Ahlaki zafiyeti olan biri din görevlisi olamaz

  • Giriş : 13.12.2007 / 22:32:00

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, ''Ahlak konusunda zafiyeti tespit edilen bir kişinin din görevi yapması kamu vicdanınca hiçbir şekilde kabul edilemez'' dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Mekke'de bulunan Ali Bardakoğlu, düzenlediği basın toplantısında, Medine'de görevli 324 sağlık personelinin de Mekke'ye gelerek Mekke Hastanesi'nde görev aldıklarını ve Türk hacı adaylarının sağlık sorunlarının yakından izlendiğini söyledi.

Bardakoğlu, 70 bin hacı adayından kurbanlık parasının alındığını da kaydederek, ''Burada kesilen kurban etlerinin bir kısmını hacılarımıza veriyoruz. Diğerleri ise Afrika ülkelerine gönderiliyor. Mekke'de kesilen kurbanlıklar kemiklerine kadar değerlendiriliyor'' diye konuştu.

Bardakoğlu, Arafat için de tüm hazırlıkların tamamlanma aşamasına geldiğini, Türk hacı adaylarının Arafata taşınması için 623 otobüs kiralandığını, 623 de elemanın görevlendirildiğini bildirdi.

-DİN GÖREVLİLERİNİN ÖZELLİKLERİ-

Son günlerde Diyanet Teşkilat Yasası taslağı hakkında, personelin niteliğinden yola çıkılarak kimi haberlerin yer aldığı sorusu üzerine Bardakoğlu, başkanlık bünyesinde din görevlisi olarak atanacaklarda itikat, ibadet, tavır ve hareketlerin İslam törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olması koşulunun din hizmeti açısından son derece gerekli olduğunu anlattı.

Kamu vicdanın da aynı kanıda olduğunu kaydeden Bardakoğlu, yargının da başkanlık mevzuatında bulunan ve 40 yılı aşkın bir süredir uygulanan bu uygulamayı onayladığına dikkati çekti.

Ahlak konusunda zafiyeti belirlenen bir kişinin din görevi yapmasının kamu vicdanınca hiçbir biçimde kabul edilemeyeceğini belirten Bardakoğlu, bundan dolayı başkanlıktan ilişiği kesilen kimi kişilerin yargı yoluna gittiklerini, ancak yargının, başkanlığın bu uygulamasını haklı gördüğünü bildirdi.

Bardakoğlu, Türkiye'de din görevlisinin, İslam dininin inanç, ibadet ve ahlak ilkelerine aykırı bir tavır ve tutum içinde olmasından memnun olacak, bunu normal karşılayacak bir kişinin dahi bulunduğunu düşünmediğini vurguladı.

Din görevlileri için böyle bir ortak nitelik koşulunun yalnızca İslam dini için değil, Hristiyanlık, Yahudilik ve diğer dinlerde de aranan şart olduğunu kaydeden Bardakoğlu, bunun böyle de olması gerektiğini söyledi.

Bardakoğlu, kimi köşe yazılarında ''imandan kasıt iktidara imandır'' biçiminde ifade edilen görüşlerin, siyaset dışı kalmayı temel ilke olarak kabul eden bir teşkilat için son derece incitici olduğunu kaydetti.

-''ALEVİLİK, BİZİM ÖZ ZENGİNLİĞİMİZDİR''-

Bardakoğlu, Alevilik ile ilgili bir soru üzerine de şöyle konuştu:

''Bazı hizmetler üzerinde zaten çalışıyorduk. Bunların başında Alevi-Bektaşi klasiklerinin yayınlanması geliyor. Şu ana kadar 7 tane klasik, orijinal halleri muhafaza edilmek üzere günümüz Türkçesi ile yayınlandı. Bunda amaç, hem din görevlilerini sağlıklı olarak bilgilendirmek hem de Alevi vatandaşlarımızın kendi dini geleneklerinin kaynaklarından daha fazla yararlanma imkanı bulmalarını temin etmektir. Alevilik bizim öz zenginliğimizdir, her ne amaçla ve hesapla, her kim tarafından olursa olsun onu İslam dışı göstermek kesinlikle doğru değildir. Hz. Ali'yi Hz. Peygamber'in, Kerbela'yı Kabe'nin alternatifi olarak göstermek nasıl ki mümkün değilse cemevini de caminin alternatifi olarak göstermek mümkün değildir.''

Bardakoğlu, Cem'in, namazın alternatifi olmadığını, namazın tüm Müslümanlar'ın ortak ibadeti olduğunu, bunun da özellikle Hac mevsiminde kutsal topraklarda çok daha net bir biçimde gözlemlendiğini dile getirdi.

Cemevlerinin ve orada icra edilen adap, erkan ve niyazın yaşatılması ve dini geleneğin önemli bir zenginliği olarak korunması gerektiğine işaret eden Bardakoğlu, Diyanet İşleri Başkanlığı dışında bir Alevi Diyaneti kurulması yönündeki görüşlerin cumhuriyetin kazanımlarına ve yerleşik kabullere uygun olmadığını kaydederek, bunun birlik ve dirliği zedeleyebileceğini kaydetti.

Bardakoğlu, ''Ayrıca bizdeki laiklik tecrübesi henüz Batı'daki kıvamına ulaşmaması nedeniyle böyle bir gruplaşma büyük bir risk taşır. Bununla birlikte İslam içi pek çok grup, inanç, mezhep ve meşrep anlayışının pek çok talebi ortaya çıkabilir. Bu da birlik ve bütünlüğümüz için bir risk'' dedi.

Diyanet'in mezheplerüstü bir duruşu olmasına karşın yine de kimi eksikliklerinin olabileceğini ve bunların giderilmesi gerektiğini ifade eden Bardakoğlu, Diyanet'in daha kuşatıcı bir duruma getirilmesinin tartışılabileceğini söyledi.

Bardakoğlu, ayrıca bir yerin ibadethane olup olmadığı konusunda kararın siyasetin değil dinin işi olduğunu da vurguladı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious