‘Ağca’yı kaçıran teşkilat çok güçlü olmalı’

  • Giriş : 17.01.2006 / 00:00:00

Abdi İpekçi suikastı davasının hakimi emekli Albay Gültekin Turan, Mehmet Ali Ağca’yı Maltepe Askerî Cezaevi’nden kaçıranların zor bir işi başardıklarını söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


1. Sıkıyönetim Mahkemesi’nde görülen Abdi İpekçi suikastı davasında çok dikkatli davrandıklarını anlatan Turan, idam cezasına hükmederek en adil kararı verdiklerini dile getirdi.

12 Eylül öncesinin terör döneminde, birlik, beraberlik ve barış düşüncesini savunan yazılarıyla ön plana çıkan Milliyet Gazetesi Genel Yayın Müdürü ve Başyazarı Abdi İpekçi, 1 Şubat 1979 akşamı gazeteden Nişantaşı’ndaki evine giderken otomobilinde uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirmişti. Suikastın sanığı Mehmet Ali Ağca, 11 Temmuz 1979’da yakalandı. Ağca, 11 Ekim 1979’da yargılanmaya başladı. Maltepe Askeri Cezaevi’nden kaçırılan Ağca, 28 Nisan 1980’de gıyabında idama mahkum edildi. Ağca’yı idam cezasına mahkum eden hakim Turan, Zaman’a konuştu. Ağca ve ona yardım eden Yavuz Ceylan’ı yargılarken kimsenin etkisi altında kalmadıklarını anlatan Turan, “Askerî mahkemeler sivil mahkemelere göre çok daha bağımsız mahkemelerdir. Abdi İpekçi davasını böyle bir ortamda yürüttüm.” diyor.

Ağca’nın suikast sonrasında güvenlik güçlerine gelen bir ihbar sonucu yakalandığını anlatan Turan, şöyle devam ediyor: “Ağca’nın yerini bildirenler hakkında ödül konulmuştu. Her gün emniyete binlerce ihbar yağıyordu. Bir gün birisi ‘İpekçi’yi öldüren kişi şu anda Beyazıt’ta Marmara Lokali’nde şu giysilerle oturuyor.’ şeklinde ihbarda bulunuyor ve hiç beklemeden telefonu kapatıyor. Emniyet’tekiler de ihbarı ciddiye alıp lokale gidiyor. Ağca durumdan şüpheleniyor ve ayağa kalkıp çıkmak istiyor. Emniyet mensupları kendisini tanıyıp gözaltına alıyor. Hemen sorgulama yapmıyorlar. Görgü tanıklarına teşhis ettiriyorlar. Aranan kişi olduğu anlaşılınca sorguya geçiliyor. ‘Seni buraya getirmemizin nedeni Abdi İpekçi’yi öldürmüş olman. Seni teşhis ettiler. Anlat bakalım.’ diyorlar. Ağlamaya başlıyor, orada kabulleniyor. Hazırlanan iddianame ile dava açıyorlar.” Davanın ilk duruşmasında, Ağca’nın “Abdi İpekçi’yi ben vurdum, başka bir açıklama yapmıyorum.” dediğini hatırlatan Turan, şöyle devam ediyor: “Ben bunu yeterli buldum. Başka soru da sormadım. Baskı gördüğünü iddia ederek ifadelerini kabul etmedi. Olayın iki görgü tanığı vardı. Tanıklar davanın seyri açısından çok önemliydi. Can güvenliklerinden endişelenip duruşmalara gelmekten çekiniyorlardı. Davanın kısa sürede sonuçlanması için bu iki tanığın dinlenmesi gerektiğini söyledim. Emniyet tedbirleri alındı. O gün duruşmaya basın ve dinleyici alınmadı.”

Ağca’nın mahkemedeki ilk sorgusunda Abdi İpekçi’yi öldürdüğünü başka açıklama yapmayacağını belirttiğinin de altını çizen Turan, “Bunu söylemekle de herhalde öyle arkasında olan güçlere mesaj verdi.” diyor. Mahkeme esnasında yaşanan ilginç bir olayı da anlatan emekli Hakim Albay Turan, duruşma safahatı içerisinde Ağca’nın bir dilekçe verip, can güvenliği olmadığı için hücreye kapatılmak istediğine dikkat çekiyor. Hiçbir sanığın kolay kolay hücreye girmek istemeyeceğini, bu isteğin Ağca’nın öldürülmekten korktuğunun göstergesi olduğunu vurgulayan emekli Hakim Albay Turan, sözlerine şöyle devam ediyor: “Tekrar dilekçe verdi. ‘Beni hücreden çıkarın’ dedi. Hücreye girip çıktı. Ondan sonra kaçırıldı. Onu kaçıranlar cezaevinde adam bulmuş, askerî elbise giydirmişler.”

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious