AK Parti, 22 Temmuz sınavından başarıyla çıkar mı?

AK Parti, 22 Temmuz sınavından başarıyla çıkar mı?.7245
  • Giriş : 11.07.2007 / 23:55:00

İslam dünyasındaki demokrasi arayışını yakından izleyen Munaz, AK Parti tecrübesi için şöyle diyordu:

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


"Batı'daki önyargılı görüşlerin aksine, AK Parti tecrübesi, İslamî duyarlılığa sahip partilerin demokratik ideallere öncülük edebileceğinin bir delili."

Munoz, bu görüşleri Madrid'de bizim de katıldığımız 3 günlük Türkiye ve AB konulu konferansın, AK Parti tecrübesine ayrılan bölümünde ifade etmişti. Aynı oturumda, bu tecrübenin İslam dünyasında nasıl görüldüğünü ortaya koymak için davet edilmiş bir isim daha vardı. Bu isim, AK Parti ile aynı adı taşıyan Fas'taki siyasi partinin lideri Saadeddin el Osmani idi. Bu yazıda El Osmani'nin Türkiye tecrübesine bakışını özetleyeceğim. Ama önce bu parti hakkında bazı notları paylaşalım:

Partinin kökleri, liderliğini Dr. Abdülkerim el Hatib'in yaptığı Demokrasi ve Anayasa Hareketi'ne dayanıyor. Uzun süredir fazla aktif olmayan bu hareket, Birlik ve Reform Hareketi adındaki bir başka grubun katılımıyla siyaset sahnesine çıkıyor. 1998'de adını Adalet ve Kalkınma Partisi olarak değiştiren hareket, AK Parti ile hemen hemen aynı tarihlerde (Eylül 2002) yapılan seçimlerde meclisteki 325 sandalyenin 42'sini kazanarak dikkat çekiyor. Seçime katılmasına izin verilen yerlerin çoğunda kazanan parti, bir anda anamuhalefet konumuna yükseliyor. El Osmani'nin 2004'ten beri liderliğini yaptığı parti, eylül ayında yapılacak seçimin favorisi gösteriliyor. Uzmanlar yüzde 40 gibi bir oy oranı tahmininde bulunurken, tahminini sorduğum El Osmani yüzde 25 gibi daha mütevazı bir oran söylüyor.

Arapça yaptığı konuşmasına besmeleyle başlayan 51 yaşındaki El Osmani'nin sakin üslubu dikkat çekiyor. İspanyol yönetiminin kendisiyle sıcak ilişki kurmaya çalıştığı, Türk elçiliğinin konferansa katılanlar onuruna düzenlediği resepsiyona katılan ve Fas rejimince meşru görülen El Osmani, önce ülkesi ile Türkiye arasındaki benzerliklere dikkat çekiyor: "İki ülke de zengin kültürel mirasa sahip. İkisi de İslam ve Batı arasında köprü konumunda. İkisi de zamanında Batı'daki baskıdan kaçanlara kucak açmış. İkisi de AB üyeliği için başvurdu. Türkiye'nin süreci devam ediyor, Fas'ınki coğrafi nedenlerle reddedildi."

AK Parti tecrübesinden yararlandıklarını söyleyen El Osmani'ye göre bu tecrübenin en can alıcı noktası, İslam ile demokrasi arasında uyumsuzluk olmadığını ispatlaması. Bu açıdan, İslam adına daha çok radikallerin sesinin işitildiği günümüzde, başarılı ve olumlu sonuçlarıyla Türk tecrübesinin İslam dünyasına model olabileceğini düşünüyor.

Faslı siyasetçi, bu tecrübeyi kendileri açısından cazip kılan özellikleri şöyle sıralıyor: "Bu tecrübede, bir yandan hukukun üstünlüğü, şeffaflık, özgürlük gibi modern değerlerden yararlanırken, bir yandan da iyi bir Müslüman olmak mümkün. AK Parti'nin din üzerine değil de daha çok sosyal ve ekonomik konulara odaklanması ve bu alanlarda başarılı olması; öncülük ettiği reformlarla insan haklarını geliştirmesi; gayrimüslim ve etnik grupların haklarını iyileştirmesi çok önemli. Gelişmekte olan ülkelerin ortak sorunu yolsuzluğa karşı sergilenen başarı ve bu alanda İslami değerlerden yararlanılması örnek teşkil ediyor."

İdeallerdeki benzerliğe rağmen, iki parti arasında önemli bir fark var. O da partilerin siyasi çizgilerini nasıl tanımladığıyla ilgili. El Osmani, partisi için 'İslamcı' demekte mahsur görmüyor. Halbuki, AK Parti kendini 'muhafazakâr demokrat' olarak tanımlıyor. Üstelik içeride ve dışarıda kendisine 'İslamcı' diyenleri de tekzip ediyor. Bu farkı hatırlattığımızda El Osmani'nin verdiği cevap, konuyu daha önce düşündüklerini gösteriyor. 11 Eylül sonrasında tartışılmaya değer bakış açısı şöyle:

"Nasıl, sol çatısı altında radikal, demokrat, şiddet yanlısı gibi çizgiler varsa, İslamcılığın da demokrat, radikal, şiddet yanlısı türevleri olabilir. Özgür bir seçim ortamı olsa, İslamcılığın türevleri arasında rekabet olur ve aşırı uçlar marjinalleşir. Özgürlük olmazsa, marjinaller hak ettiğinden fazla öne çıkar. Rekabet olmayan yerde kalite olmaz. Bizim İslamcı çizgimiz, ılımlı ve demokratik. Bu sıfat, Fas'ta sorun olmuyor, dünyada da olmamalı."

AK Parti, 22 Temmuz sınavından başarıyla çıkar ve ülkemizde demokratik istikrar kazanırsa, dünya yaşadığımız bu tecrübeyi daha çok konuşacak.

ABDULHAMİT BİLİCİ

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious