Ahmet Türk: Oyuna gelmeyeceğiz

Ahmet Türk: Oyuna gelmeyeceğiz.11758
  • Giriş : 26.05.2009 / 16:09:00

Türk, DTP'li milletvekillerinin ifadelerinin istenmesinin hukuksuzluk olduğunu öne sürerek, ''Bu hukuksuzluğun ortağı olmamak için ifade vermeyeceğiz'' dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:



Türk, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, kendisinin ve partisindeki 5 milletvekilinin ifadelerinin alınmak istendiğini, günlerdir, ''DTP'liler ifade vermeye gidecek mi? 1994'teki görüntüler yeniden yaşanacak mı?'' tartışmalarının yapıldığını söyledi. Bir takım odakların böyle bir tabloyu görmek isteyebileceğini iddia eden Türk, ''Biz, bu oyuna gelmeyeceğiz. Bu senaryoya asla alet olmayacağız'' dedi.

Ahmet Türk, yargılandıkları davaların Anayasa'nın 14. maddesine girmediğini, isnat edilen suçlamaların tamamen düşünce özgürlüğüyle ilgili olduğunu savundu.

''Çok açık biçimde Anayasa'yı, hukuku zorlayarak bizleri yargılamak istiyorlar'' diyen Türk, şöyle devam eti:

''Burada aslında hukuki olmaktan öteye siyasi bir karar söz konusudur. Yerel mahkemeler, isnat edilen suçlamaları dokunulmazlık kapsamında görmüştür. Yargıtay, Adalet Bakanlığının istemi doğrultusunda, hukuku zorlayarak yargılanmamız yönünde bir karar vermiştir.

Geçen yıl Sayın Meclis Başkanı'yla yaptığımız görüşmede uyarılarda bulunduk, 'dokunulmazlıklarımıza rağmen bizleri yargılamaya çalışıyorlar önlem alınmazsa bu krize dönüşecektir' dedik. Dokunulmazlıklarımızın tespitiyle ilgili olarak mahkemelere yazı gönderilmesini önerdik. Ama maalesef bu konuda bir gelişme olmadı ve kriz bugün patladı. Bu krizin ve hukuksuzluğun ortağı olmamak için de ifade vermeyeceğiz.

Kaderin cilvesi midir bilinmez ama DTP milletvekillerinin yargılanması için yargı kararı aldıranlar, kısa bir süre sonra bu kez kendi partileri hakkındaki kapatma davasıyla karşı karşıya kalmıştır. Ve bu kez kendileri yargıyı siyasi karar almakla eleştirmiştir. Ne hazindir ki kendisi de yargı mağduru olan bir iktidar partisi, maruz kaldığı uygulamaların aynısını, muhaliflerine karşı devreye koymuştur. Zira Sayın Cumhurbaşkanı hakkında mahkemenin verdiği yargılama kararının önünü açan da yine Adalet Bakanlığı, Başbakanlık ve Meclis Başkanlığı olmuştur.

''KÜRT SORUNUNUN ÇÖZÜMÜNÜN BİR BAŞKA BAHARA ERTELENEMEYECEĞİ AŞİKARDIR''

DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, ''Kürt sorununun çözümünün bir başka bahara ertelenemeyeceği aşikardır'' dedi.

Türk, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmasında, çoğulculuğu ve çok kültürlülüğü güvence altına alan, toplumsal sözleşme niteliğinde yeni bir Anayasa oluşturulması gerektiğini söyledi. Türk, toplumun beklentisinin, şeffaf ve demokratik bir merkezi yönetim, güçlü bir parlamento ve ademi merkeziyetçiliği esas alan katılımcı yerel yönetim olduğunu ifade etti.

Temsilde adaletin sağlanabilmesi için seçim sisteminin baştan aşağı yenilenmesi gerektiğini öne süren Türk, mevcut sistemin değişmesi için halkın kararını verdiğini, bu nedenle devletin ciddi bir karar aşamasına geldiğini söyledi.

Bu karar sürecini belirleyecek temel faktörün Kürt sorunu olduğunu savunan Türk, ''Kürt sorununa yaklaşım, Türkiye'nin kaderini belirleyecektir. Çünkü ülkemizin değişim ve dönüşümünün önündeki en önemli engel Kürt sorununun çözümsüzlüğüdür. Eğer Kürt sorunu çözüm sürecine girmezse demokrasi dışı güçler ülkeyi yeniden esir alacaktır. Susurluk'un, Ergenekon'un beslendiği nokta, Kürt sorununun çözümsüzlüğüdür'' dedi.

Kürt sorununun, demokratik, sivil yöntemlerle çözülebileceğini belirten Türk, bu çözümün başka bahara ertelenemeyeceğinin aşikar olduğunu ifade eti.

-''CHP'NİN ARAYIŞLARINI ÖNEMSİYORUZ''-

DTP Genel Başkanı Türk, Kürt sorununun çözümü konusunda, CHP'de sınırlı da olsa bazı arayışların başladığını gördüklerini, bunu önemsediklerini, ancak yeterli bulmadıklarını söyledi.

CHP gibi köklü bir partinin Kürt sorunu gibi kapsamlı bir sorun için daha bütünlüklü çözüm önerileri üretmesi gerektiğini belirten Türk, şunları söyledi:

''Bu noktada CHP'ye şu çağrıyı yapmak istiyorum; 1989'da, 1990'larda hazırladığınız o eski Kürt raporlarındaki kapsamlı çözüm önerilerine, cesur biçimde geri dönün. Kamuoyu, Kürtler ve bu ülkenin sosyal demokratları, sizin 1990'lardaki gerçek sosyal demokrat çizginize geri dönmenizi istiyor ve bekliyor.

Sayın Baykal'a seslenmek istiyorum; Türk ve Kürt halkını kucaklaştırmak, gerçek bir kardeşliği tesis etmek tarihi bir görev olarak önümüzde durmaktadır. Bu noktada size önemli görev ve sorumluluk düşmektedir. Sayın Baykal, seçimler öncesi 20 Ekim 2002'de Diyarbakır meydanında halka şöyle seslenmiştiniz: 'Şu geçmişi aşmalıyız, geçmişin ipoteğinden kendimizi kurtarmalıyız. Bir barış dönemi, bir af dönemi, kardeşlik dönemi açmak, kucaklaşmak istiyoruz.' İşte Sayın Baykal'ı bu çizgisine geri dönmeye çağırıyoruz.''

Seçimlerin ardından partilerine yönelik operasyonlar başlatıldığını, 52 parti yöneticisi ve 200'ün üzerinde üyelerinin tutuklandığını belirten Türk, ''Bizler her şart altında o arkadaşlarımızın düşüncelerini savunmaya devam edeceğiz'' dedi.

-SURİYE SINIRINDAKİ MAYINLI ARAZİLER-

Genel Kurulda görüşülmeye devam edilen ''Suriye sınırındaki mayınlı arazilerin temizlenmesi'' konusuna değinen Türk, 877 kilometrelik Suriye sınırında, 50 yılı aşkın süre, mayınlamadan dolayı kullanılamayan on binlerce hektarlık arazi bulunduğunu söyledi.

Mayınların temizlenmesinin ardından arazilerin mülk sahiplerine geri verilmesi, geri kalanının da topraksız köylüler arasında paylaştırılması gerektiğini ifade eden Türk, ''Bu geniş araziler üzerinde, ekolojik tarım yapılarak, Türkiye'nin tarım politikası ve toprak reformuna güzel bir örnek oluşturulabilir'' dedi.

Türk, konuşmasına şöyle devam etti:

''Bu konu bağlamında Sayın Başbakan'ın farklı kimlik ve kültürlerin bu ülkeden gönderilmesini faşizanlık olarak nitelendirmesi de önemlidir. Bu doğru bir yaklaşımdır. Gerçekten Osmanlı'daki çok kültürlü yapı gerek mübadele gerek tehcir yoluyla tekleştirilmeye çalışıldı. Farklı kimlik ve kültürler bu ülkeden uzaklaştırıldı. Kürtler de tek tipleştirme projesine tabi tutuldu. Şimdi Türkiye'nin bu geçmişiyle yüzleşmesi gerekmektedir. Başbakan'ın açıklamaları olumludur ama yeterli değildir. Farklı kültür ve kimliklerin tanınması, Anayasal güvenceye alınması gerekmektedir. Umarız ki Başbakan'ın bu söylemleri daha önce de olduğu gibi kısa vadeli ve dar ufuklu bir pragmatizmin kurbanı olmaz.''

-MAYIN MAĞDURLARI TBMM'DE-

Bu arada, mayın patlamaları nedeniyle sakat kaldıkları belirtilen bir grup vatandaş, DTP grup toplantısına katıldı. Vatandaşlar, Suriye sınırında temizlenecek arazilerden, kendi hakları olan bölümün verilmesini talep etiklerini söyledi.

Mayınsız Bir Türkiye Girişimi Koordinatörü Muteber Öğreten, 36 kişiden oluşan mayın mağdurlarının, CHP grup toplantısına ve tasarının görüşüleceği Genel Kurula da katılacağını bilirdi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*