Ahmet Hakan aşık olsa anlar mıydı?

Ahmet Hakan aşık olsa anlar mıydı?.12398
  • Giriş : 08.07.2009 / 08:10:00

İsmet Berkan Ahmet Hakan'a soruyor: Aşk, evlilik gibi konular genellenecek, hele hele siyasetin ve bir siyasetmiş gibi uygulanmak istenen inancın alanına hapsedilecek konular mıdır?

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Ahmet Hakan âşık olsa...

Ahmet Hakan, Hürri-yet'teki köşesinde dün ilginç bir konuya değinmişti. Milli Görüş geleneğinden gelen, sık sık 'Siyasal İslamcı' olarak nitelenen iki babanın, adlarıyla söyleyelim İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ile Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın oğulları son birkaç ay içinde başı açık kızlarla evlendiler. Ahmet Hakan da bu evliliklerden yola çıkarak, 'Peki ama türbanlı kızlarla kim evlenecek?' diye soruyordu.

Şimdi haksızlık etmeyeyim, Ahmet Hakan bu soruyu bir İslamcı internet sitesinde bundan taa dört yıl önce yazılmış bir yazıya dayanarak soruyordu.

Gerçekten de, kendimize itiraf edelim veya etmeyelim, böyle düğünler olduğunda benim gözüm hemen gelinin başına kayıyor. Saçı açık mı, değil mi? Mesela geçenlerde de, Şanlıurfa'nın eskiden Ak Partili, şimdilerde Saadet Partili Belediye Başkanı Fakıbaba'nın kızı evlendi, ben hemen baktım, Fakıbaba'nın kızının başı açıktı mesela. Geçen yıl da, kalp krizi sonucu ölen Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Doğan'ın kızının başının açık olması konu edilmişti.

Bu çeşit lakırdıları dost-arkadaş sohbetlerinde konuşuyoruz, bir nevi dedikodu yapıyoruz ama bunlardan yola çıkarak büyük sosyolojik ve siyasi analizler yapmaya hiç kalkışmadım doğrusu.

Ama Ahmet Hakan'ın o internet sitesinden aktardığı yazıda böyle 'analiz'ler var. Ahmet Hakan'ın aktardığına göre yazar şöyle demiş mesela:
“Son zamanlarda İslamcı erkekler arasında moda haline gelen bir sosyolojik durum var: Örtünmeyen kızlarla evlenmek! Geçtiğimiz iki yılda hem yakın çevremde, hem de daha geniş bir sosyal tabanda gördüğüm örnekler, beni bu mesele hakkında kafa yormaya itmişti zaten; ama son bir yıldır şahit olduklarım beni sıkı bir umutsuzluğun içine yuvarladı. Soru şu: İslamcı erkekler örtünmeyen kızlarla evlenecekse, başörtülü kızlarla kim evlenecek?”

***

Kadir Topbaş'ın ve Bülent Arınç'ın oğulları kendilerini 'İslamcı' olarak mı görmektedirler, bilmiyorum.(Zaten Topbaş ve Arınç kendilerine 'İslamcı' diyor mu, onu da bilmiyorum ama hiç sanmıyorum.)

Bir erkek kendisini 'İslamcı' görse bile, âşık olduğu kadının başı açıksa aşkından vazgeçip sırf başı örtülü diye âşık olmadığı biriyle hayat paylaşmaya kalkar mı, bunu da bilmiyorum.
Ya da tam tersi: Bir kız kendini hem 'İslamcı' görüp hem de başı örtülüyse, hiç de islamcı olmayan, hatta içki içen bir erkeğe gönlünü kaptırmaz mı? Âşık olduğu bu erkekle, sırf yeterince inançlı değil diye evlenmemezlik eder mi? Bu soruların cevaplarını da bilmiyorum.

Bildiğim tek şey var: Aşk gibi, evlilik gibi konular öyle genellenemeyecek, hele hele siyasetin ve bir siyasetmiş gibi uygulanmak istenen inancın alanına hapsedilemeyecek konulardır.

Birincisi, âşık olmuş, birbirleriyle bir hayatı paylaşmaya karar vermiş bireyler var ortada. Biz daha yola çıkmadan, 'Kadir Topbaş'ın oğlu' veya 'Bülent Arınç'ın oğlu' diyerek, onların bireyselliklerini yok ediyoruz.

Oysa onlar, evet Kadir Topbaş'ın veya Bülent Arınç'ın oğlu ama aynı zamanda Ömer Topbaş ve Ahmet Mücahit Arınç isimli yetişkin, eli ekmek tutan, okumuş yazmış bireyler.

Elbette anne-babalarına saygıda kusur etmek istemeyecek, elbette anne-babalarının dilek ve temennilerini yerine getirmeye çalışacaklar ama kendi kişisel seçimleri de olacak, anne-babalarından o kişisel seçimlere saygı da bekleyecekler.

Rahmetli Hasan Doğan'ın eşi başını örtüyordu ama kızlarına bunu dayatmadılar, onun bireysel seçimine saygı gösterdiler. Fakıbaba da aynı şekilde, belli ki kızının başını örtmeme kararına saygı göstermiş.

Ama biz örtünme veya örtünmeme konusundaki bu bireysel tercihleri siyasal bir kavganın konusu haline getirince, ister istemez Ahmet Hakan'ın yazısında aktarmayı tercih ettiği türden, beş para etmez ve gerçek hayatta hiçbir karşılığı bulunmayan sosyolojik analizlere de kapı aralamış oluyoruz.

***

Zaman zaman eski İslamcılık günlerini ve o günlerdeki ruh halini çok eğlenceli bir dille aktaran Ahmet Hakan, o eski keskin günlerinde başı örtülü olmayan bir kıza âşık olsaydı ne yapardı acaba?

RADİKAL

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*