Ahlaksız teklife rahibeler de dahil mi

  • Giriş : 17.10.2006 / 00:00:00

Tük milletvekilleri Deligöz ile Akgün'ün 'uyum için başörtüsünü çıkarın' çağrısına diğer siyasilerden tepki geldi. En kritik soruyu Yeşillerden Cem Özdemir sordu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Zaman'a konuşan Avrupa Parlamentosu Yeşiller Milletvekili Cem Özdemir, bu gibi çağrıların göçmenlerin aleyhine olacağını vurguladı. "Çağrıya rahibelerin ve hahamların giyimleri de dahil olacak mı? Bazı Musevi kardeşlerimize yönelik böyle bir çağrıda bulunabilinir mi?" diye soran Özdemir, asıl çağrının farklı din ve giyim tarzlarına saygı için yapılmasını istedi. Hıristiyan Demokratların (CDU) Yönetim Kurulu üyesi Emine Demirbüken-Wegener de, başörtüsünün bir baskı aracı olarak kullanıldığı genellemesine karşı çıktı: "Annem başörtüsü ile hiç de toplumdan ayrı bir yaşam sürmedi. Başörtülü bayanların içinde nice Aydın kafalar var."

Birlik 90/Yeşiller Partisi Milletvekili Ekin Deligöz ile Sosyal Demokrat Parti (SPD) Milletvekili Lale Akgün'ün bu ülkede yaşayan Türk vatandaşlara uyum için başını açma çağrısını eleştiren Emine Demirbüken-Wegener, başörtüsünün siyasi bir sembol olarak kullanılmasına kendisinin de karşı olduğunu vurguladı. Demirbüken, "Ancak 18-19 yaşına gelmiş dini inancının gereği olarak kendi isteği ile örtünen Müslüman bayanları bu tür genellemelerle yargılayamazsınız. Annem başörtüsü ile hiç de toplumdan ayrı bir yaşam sürmedi. Başörtülü bayanlar içinde nice Aydın kafalar var." diye konuştu.

Deligöz ve Akgün'ün açıklamalarına tepki gösteren Cem Özdemir ise, "Bu çağrının içerisine rahibelerin ve hahamların özel giyimleri de dahil olacak mı? Bilhassa bazı Musevi kardeşlerimizin özel giyimlerine yönelik Almanya'da böyle bir çağrıda bulunulabilinir mi acaba?" dedi. Toplumu olumlu yönde etkileyebilmek için asıl verilmesi gereken mesajın farklı olması gerektiğinin altını çizen Özdemir, "Asıl; farklı dinlere, farklı dillere ve farklı giyim tarzlarına saygı gösterilmesi gerektiğine yönelik çağrılar yapılmalı." dedi. Almanya'da yaşayan Müslüman göçmenlerin ülkeye uyumu için böyle bir çağrıda bulunmaya bir anlam veremediğini ifade eden Sol Parti (PDS) milletvekili Hakkı Keskin de, "asıl önemli olanın, Müslümanların Alman Anayasası'nda belirlenen insan hakları gibi temel haklara uyması olduğunu" söyledi. İslam Konseyi Başkanı Ali Kızılkaya ise başörtüsü hakkında yapılan açıklamaları "büyük bir teessüf ve hayret ile karşıladığını" belirtti. Kızılkaya ayrıca, "özgürlüğe tahammülün öğrenilmesi gerektiğini" dile getirdi. Kızılkaya, başörtüsü ile ilgili açıklamaları "İslam'ı Almanya'ya entegre etmek istemeyen bir zihniyetin dışa vurumu." şeklinde yorumladı. "Milletin vekili milletin nasıl yaşayacağına karışamaz. İnancının gereği olarak başörtüsü takan insanlara bu çağırıyı yapmak kendilerinin bireysel hak ve özgürlüklerine müdahaledir. Söylemleri çok ayıplıyorum. Başörtüsü hakkında belirtilenler bize bu görüşü savunanların demokrasiyi içselleştirmediklerini göstermektedir."

Bu arada Zaman'a özel açıklamada bulunan Lale Akgün, "Ben katiyen başörtüsü çıkarılsın demedim. Bu konuda herkesin kişisel kararına saygılıyım." dedi. Bild am Sonntag gazetesine verdiği demeçte iki noktaya dikkat çekmeyi amaçladığını belirten Akgün, "Amacım kadın-erkek eşitliğine önem verilmesi ve başörtüsünün zorla taktırılmasına karşı olduğumu belirtmekti." dedi. "Türban takmazsan günah işlersin." düşüncesine katılmadığını ifade eden Akgün, bu alanda farklı düşüncelere sahip ilahiyatçıların olduğunu kaydetti. Lale Akgün, "Erkek modern kıyafet ile gezerken, kadının dışlanmış bir kıyafet giymesini doğru bulmuyorum." diye konuştu.

UYUMUN BAŞÖRTÜSÜYLE BİR İLGİSİ YOK

Almanya'daki Türk vekiller uyum için başörtüsünü çıkarmayı teklif ederken, yapılan araştırmalar bu ikisinin arasında ilişki olmadığını ortaya koyuyor. Konrad Adenauer Vakfı tarafından yayınlanan bir araştırmada, "başörtüsünün siyasi bir simge ve erkek egemenliğinin kadını baskı altında tutan bir araç olmadığı" belirtildi. Raporda, başörtüsünün bir simge olarak görülmesinin yanlışlığına dikkat çekilerek, "birçok bayanın kendi isteği ile örtündüğünün" altı çizildi. "Örtülü bayanların baba veya koca baskısı ile kapandıkları" yönündeki düşüncenin de geçersiz olduğunun ispatlandığı araştırmaya katılan bayanların yüzde 96'sı abi veya kardeş baskısı, yüzde 90'ı ise koca baskısı ile kapanmayıp, kendi hür iradeleri ile örtündüklerini söyledi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious