Ağar'dan 'derin devlet Kıbrıs'ta' iması

  • Giriş : 17.02.2007 / 00:00:00

DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, ''Derin devlet Halaskargazi Caddesi'nde gezmez. Magosa'da, Maraş'ta, Hatay'da izlerini bulursunuz'' dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Bahçeşehir Üniversitesi'nin Beşiktaş Yerleşkesi'nde düzenlenen ''Siyaset Okulu'' kapsamında konferans veren Ağar, bir dinleyicinin ''İktidar olursanız derin devleti nasıl temizlersiniz?'' sorusu üzerine, derin devletin izlerinin Türkiye içinde olmadığına işaret ederek, Türkiye içerisinde birilerinin devlet adına şahsi çıkarlarını korumak için yaptığı işlerde derin devletinin izinin görülemeyeceğini söyledi.

Ağar, derin devletin izlerinin görüleceği yerler olduğunu ifade ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''1938'de Hatay, ana vatana kavuşturulurken görebilirsiniz, Hatay ve İskenderun'da görebilirsiniz. 1957 yılında Kıbrıs'ta Türkler katliamla karşı karşıya iken orada derin devletin izlerini Magosa'da, Maraş'ta görebilirsiniz. Merhum Adnan Menderes ve Fatin Rüştü Zorlu'nun büyük risk alarak Genelkurmay aracılığıyla kurdukları Mukavemet Teşkilatı bayraktarlığında derin devletin izlerini görebilirsiniz. Derin devletin izlerini, Türkiye'nin büyükelçileri her tarafta sapır sapır öldürülürken Beyrut'ta görebilirsiniz. Ama Türkiye'nin içerisinde birileri devlet adına şahsi çıkarlarını korumak adına bir iş yapıyorsa, orada derin devletin izlerini göremezsiniz. Orada suça bulaşmış bir kirliliğin izlerini görebilirsiniz.''

Mehmet Ağar, bu tür durumlarda da devletin suça bulaşanı yakalayıp mahkeme önüne çıkardığını ifade ederek, ''Derin devlet, Halaskargazi Caddesi'nde gezmez. Magosa'da, Maraş'ta, Hatay'da izlerini bulursunuz'' dedi.

-''BİZİM O AÇILIMIMIZDAN SONRA DAĞA ÇIKAN KİMSE YOK''-

Mehmet Ağar'a, eşi terör örgütü tarafından şehit edilen ve ''Yıldız hemşire'' olarak tanınan Yıldız Namdar tarafından da soru yöneltildi.

''Siyaset Okulu'' öğrencisi olan Namdar, eşinin terör örgütü tarafından şehit edildiğini hatırlatarak, ''Sizin 'Dağdan inin düz ovada siyaset yapın' sözleriniz biz şehit ailelerini üzdü. Bu sözünüzle tam olarak ne demek istiyorsunuz? Terörle mücadele konusunda neler yapmayı düşünüyorsunuz'' demesi üzerine Ağar, terör faaliyeti içinde fiilen suç işleyenlerin affedilmelerinin söz konusu olmadığını, suç işleyenlerin mutlaka cezalandırılacaklarını kaydetti.

O söylemin amacının, teröre yeni bulaşabilecek potansiyelin önünü kesmek ve suça bulaşmamış olanları kazanmak olduğunu dile getiren Ağar, ''Bizim o açılımımızdan sonra dağa çıkan kimse yok. Emniyet müdürleriyle görüşüyorum, kontrol ediyorum, dağa çıkan kimse yok. Oradaki devridaimi bitiremezseniz terör bitmez'' yanıtını verdi.

Mehmet Ağar, bu konuda ülkedeki yönetim anlayışının da çok önemli olduğuna dikkati çekerek, ''Birileri petrolden hisse isteme terbiyesizliği içerisinde olur da, kalkar birileri de çıkarttığı petrol kanununda ona benzer maddeleri ortaya koyarsa, vahamet ondadır'' dedi.

O tür konuşmaları ciddiye almadığını vurgulayan Ağar, ''Sen o işlerle uğraşacağına, gideceksin mesulü olduğun şehirdeki akan kanalizasyonları, perişanlığı, altyapının yokluğunu göreceksin. Ama halk görüyor'' diye konuştu.

-''DEVLETE SİLAH ÇEKİLMESİNİ ENGELLEMELİYİZ''-

Mehmet Ağar, Türkiye'de terör yoluyla bir yere gidilemeyeceğini gösterdiklerini, bunu yaparken risk aldıklarını da bildiklerini ifade ederek, terör örgütünün baş listesinde gezdiklerini, ancak bunların kendileri için önemli olmadığını söyledi.

Hiçbir annenin çocuğunun suçlu olmasını istemeyeceğini dile getiren Ağar, ''Bu topraklarda doğup büyüyen ve yaşayanların kendi devletine silah çeker hale gelmesini engellememiz lazım. Bunun yolu eğitimse, ekonomiyse, sosyal içerikli projelerse, evet bunu yapmak zorundayız'' dedi.

Türkiye'nin Orta Anadolu'da, Karadeniz'de çok geri kalmış bölgeleri bulunduğunu anlatan Ağar, ancak bu insanların kendi ihtiyaçları olmasına rağmen ''oralar Türkiye'nin elinden gitmesin diye'' Doğu ve Güneydoğu Anadolu'ya yapılacak yatırımlara karşı çıkmayacaklarını savundu. Ağar, ''Bu topraklardan Türkiye'nin vazgeçebilmesi söz konusu değildir. Türkiye, ne bir karış toprağını ne de bir yurttaşını feda edebilme lüksüne sahiptir. Şehitlerimizi bağrımıza basacağız. Yeni şehitlerimiz olmamasına da büyük gayret sarf edeceğiz'' diye konuştu.

-''ASKERSİZ DE ÜLKE YÖNETİLMEZ''-

''Türkiye'deki asker-sivil ilişkileri''ne ilişkin bir soru üzerine de Ağar, ülkenin, içinde bulunduğu coğrafya nedeniyle her zaman güçlü bir orduya sahip olması gerektiğini belirtti.

Ağar, ''Askerle siyaset yapılmaz ama askersiz de ülke yönetilmez'' dedi.

Türkiye'nin önünün açık olduğunu belirten Ağar, ülkenin müthiş bir girişimci kuşağı, yetişmiş akademisyen kadrosu ve tecrübeli profesyonel grupları bulunduğunu, ayağı yere sağlam basan projeleri inşa edecek güce sahip olduğunu söyledi.

Ağar, Türkiye'nin bulunduğu jeopolitik konum nedeniyle tanzim edici bir ülke durumuna gelmesi gerektiğini, ancak bunun kutuplaşma ve zıtlaşma yaratacak siyaset yerine, her kesimi kucaklayan bir anlayışı benimsemesiyle mümkün olabileceğini bildirdi.

Türkiye'nin gücünün farkında bulunmayan bir yapının ülkeyi taşımasının mümkün olmadığını ifade eden Ağar, şunları kaydetti:

''Dışişleri Bakanı, Amerika seyahatinden dönerken şöyle bir söz sarf etti; 'Irak'taki Amerika'nın başarısı bizim başarımız olacaktır'. 80 yıllık cumhuriyet tarihinde bu kadar vahim dış politika sözü çok az duydum. Böyle bir şey olamaz. Siz oranın neresindesiniz? Bizim bilmediğimiz Türkiye'nin buradaki meselelerle ilgili bir teklifi mi, düzenlemesi mi, empozesi mi var? Açtığı bir güzergah mı var? Ortaya koyduğu bir proje var da bizim mi bilgimiz yok? Nasıl bir başarı olacaktır? Nasıl bir yolda gidilmektedir?''

Türkiye'nin günü ve sandığı kurtarmaya yönelik yere basmayan sözlerle yoluna devam edemeyecek kadar önemli bir dönemeçte olduğunu vurgulayan Ağar, Türkiye'yi kararlı bir şekilde ileriye taşıyabileceklerine inandıklarını söyledi.

Mehmet Ağar, Türkiye'nin 2002 seçimlerinden sonra gelir dağılımı adaletinde iddia edildiği gibi olumlu gelişmeyi gösteremediğini ileri sürerek, ekonomide yeniden yapılanmada geniş kitlelerin arzu ettiği modelin ortaya çıkarılamadığını savundu.

-YAŞLI KADINDAN ''TORUNLARIMI KURTAR'' DİLEĞİ-

Doğu ve Güneydoğu'da çok dolaştığını ve oradaki halkı ''sansürsüz'' bir şekilde dinlediğini dile getiren Ağar, ''En son gezimde yaşlı bir kadın yanıma geldi ve yarı Kürtçe, yarı Türkçe 'İki oğlum dağda öldü, torunlarımı kurtar' dedi'' şeklinde konuştu.

Mehmet Ağar, oradaki halkta teröre karşı olağanüstü bir tepki geliştiğini ve örgütün bunu devam ettirmesinin mümkün olmadığını belirterek, şunları kaydetti:

''Burada yapılacak esas iş, aşağıdan dağa doğru gidişin önünü kesecek dili kullanmak lazım. Buradaki dil husumet değildir. Buradaki dil, sevgi, şefkat, kardeşlik, birliktelik, merhamet ve yardımseverliktir. Siyaset sürekli olarak 'ölüm' nidaları arasında yola devam edemez. Ortaya koyduğumuz dil bir karşılık bulmuştur. Siyasetin işi öldürmek midir? 'Ucuz oy hesaplarıyla ülkede hamaset dolu sözlerle husumeti geliştirelim', bu olmaz. Ama terör yoluyla yoluna devam edeceğini zannedenlerin karşısında ülkenin dinamik güçleri her zaman olur. Cumhuriyetin silahla yenilemeyeceğini cumhuriyet zaten ortaya koymuştur. Bu alanda siyasete düşen rol ülkedeki gerginliği ortadan kaldıracak sözlerin sahibi olmak ve burada samimi olmaktır.''

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious