'Ağız içi yaralarını hafife almayın'

  • Giriş : 13.01.2007 / 00:00:00

Ağız içinde oluşan, bazen tekrarlayıcı olan yaraların, basit bir vitamin eksikliğinden kaynaklanabileceği gibi kanser, behçet ve frengi gibi ciddi hastalıkların da başlangıcı olabileceği bildirildi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Soner Uzun, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yemek yemeyi, konuşmayı, hatta genel vücut sağlığını etkileyebilen ağız içi yaraların, her yaşta görülmekle birlikte erkeklere oranla kadınlarda daha sık rastlandığını belirtti.

Ağız yaralarının, genellikle bir bölgede, bazı durumlarda birkaç farklı noktada oluşabildiğini, bazen 3-5 günde geçip birkaç ay sonra yeniden tekrarlayabildiğini ifade eden Uzun, şunları kaydetti: ''Halk arasında (aft) diye adlandırılan bu yaralar mutlaka dikkate alınmalı. Ağız içi travmalar, özellikle diş darbeleri, aft oluşumunu başlatan en önemli nedenlerdir.

Tuzlu gıdalar, asitli içecekler, sigara, baharatlı yiyecekler afta neden olabilir. İçi sıvı dolu, ağrılı kabarcıklar halinde, ağız içi ve dışında, hatta yüzün başka bölgelerinde de görülebilir.'' Uzun, dudağın iç kısımları, damak, dil, yanak içleri ve diş etleri gibi yumuşak dokulara yerleşmeyi seven küçük yaraların, basit bir vitamin eksikliğinden kaynaklanabileceği gibi kanser, behçet ve frengi gibi ciddi hastalıkların da başlangıcı olabileceğine dikkati çekti.

-HER 5 KİŞİDEN BİRİNDE-

Her 5 kişiden birinde görülebilir aftın yüzde 60'ında hastalık teşhisi saplanamadığını belirten Uzun, şunları kaydetti: ''Ağız içi yaralarının en sık nedenlerinden biri de behçet hastalığıdır. Bu hastalık, dünyada en fazla Akdeniz ülkelerinde ve bunlar arasında da Türkiye'de görülüyor. Üniversite hastanesinde günde 2-3 behçet hastalığıyla karşılaşıyoruz. Behçet hastalığının en önemli belirtisi ağız içindeki yaralardır. Bu hastalığın diğer bulguları ise genital bölgede, benzer tekrarlayıcı yaraların olmasıdır.

Gözde yanma, batma, bulanık görme gibi belirtiler de olur. Bu hastalık tuttuğu organı tahrip eder, körlüğe kadar varan olumsuz sonuçları vardır.'' Behçet hastalığında hasar oluşmadan önlem alınması gerektiğini, erken teşhisin hayati önem taşıdığını belirten Uzun, ''Ağızdaki yaralar geçmiyorsa kanser olasılığı daha yüksektir. Ancak, bazı ağız yaraları frengi gibi cinsel yolla bulaşan hastalıkların da habercisi olabilir. Ancak, bu durumda genital bölgede de yaralara sık rastlanır'' dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious