Ağar'ı tutabilene aşkolsun!

  • Giriş : 14.03.2007 / 00:00:00

DYP lideri Mehmet Ağar önceki gün Türkiye Müteahhitler Birliği'nin toplantısında, son dönemdeki çıkışlarına yenisini ekledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Irak'ı Türkiye'nin en önemli meselesi olarak tanımlayan Ağar, 'Ben Diyarbakır'ı vermeye değil Musul'u almaya çalışıyorum' dedi .

DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, tartışma yaratan açıklamalarına bir yenisini ekleyerek, "Ben Diyarbakır'ı vermeye değil, Musul'u almaya çalışıyorum" dedi. Mehmet Ağar bu sözleriyle daha önce ortaya attığı ve kimsenin bir türlü ne demek istendiğini anlayamadığı, "Yozgat'ın kaderiyle Musul'un kaderi birleştirilecektir" bilmecesine de açıklık getirmiş oldu.

Ağar, tartışılan ilk açıklamasını Ekim 2006'da çıktığı Güneydoğu gezisinde yaptı. PKK'lılara yönelik olarak "Dağda silahla gezeceğine, düz ovada siyaset yapsın" diyen Ağar, hükümete bu konuda destek olacaklarını söyledi. Ağar "Varsa projesi getirir, ben de risk almaya hazırım. Türkiye meseleyi kendi içinde halletmeli" dedi. Şiddetle hiçbir yere varılamayacağını, çözümün siyasette olduğunu vurgulayan Ağar, "Bu yapılabilirse dağa yeni adam gitmesini de önler. Dağdan inmek isteyenler için de umut olur. Eşkıya dağda ölmek istemez. Hayalinde düze dönmek vardır. Siyasetçi olarak bunu yaratmamız lazım" diye konuştu.

Bu sözler "PKK'ya af" olarak yorumlanıp, tartışma yaratırken, Ağar, 'affı' kastetmediğini, dağa çıkılmasını önleyecek politikalardan yana olduğunu söyledi.

'Mesele Erbil'den çözülmez'
DYP lideri Kasım 2006'da da yaptığı bir açıklamayla yine tartışıldı. Ağar, Kuzey Irak'ta bağımsız bir Kürt devletinin kurulmasına ilişkin sorular üzerine, Türkiye'nin meselesinin Erbil'den, Süleymaniye'den değil Ankara'dan çözüleceğini söyledi. Ağar, şöyle dedi: "Milletime taahhüdüm odur ki, Yozgat'ın kaderiyle Musul'un kaderi birleştirilecektir. Türkiye bunun karşılığıdır, bu dünya coğrafyasında, bulunduğu alandaki karşılığı budur bunu yapacağız biz." Ağar, "Nasıl birleşir?" sorusuna da, "Birleşir. Aynı coğrafyada bunların kaderleri birdir. Bu kaderi birleştireceğiz.. İşte budur politika. Yani oralarda Erbil'de, Süleymaniye'de bir problem varsa bunun çözüm yeri Ankara'dır" yanıtını verdi. Ağar, ayrıca "Diyarbakır'ın, Batman'ın problemi oralarda çözülmez, oraların problemi Ankara'da çözülür. Bizim ortaya koymak istediğimiz tablo, anafikir bu" diye konuştu.

Türkiye'nin bölgeye barış ve refah teklif eden bir görüntü sunması gerektiğini vurgulayan Ağar, farklı zamanlarda Irak konusunda asker seçeneğinin en son noktada düşünülmesi gerektiğini belirterek, 'genişletilmiş Benelux modeli' önerdi. Model, Gürcistan'dan başlayıp Irak'a kadar uzayacak işbirliğini öngörüyor.

Ağar önceki gün akşam Türkiye Müteahhitler Birliği'nin düzenlediği 'Gündem' konulu toplantıda yaptığı konuşmada, gerilim üzerinden siyaset yapmanın artık sona erdiğini kaydetti. Ağar, "Ülke insanı demokrasi dışı bir müdahaleyle karşılaşmayacaktır. Bunun yolu siyaset yapmaktır. Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde mokrasinin zedelenmemesi gerekir" dedi.

'Denemek isteyen buyursun'
Irak'ın Türkiye'nin en önemli sorunu olduğunu dile getiren Ağar, bu sorunda üst düzey makamların farklı şeyler söylemesinin millette kaygı yaratacağını belirtti. "Bölgede hiçbir oluşum Türkiye'ye rağmen yaşayamaz. Denemek isteyen buyursun denesin" diyen Ağar, "Sayın Baykal, bizim açıklamalarımızla ilgili 'Ağar, Diyarbakır'ı mı vermeye çalışıyor' diyor. Ben Diyarbakır'ı vermeye değil, Musul'u almaya çalışıyorum" dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious