Ahmet Türk: "Yarın PKK gider, farklı bir PKK gelir"

Ahmet Türk:
  • Giriş : 14.05.2008 / 00:32:00
  • Güncelleme : 13.05.2008 / 23:59:30

DTP Grup Başkanı Ahmet Türk, partisinin grup toplantısında konuştu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


DTP Grup Başkanı Ahmet Türk, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ''eve dönün'' çağrısında bulunduğunu anımsatarak, ''Biz de insanların eve dönmesini istiyoruz. Peki evin içini düzelttiniz mi? Hayır... Çatışma, silah ortamı gündemden çıkmadığı sürece evin içi düzelmez'' dedi.

Türk, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, tüm anneleri
kutsal olarak gördüklerini belirterek Anneler Gününü kutladı.

''Bu kadar kan, gözyaşı içinde bu günü nasıl kutlayabiliriz?'' diyen
Türk, annelere verilebilecek en büyük hediyenin barış ve kardeşlik
olabileceğini söyledi.

DTP'li milletvekilleriyle geçen hafta yaptıkları Irak ziyaretini
değerlendiren Türk, bu girişimle Türkiye'nin kardeş halkları ile komşu
halkları arasında iyi ilişkiler kurulmasını amaçladıklarını bildirdi.

Türkiye'nin son günlerde Irak Kürtleriyle kurmaya başladığı ilişkiye
değinen Türk, Celal Talabani'nin Ankara'ya davetiyle başlayan ve son
olarak hükümet temsilcilerinin Irak'a gerçekleştirdiği ziyaretle süren
bu temasları ''Olumlu bulduklarını'' söyledi.

Türkiye'nin, korkuları nedeniyle kendisini kapattığı, ilişki kurmaktan
kaçındığı dinamiklerden birinin de Irak Kürtleri olduğunu ileri süren
Türk, ''Şimdi gerek Ortadoğu'daki yeni dengeler gerekse de uluslararası
koşullar nedeniyle Türkiye'nin Kürtlerle belli boyutlarda ilişki
geliştirme arayışına yöneldiğini görüyoruz. Bunu küçümsemiyor; tam
tersine önemsiyoruz. Daha bir yıl öncesindeki aşağılayıcı, hasmane
tutumlara bakıldığında son ziyaretler bu noktada olumlu bir adım
niteliği taşımaktadır. Beklentimiz ve temennimiz bu ilişkilerin daha
kalıcı ve uzun vadeli olması yönündedir. Düşmanlıklar yerine halkların
kardeşliğini esas alan bir süreci elbette biz de destekleriz. Bunun için
elimizden gelen çabayı da sarf ederiz'' diye konuştu.

KÜRTLERİN ÇIKARI DA TÜRKLERİN ÇIKARI DA...''

''Türkiye'nin Irak Kürtleriyle kuracağı dostluk temelindeki ilişkinin
yaratacağı barışçıl atmosfer, Kürt sorununun çözümüne de olumlu bir
katkı sunabilir'' diyen Türk, bunun yaşanan çatışmaların sona
erdirilmesi yönünde bir fırsat doğurabileceğini söyledi.

''Irak'taki temasları sırasında Türkiye Kürtlerinin kaygılarını, ilgili
muhataplarıyla paylaştıklarını'' ifade eden Türk, şöyle devam etti:

''Temaslarımızda, halklar arası düşmanlık ve çatışmaları geliştirecek
politikalardan uzak durulması, bunun yerine kucaklayıcı ve çözümü esas
alan bir ilişkinin kurulmasının herkesin yararına olacağını kararlı bir
biçimde ifade ettik. Temennimiz geçmişteki hatalara bir kez daha
düşülmemesidir. Beklentimiz, ilgili ve sorumlu bütün tarafların
çatışmalı sürecin barışçıl bir sürece evrilebilmesi için çaba sarf
etmesidir.

Kürtlerin çıkarı da Türklerin çıkarı da barıştadır, kardeşliktedir,
dostluktadır. Bunun görülmesi ve buna göre hareket edilmesi gerekir.
Aksi taktirde kaybeden yine halklarımızın ortak geleceği olacaktır.''

''BARIŞ İÇİN ORTAK ÇALIŞMA YÜRÜTELİM''

Geçen hafta çatışma sırasında yaşamını yitiren genç evlatların
yakınlarına da baş sağlığı dileyen Türk, şunları söyledi:

''AK Parti Hükümetinin askeri operasyonlardaki anlamsız ısrarı, diyaloğa
ve tartışmaya kapalı tutumu ve savaştan medet uman politikaları
nedeniyle ülkemizde maalesef kan akmaya devam ediyor. Hükümetten
beklenen şey başkalarının evlatlarını askere alıp onların canı, kanı
üzerinden politika yapmak yerine, barışçıl bir çözüm siyaseti
oluşturarak öncelikle akan kanı durdurmaktır. Hükümet bunu yapmak yerine
tam anlamıyla kan siyaseti yürüterek ülkeyi gerilimde tutmayı ve böylesi
bir ortamda kendisini gizlemeyi, yaptığı hataları unutturmayı
hesaplamaktadır.

Bu kadar barış çağrılarına, barış girişimlerine yanıt vermeyen Başbakan,
bu gencecik insanların ölümü nedeniyle siyasi sorumluluk sahibidir. Bu
kanı durdurmak Başbakanın ve Hükümetinin elindedir. Halkın talebi ve
özlemi çatışmaların yaşanmadığı, ölümlerin olmadığı huzurlu bir ülkedir.
Bunu sağlamak ve gereğini yerine getirmek hükümetin görevidir. Hükümet
artık militarist yöntemleri bir kenara bırakarak bir an önce
çatışmaların durduğu ve silahların konuşmadığı bir ortamı tesis
etmelidir.''

Bir tek insanın ölmemesi için çaba sarf ettiklerini, bunun görülmesi
gerektiğini belirterek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a çağrıda bulunan
Türk, ''Bu gencecik bedenleri toprağa vermek hepimize acı veriyorsa o
halde gelin barış için ortak çabalar ve ortak çalışmalar yürütelim. Eğer
bunu yapacak niyetiniz veya cesaretiniz yoksa ölümlerden sorumlu olmaya
devam edeceğinizi ve halkın iki elinin yakanızda olacağını bilmenizi
isteriz. Gerçek bir toplumsal barışın tesis edilmesidir başarı. Başarı,
cesur demokratik adımları atabilmektedir Sayın Başbakan...''

''YARIN PKK GİDER, FARKLI BİR PKK GELİR''

Başbakan Erdoğan'ın ''Eve Dönün'' çağrısı yaptığını anımsatan Türk,
''Çatışmalar ne zaman şiddetlense bu yönteme başvuruluyor. Bunlar yeni
değil. Savaşın en şiddetli dönemlerinin yaşandığı 1990'larda da
yetkililer sık sık 'gelin teslim olun' derlerdi. Biz de insanların eve
dönmesini istiyoruz. Peki evin içini düzelttiniz mi? Hayır... Alt
yapısını tamamladınız mı? Hayır... 'Eve dönüş' çağrısı yaparken o evin
içini düzeltmeniz gerekmez mi? Evin içi bu haldeyken kim döner? Çatışma,
silah ortamı gündemden çıkmadığı sürece evin içi düzelmez. Gelin,
demokratik bir hamle gerçekleştirelim'' diye konuştu.

''PKK, Kürt sorununun bir sonucudur; Kürt sorununun nedeni değildir''
diyen Türk, şöyle devam etti:

''Eğer bugün PKK silahlı yöntemi esas almışsa, Kürt sorununun barışçıl
yöntemle çözülmemiş olmasındandır. Bu yöntemlerin gündemden çıkması için
süreci demokratik sürece dönüştürmeliyiz. Yarın PKK gider, farklı bir
PKK gelir. Bu sorun hepimizin, ülkemizin sorunudur. Türkiye'nin,
demokratik, barışçı bir cumhuriyete dönüşmesi için ortak çaba
göstermeliyiz.

Devlet de artık 'ben babayım döverim' mantığından vazgeçmeli.
Evlatlarını kucaklayacak, eşit tutacak mantıkla yaklaşmalı. Hepimiz
silah bırakıp eve dönmeleri için çaba gösteriyoruz. Gerçekten o dağdaki
gençlerimizin dönmesini mi istiyorsunuz? O halde demokratik katılım
sürecini başlatın. Bunun için adım atın. Bir kardeşlik projesini
geliştirin.''

DTP Grup Başkanı Türk, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde kuraklık
yaşandığına da dikkati çekerek, çiftçilerin mağduriyetinin tespit
edilmesi ve gerekli tedbirlerin alınması için Meclis Araştırması
alınmasını istediklerini kaydetti. Türk, bölgenin afet kapsamına
alınması gerektiğini savundu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious