kadar önemli iddiaların karşılıksız kalmayacağını belirterek, İçişleri ve Başbakanlığın konuyla ilgili açıklamasından sonra bir değerlendirme yapacağını söyledi. Şu anda meselenin bir gazete haberi niteliğinde olduğunu vurgulayan Ağar, "Olayın ne noktalarda ve ne şekilde geliştiğini bilimiyoruz. Böyle bir şey söz konusu ise ihmal sözkonusudur. Resmi açıklama birkaç gün içinde olur. Biz de ona göre üzerimize düşeni yaparız." dedi.

ABD'nin Terörle Mücadele Özel Koordinatörü Joseph Raltson'un Mahmur Kampı ziyareti sonrasında Türkiye'ye gelmesiyle ilgili bir soruya ise Ağar, Mahmur Kampı'nın ne olduğunu herkesin bildiğini, burada silahlı militan grubun yerleşmesinin sözkonusu olmadığını kaydetti. Ağar, buradaki insanların Irak vatandaşlığına geçişleri için bir sayımın yapıldığını kaydetti. Ağar, baştan beri özel koordinatörlük meselesine karşı olduklarına söyledi.

"GÜÇLÜ BİR HÜKÜMET TÜRKİYE'NİN MESELELERİNİ ÇÖZER"

Mehmet Ağar, dirayetli güçlü milletlerin kendi içinde yaşadığı meseleri kendilerinin çözüm bulduklarını, Türkiye'nin böyle bir gücü olmasına rağmen hükümetin gücü olmadığını öne sürdü. Ağar, hükümetin Türkiye'ye vakit kaybettirdiğini belirterek, seçimden sonra oluşacak güçlü bir hükümetin Türkiye'nin meselerini çözeceğini ifade etti. Ağar, hükümetin Türkiye'nin hiçbir meselesinde karar almadığını ve Cumhurbaşkanlığı seçimine kadar da etliye sütlüye dokunmayacağını ileri sürdü. Ağar, hükümetin Cumhurbaşkanlığı seçimi sonrasında vakit geçirmeden baskın bir seçime gideceğini iddia etti.

DYP lideri Ağar, gazetecilerin "Meclis Başkanı Bülent Arınç'ın Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili açıklaması tarafsızlığını etkiler mi?" şeklindeki bir soruya şu cevabı verdi: "Bunlar güzel tatlı temeniler ama millet ona müsade edecek mi? Milletin böyle bir niyet içinde olmadığı aşıkarane belli. Başbakan da bunu bildiği için başka bir kulvara atlamanın gayreti içinde."

Lübnan ile Güney Kıbrıs Rum Kesimi arasında anlaşma imzalanmasıyla ilgili bir soruya ise Ağar, Başbakan Erdoğan'ın kısa bir süre önce Lübnan'a ziyarette yaptığını hatırlatarak, "Bu dış gezilerde ne görüşülüyor? Ne için gidiyorsunuz? Bu konuda resmi açıklamanın olmasını bekliyoruz" dedi. Ağar, Türkiye dış siyasete proaktif olmamasının hükümetin öngörüsüzlüğünden kaynaklandığını kaydetti.

"DERİN DEVLETLE İLGİLİ BAŞBAKAN'IN ELİNİ TUTAN MI VAR?"

Başbakan Erdoğan'ın derin devletli ilgili açıklamalarını Ağar, "Başbakanın elini tutan mı var acaba, bu konuda araştırma yapmasın ve soruşturma yapmasın diye? Dört buçuk senedir hükümettesiniz, yüksek sayıda sayısal çoğunluğu olan bize göre siyasal ağırlığı olmayan Meclis gücünüz var." şeklinde değerlendirdi.

Bütün bunlarla ilgili hükümetin hiç birşey yapmaya niyetinin bulunmadığını savunan Ağar, şikayet etmek suretiyle siyasetin aracı haline getirildiğini kaydetti. "Muktedir değilseniz iktidar olmazsınız" diyen Ağar, bütün bunların hükümetin kendi yetersizliğine mazeret bulma çabaları olduğunu vurguladı. Ağar, hükümetin "yönetememe sendromu" içinde bulunduğunu, bu sendromun hükümetin her meselesinde olduğunu ve Türkiye'nin önemli meselelerini kriz haline dönüştüren yetersizlikle karşı karşıya olduğunu savundu.

DYP Genel Başkanı Ağar, hükümetin Türkiye'yi anamuhalefet partisiyle zıtlaşmaya ve kutlaşmaya dayalı iki eksen siyasete mahkum etmeye çalıştığını, milletin beklediğinin çözüm üreten ve iktidar olan hükümetler olduğunu belirtti. Ağar, Başbakan'ın iktidar olmadıklarını dört yıl sonra itiraf ettiğini ileri sürdü.

SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın ise, Başbakan'ın bir televizyon kanalında derin devletin var olduğunu kabul ettiğini belirterek, "olanaklı ise kaldırmak, kaldırılması mümkün değilse bunu minimize etmek şeklinde bir formül ortaya koyduğunu" kaydetti. Karayalçın, "minimize ederek birlikte yaşamak şeklinde anlayış" olduğunu kaydetti. Karayalçın, Başbakan'ın bu açıklamasını açmasını istedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious