AİHM'in kararı Tayfun'u sevindirdi

  • Giriş : 31.05.2006 / 00:00:00

Şarkıcı Emrah’ın ”babalık davası”, Türkiye’yi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) mahkum ettirdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


AİHM’in Türkiye’yi mahkeme kararını geciktirdiği gerekçesiyle 14 bin Euro para cezasına çarptırma kararını değerlendiren şarkıcı Emrah’ın oğlu Tayfun Engin Erdoğan, gazetecilere yaptığı açıklamada, karara çok sevindiğini söyledi. Babasıyla uzun süredir görüşemediğini anlatan Tayfun, ”Babamla bir yıldır görüşmüyorum. Annem de uzun süreden beridir görüşmüyor. Ben bir yıldan bu yana babamı arıyorum ancak telefonlarıma karşılık vermiyor. Gerçi onun da işi yoğundur, ama nedense cevap vermiyor.” dedi.

Bursa Rahime Malcılar İlköğretim Okulu 8. sınıf öğrencisi olan 15 yaşındaki Tayfun Erdoğan, karara annesi Ebru Çolak’ın da çok sevindiğini kaydetti. Tayfun, buradan alacağı parayı eğitimde harcayacağını dile getirdi.

Tayfun’un dedesi Mustafa Çolak ise yıllardır verdikleri mücadeleyi sonunda kazandıklarını ifade ederek, ”Haklılığımız sonunda ortaya çıktı. Karardan dolayı mutluyuz” diye konuştu.

Dede Mustafa ile Tayfun, karar ile ilgili detaylı bilgi almak için avukat Süreyya Bilir ile görüşmeye gitti.

Bu arada, Ebru Çolak, evine kilitlendi. Çolak, evinden dışarı çıkmazken sabahın erken saatlerinden itibaren evinin önünde toplanan gazetecilere ise açıklama yapmaktan kaçınıyor.

1991’de doğan Tayfun Engin’in, ”Emrah’ın çocuğu” olduğunu belirten Ebru Çolak, tam 1992’den 2001’e kadar konuyla ilgili hukuki bir mücadele vermişti. Ebru Çolak’ın 2 Nisan 1992’de başlayan hukuki mücadelesi, ancak 18 Ocak 2001’de, Tayfun Engin’in Emrah’ın çocuğu olduğunu onaylayan Yargıtay kararıyla sonuçlanmıştı.

Ebru Çolak, bu uzun yargı sürecini AİHM’de dava konusu yaptı. Dün kararını açıklayan AİHM, Türkiye’yi mahkeme masrafları da dahil olmak üzere toplam 14 bin Euro tazminat ödemeye mahkum etti. AİHM, bir babalık testiyle ”kolayca” bitebilecek olan hukuki sürecin tam 8 yıl dokuz ay gibi bir süre sonunda sonuçlandığını belirterek Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin, ”bir davanın makul sürede sonuçlanması” ilkesine uyulmadığını, bununla ilgili altıncı maddenin birinci fıkrasının ihlál edildiğini kaydetti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious