Ağzımızın tadını bozdular

Ağzımızın tadını bozdular.25947
  • Giriş : 19.05.2008 / 15:33:00

Şeker kaçakçılarının, faaliyetlerini kamufle edebilmek, yurt içi piyasaya daha rahat ürün sürebilmek ve karını artırabilmek için, şekeri ''kesme şeker'' olarak işlemeye yöneldiği belirlendi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


''Kesme-küp şeker tesisi'' olarak üretim izni alan firmalar, yurt içindeki fabrikalardan, kaçak şeker işleme faaliyetlerini kamufle etmek için düşük miktarlarda şeker alırken, İran, Irak ve Suriye'den getirdikleri yüksek miktardaki şekeri burada işleyerek, yurt içi piyasaya sürüyor. Firmalar, şeker kaçakçılığı ile vergi kaybına neden olup, haksız rekabet yaratırken, küp-kesme şekere dönüştürdükleri şeker ile karlarını daha da artırıyorlar.

Doğu ve Güneydoğu'da, son aylarda, çok sayıda firmanın ''kesme şeker tesisi''ne üretim izni almak için Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'na başvurduğu belirtilirken, bakanlığın görüş sorduğu Şeker Kurumu'nun, ''denetimi zor olduğu'' gerekçesi ile buna olumsuz görüş bildirdiği öğrenildi.

Doğu ve Güneydoğu'dan, emniyet kurumları ve savcılıklar tarafından Şeker Kurumu'na gönderilen çok sayıda şeker örneğinden yüzde 72'sinin, yapılan analiz sonucunda, Türkiye'de üretimi olmayan kamış şekeri olduğu belirlendi. Kurum, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ve ilgili kurumların işbirliği ile kaçak şekerle mücadeleyi hızlandırıyor.

KAMIŞ ŞEKERİ İLE PANCAR ŞEKERİNİ AYIRAN ANALİZ YAPILABİLİYOR

Şeker Kurumu, kaçak şekeri belirlemek için, TÜBİTAK ile gerçekleştirdiği işbirliği sonucunda, geçen yıl Kasım ayından itibaren kamış şekeri ile pancar şekerini ayıran analizler yaptırmaya başladı. Verilen bilgiye göre uygulama, bitkisel menşe tespitinde kullanılan bir analiz metodu olan 13C/12C izotop oranlarının belirlenmesine dayanıyor. Yöntemle bir C3 bitkisi olan şeker pancarından üretilen şeker ile bir C4 bitkisi olan şeker kamışından üretilen şeker; karbon izotop oranları tespiti yolu ile birbirinden net ve kesin olarak ayırt edilebiliyor. Böylece, analiz sonucunda, bir şekerin şeker kamışından mı şeker pancarından mı üretildiği belli oluyor. Türkiye'de şeker pancar şekerinden üretilirken, kamış şekerinin varlığı, kaçak şeker girişini ortaya koyuyor.

Şeker Kurumu, analiz yaptırmaya başladıktan sonra, geçen yıl Kasım ayında, valiliklere, emniyet müdürlükleri ve cumhuriyet başsavcılıklarına bir yazı göndererek, kaçak şekerin kesin olarak tespiti açısından, kaçak şüphesi ile ele geçirilecek şekerlerden alınacak numunelerinin ambalaj örnekleri ile birlikte Şeker Kurumu'na gönderilmesini istedi.

O dönemden bu yana kuruma 255 civarında örnek ulaştırılırken, analizler sonucunda 184 örneğin, yani yüzde 72'sinin kamış şekeri olduğu belirlendi. Kurum, sonuçları hem ilgili güvenlik güçlerine hem de Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı'na bildirirken, böylece, şeker kaçakçılığı ile ilgili çok sayıda davanın açılmasını da sağladı.

Diğer taraftan, emniyet güçleri mensupları tarafından kuruma, ''özellikle Doğu ve Güneydoğu'da kamyonlar dolusu şeker belirlenmesine karşın, kamyonların alıkonulmasındaki sorun ve ekonomik maliyetler nedeniyle olaya tam olarak müdahale edilemediği'' yönünde yazılar geldiği belirtiliyor.

''KESME ŞEKER'' TESİSLERİNİN SAYISINDA ARTIŞ

Kaçak şeker ile mücadele yoğunlaştırılırken, özellikle Doğu ve Güneydoğu'da çok sayıda ''kesme şeker tesisi'' kurulduğu dikkati çekti. Yapılan incelemeler sonucunda, İran, Irak, Suriye'den kaçak yollarla getirilen şekerin, bu tesisler tarafından kesme-küp şeker olarak işlenerek piyasaya sürüldüğü, bu tesislerin kaçak şeker işini kamufle etmek amacıyla kurulduğu belirlendi. Bu firmaların, kaçak şekeri kamufle etmek için yurt içindeki firmalardan az miktarda şeker alırken, yüksek miktarlardaki kaçak şekeri işledikleri, her hangi bir şikayet durumunda da yurt içinden satın aldıkları şekere ilişkin belgeleri gösterdikleri ortaya çıktı.

ANKARA'DA BİLE KAÇAK ŞEKER ÇIKTI

Şeker Kurumu Başkanı Azmi Aksu, Van, Şırnak, Hakkari, Başkale gibi yerlerde çok sayıda ''kesme şeker tesisi'' kurulduğunu belirtirken, şunları söyledi: ''Bunlar üretim izni aşamasında Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'ndan izin istiyorlar. Bakanlık da bize görüş soruyor. Biz de denetimi mümkün olmadığı için (uygun değildir) diye görüş veriyoruz. Bizim kurum olarak sadece 35 elemanımızla bu tür tesisleri denetlememiz mümkün değil. Tarım il müdürlükleri elemanlarının denetlemesi lazım. Ama bu tesislerin sürekli ve sık sık denetlenmesi mümkün olamıyor. Bakanlık bu tesislerin kuruluşuna izin vermeyince, bize gelip (bölgede sanayi tesisi kurup, istihdam sağlayacağız, siz engel oluyorsunuz) diyorlar. O tesiste asgari ücret bile ödenmeden 8 kişi çalışıyor. Onların 8 kişiye ödediği parayı, şeker fabrikaları bir işçiye ödüyor.''

Kaçak şekerin Ankara'ya kadar girdiğini bildiren Azmi Aksu, Ankara'da Gimat'ta kesme şeker tesislerinde yapılan denetimlerde, birkaç firmanın kaçak şeker kullandığını belirlediklerini açıkladı.

Şeker Kurumu'nun verilerine göre, Şeker Kanunu kapsamındaki ürünlerin üretimi ve ambalajlanması konusunda üretim izni verilmesi amacıyla, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Şeker Kurumu'na 2006 yılında 40, 2007 yılında 74, bu yılın ilk 4 ayında ise 36 görüş sordu. Kurum, bu başvurulara istinaden, 2006'da 2 olumsuz görüş bildirirken, geçen yıl olumsuz görüş bildirilen tesis sayısı 10'a, bu yılın ilk 4 ayında ise 17'ye çıktı.

Olumsuz görüş bildirilen tesislerin büyük bölümünün Doğu ve Güneydoğu'da bulunması dikkat çekti. Doğu ve Güneydoğu'da faaliyete geçmek üzere başvuran 2006'da 9 tesisten 2'sine, 2007'de 10 tesisten 4'üne olumsuz görüş bildirilirken, bu yılın ilk 4 ayında 13 tesis için görüş sorulması dikkat çekti. Kurum bunlardan 12'si için olumsuz görüş bildirdi.

Firmaların, kesme-küp şeker tesisi kurarken, kaçak şeker işini kamufle etmek yanında, karlarını artırmayı da hedeflediği belirtiliyor. Toz şekerin kilosu piyasada 2 YTL'ye satılırken, kesme-küp şekerin satış fiyatı 2,5-3 YTL'ye çıkıyor.

Yurt içinde üretilen şekerin 50 kg'lık torbalardaki satış fiyatı 89-90 YTL iken, şeker kaçakçıları, 50 YTL'ye getirdikleri ucuz şekeri, küp şeker haline getirip 100-120 YTL'ye satarak karlarını artırıyorlar.

Şeker Kurumu Başkanı Aksu, kaçak şekerin boyutunu ölçmenin çok zor olduğunu belirtirken, kaçak şekerin azaltılmasının, yurt içindeki fabrikaların rantabl çalışması, vergi gelirlerindeki kaybın ve haksız rekabetin önlenmesi açısından önemine işaret etti.

Kaçak şekere karşı yapılan mücadele sonucunda, şeker fabrikalarının Doğu ve Güneydoğu'da şeker satışı yapmaya başlayabildiği ifade edilirken, bu çalışmaların şeker fabrikalarının özelleştirilmesi açısından da önem taşıdığı vurgulandı.

AMBALAJLAR TAKLİT EDİLİYOR, GÜMRÜKTEN ALINAN FATURALAR KULLANILIYOR

Kaçak şeker ile mücadele sırasında, şeker kaçakçılarının yurt içindeki şeker fabrikalarının ambalajlarını bile taklit ettiği ortaya çıktı. Yurt içindeki şeker fabrikalarının ambalajına benzer ambalajları, çuvalları kullanan şeker kaçakçılarının, bu ambalajlar üzerine üretim seri numarası, fabrika damgası gibi işaretler yaptığı belirlendi.

Bazı kaçakçıların ise kaçak şekeri yerli şeker ile karıştırarak piyasaya sürdüğü belirlenirken, analizlerde pancar ve kamış şekerinin karıştırıldığı ortaya çıktı.

Verilen bilgiye göre, bazı şeker işleme firmaları, kaçak şekeri kamufle etmek için, TASİŞ mağazalarından aldıkları faturaları kullanıyorlar. Gümrüklerde yakalanıp, daha sonra TASİŞ tarafından satışa çıkarılan kaçak şekeri alan firmalar, denetimlerde bu faturaları göstererek, ''Gümrüklerden aldığım şekeri kullanıyorum'' diye savunma yapıyor. Ancak, gümrüklerden aldığı az miktarda ürüne karşın, kendisi çok daha fazla kaçak şekeri işliyor.

SAĞLIK AÇISINDAN DA RİSKLİ

Fiyatının ucuzluğu nedeniyle kaçak yollardan sokulan kamış şekerinin önlenmesi, haksız rekabet, haksız kazanç, vergi geliri kaybı, yerli üretim ve istihdam kaybı, stok maliyeti artışı gibi olumsuzlukların ortadan kaldırılması yanında insan sağlığı açısından da önem taşıyor.

Şeker Kurumu yetkililerinin verdiği bilgiye göre, kaçak yollarla kontrolsüz şekilde ülkeye sokulan şekerde, genetik modifiye ham maddeden üretilebilmesi yanında, kolera, vb. bulaşıcı hastalıkların yaygın olarak görüldüğü az gelişmiş ülkelerden getirilmesi halinde hastalık taşıma riski de bulunuyor. Şeker sağlıklı koşullarda üretilse bile kaçak yollardan geldiği için bulaşanlara maruz kalma, ambalaj değişikliği nedeniyle hijyenik açıdan uygun olmayan hale gelme, nem alarak ve mikrobiyolojik aktiviteler sonucu bozulma ve enfekte olma olasılığı artıyor. Bu da insan sağlığı açısından risk oluşturabiliyor.

Türkiye'ye kaçak şekerin getirildiği İran, Irak, Suriye gibi ülkelerde de kamış şekeri üretilmediği, ancak bu ülkelere ithal edilen şekerin, kaçakçılar tarafından Türkiye'ye sokulduğu belirtiliyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious