Aile hekimliği, bireysel özgürlüktür

  • Giriş : 11.08.2006 / 00:00:00

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, aile hekimliğine karşı çıkanların aslında bireyin özgürlüğüne karşı çıktığını söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Aile hekimliğinde hastanın hekimini seçme hakkı verilmesinin çok önemli bir gelişme olduğuna dikkat çeken Bakan Akdağ, "Yaşadığımız yüzyılda birey, sistemin ön planına çıkmıştır. Kişinin, doktorunu seçmesi çok tabii birşey kabul edilmektedir. Aile hekimliğine karşı çıkanlar, bireyin özgürlüğüne karşı çıktıklarının farkında değiller. Onlara bunu da hatırlatmak isterim." dedi.
Çeşitli inceleme ve toplantılara katılmak üzere İzmir'e gelen Bakan Akdağ, saat 08.40'da İzmir Valiliği'ne nezaket ziyaretinde bulundu. Vali Oğuz Kağan Köksal'ın polis merasim takımıyla karşıladığı Bakan, vilayet anı defterini imzaladı. Daha sonra makam odasında bir açıklama yapan Bakan Akdağ, aile hekimliğinin Düzce'de bir yıldır, Eskişehir'de de 1,5 aydır başarıyla sürdürüldüğünü kaydetti.

Aile hekimliği konusunda bazı kesimlerin karşı çıktığını ifade eden Sağlık Bakanı Recep Akdağ, ülkede şu an sosyalizasyon sisteminin uygulandığını, bu sisteme göre de hastanın hekimini ve sağlık çalışanlarını seçemediğini söyledi. Seçemediği için bazı görevlilerin isteksiz davranabildiklerini ve hizmetlerde akmalara neden olduğuna değinen Akdağ, "Aile hekimliğini, şu anki sistemden sosyalizasyondan ayıran birkaç tane önemli fark var. Bunların içinde ben en çok önemsediğim şudur. Bizler vatandaş olarak aile hekimliğinde kendi hekimimizi seçme hürriyetine kavuşuyoruz. Sosyalizasyon sisteminde biliyorsunuz bir grup vatandaşa bir grup hekim ve bunlarla birlikte çalışan sağlıkçı arkadaşlarımız hizmet eder. Siz, birey olarak hekimizini seçemezsiniz. Yani pasif durumdasınızdır. Bir sağlık ocağına giderseniz sizin bölgenizdeki hekim, ebe veya hemşire kimse onlar sizin doktorunuzdur. Başka birini tercih etme şansınız yoktur. Aile hekimliğinde bu tercihi vatandaş olarak biz elde etmiş oluyoruz." diye konuştu.

Sadece vatandaşların bu işten kazançlı çıkmadığına dikkat çeken Bakan Akdağ, "Hekimlerimiz ve onlarla birlikte çalışan sağlık elemanlarımızda bu tercihe göre bir kazanca sahip olmuş oluyorlar. Yani aile hekimliğinde, hekim olarak 3 bin kişiyi bana emanet edilmiş, 3 bin kişi de değerli valimize emanet edilmiş. 6 ay sonra vatandaşımız hekimini ve ekibini seçme hakkına sahip olduğu için valimize aile hekimi olarak 2 bin birey kalabilir, bana 4 bin birey gelebilir. Tercih ederek, kendi özgür iradesiyle tercih ederek. Benim kazancımda bir aile hekimi olarak sayın valimizin kazancından daha yüksek olur. Sistemin aslında temelini bu oluşturur." şeklinde konuştu.

Bir diğer konu olarak da hükümetin göreve gelmesiyle birlikte kamuda hizmet veren uzman hekimlerin yalnızca yüzde 2'sinin tam zamanlı hastanelerde çalıştığını, geri kalan yüzde 98'inin de part time olarak görev yaptığını hatırlattı. Bakanlık nezdinde ilk iş olarak muayenelerin kapanması ve döner sermaye ek ödeme koyduklarını ve hekimleri hastanelere yönelttiklerini belirtti.

Bakan Akdağ, şöyle konuştu: "Uzman hekimlerin yüzde 59'u yanlış işitmediniz yüzde 59'u tam zamanlı kamuda çalışmaktadır. Yüzde 2'den yüzde 59'a çıkan bir tam zamanlama. Şimdi ben, AK Parti hükümetleri sağlığı piyasalaraştırıyor diyenlere soruyorum. Sağlığı piyasalaştırmak eğer buysa 4 sene önce uzman hekimlerin yüzde 98'i muayenecilik yapan bir şehirde sağlık nasıl piyasalaşmıştır? Nereden nereye geldiğimizi çok iyi bakmamız lazım. Biz kamuda sağlık hizmetlerini giderek güçlendirmeye devam edeceğiz. Özel sektöründe önünü açık tutmaya devam edeceğiz."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious