Ak Parti'de kadın hitabet yarışması ödül töreni

Ak Parti'de kadın hitabet yarışması ödül töreni.8599
  • Giriş : 28.01.2009 / 09:28:00

AK Parti Genel Başkanı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Hiçbir töre, hiçbir gelenek cinsiyet ayrımcılığını meşru kılamaz.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Başbakan Erdoğan, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanlığı tarafından Parti Genel Merkezi'nde düzenlenen, ''Siyaset Kürsüsünde Ben De Varım'' hitabet yarışması ödül töreninde yaptığı konuşmada, yola çıkarken etnik, bölgesel, dinsel milliyetçilik yapmayacaklarını, bunların karşısında olduklarını açıkladıklarını anımsattı.

Erdoğan, ''Bizim kitabımızda, siyaset anlayışımızda bunlar yer bulamayacak dedik. Hiçbir töre, hiçbir gelenek cinsiyet ayrımcılığını meşru kılamaz. Hiçbir ayrımcılık bizim nazarımızda kabul edilemez. Özellikle kadına karşı cinsel ayrımcılık, ırkçılıktan bile kötüdür'' diye konuştu.

Özellikle etnik milliyetçilik konusunda ülkede ne yazık ki çok ciddi bir sapma olduğunu vurgulayan Erdoğan, bunun bedelini ülkenin ağır bir şekilde ödemeye devam ettiğini söyledi.

Türkiye'de irili ufaklı 30'u aşkın farklı etnik unsur bulunduğuna işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti:

''Hepsi kendine belli bir rakam biçiyor. Bakıyorsunuz birisi çıkıyor diyor ki biz 25 milyonuz, birisi çıkıyor... Söylenen rakamları bir araya getirdiğinizde, herhalde biz matematikten anlamıyoruz diyoruz. Bunları topladığımız zaman Türkiye'nin nüfusu herhalde 200-250 milyonu bulacak, buraya geliyor. Ama nüfusumuz son sayım itibariyle 71,5 milyon oldu. Son sayı bu. Nasıl oluyor da böyle oluyor. Bizler bu rakamlarla uğraşmaktan çok, diyoruz ki gelin 'Sen Türklüğünle, sen Kürtlüğünle, sen Lazlığınla, sen Arnavutluğunla, Boşnaklığınla övün.' Hepsi senin hakkın. Bizim için de hepsi saygın. Çünkü biz yaradılanı yaradandan ötürü seviyoruz.

Bir şeye tüm etnik unsurlar olarak hep beraber saygı duyalım; o da bizim anayasal vatandaşlığımızdır. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı çatısı altında hep beraber toplanalım, buna saygı duyalım. Bizi birleştiren bu çatı olduğu anda, bizim birliğimizi, beraberliğimizi kimse zedeleyemez. 'Ben bir Türkiye vatandaşıyım', bunu anayasal anlamda kullan, ne kaybedersin? Ama bunu kullanmakta zorlananlar var. Bu hastalık derecesine gittiği anda yatıyor, kalkıyor bakıyorsunuz o etnik milliyetçiliğini sürdürüyor. İşte bu, ülkede ayrımcılıktır. Ben Kürt vatandaşımı Kürt kardeşim olarak sevebiliyorum. Ben Türküm, Türkü sevdiğim kadar seviyorum. Niye? Çünkü biz bu ülkenin çocuklarıyız, bu medeniyetin çocuklarıyız ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyız. Öyleyse ayrımcılık bizde olamaz, olmamalı. Kim etnik milliyetçilik yapıyorsa, bu ülkemi bölmeye yönelik hastalıktır ve böylesine de biz müsaade etmemeliyiz, edemeyiz.

Erdoğan, AK Parti'nin Güneydoğu'da, Doğu'da birinci parti olmasının bu yaklaşımlarından kaynaklandığını, çünkü ayrımcılık yapmadıklarını vurguladı.

Cumhuriyet tarihi boyunca gitmeyen hizmetleri Güneydoğu ve Doğu'ya götürdüklerini anlatan Erdoğan, şöyle konuştu:

''Asla burada şunlar yaşıyor, bunlar yaşıyor ayrımı yapmadık. Niye? Bölgesel milliyetçilik bizde yok. 780 bin kilometre karenin tamamını biz ihya etmek durumundayız. Yani Ankara'nın Kızılay'ı Çankaya'sı çok güzel olacak, Ağrı'nın Patnos'u berbat olacak. Böyle Başbakanlık olmaz. Çankaya neyi görüyorsa er geç Patnos da onu görecek, er geç Pervari de onu görecek. Bunu yapmak durumundayız. Şu anda bizi Hakkari'ye sokma noktasında tereddüt geçirenler, Şemdinli'deki okullara bilgisayar, bilişim teknolojisi sınıflarını koyduk, herhalde onları acayip bir şey zannetmişlerdir.''

Başbakan Erdoğan, dinsel milliyetçilik konusunda da hangi inanç grubundan olursa olsun hepsine aynı mesafede olduklarını, bu konuda herhangi bir ayrım yapamayacaklarını, böyle bir hakları olmadığını dile getirdi. Erdoğan, ''Demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olduğumuza göre, laikliğin gereği olarak da her inanç grubuna eşit mesafede olmak, inançlarını güvence altında tutmak bizim görevimiz. Asla onlara engel koyamayız, asla önünü kesemeyiz'' dedi.

-''ÜLKEMDE 40 BİN KAÇAK ERMENİ VAR''-

''Mesela bu Ermenistan meselesi devamlı kaşınır durur. Hep bunu birileri kaşır'' diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Biz göreve geldik önce hava yolunu açtık, o kapıyı açtık. Erivan-İstanbul çalışıyor. Bir jest olsun dedik, tutuk Van Gölü içerisinde Akdamar Adası'ndaki Ermeni Ortadoks Kilisesi'nin restorasyonunu Hazinemizin parasıyla yaptık. Bizzat Kültür Bakanımız gitti ve kendilerine şifalar diliyorum Sayın Mutafyan ile oranın açılışı yapıldı. Biz bunu niye yaptık, jest olsun diye yaptık.

Şu anda ülkemde 40 bin kaçak Ermeni var. Biz onları burada tutuyoruz. Niye? Çünkü ülkelerinde yaşama imkanları yok. Oradan kaçtılar, geldiler biz de kapımızı açtık. Tarihte de bunların örneklerini verdik zaten. Şimdi de aynı örneği veriyoruz. Şu anda ülkemizde yaşıyorlar biz bunları geri iade edebiliriz, ama etmiyoruz. Ama birileri de dünyada Türkiye'nin aleyhinde kampanyalar sürdürüyor, varsın sürdürsün. Biz mücadelemize aynen devam edeceğiz.''

-''ZİHİNSEL ENGELLER AŞILMALI''-

Aile kurumunun erozyona uğraması durumunda nesillerin yok olacağını vurgulayan Erdoğan, bu nedenle aile kurumunun diri tutulması gerektiğini dile getirdi.

Erdoğan, kadınların, siyasette ve toplumsal hayatta hak ettikleri konuma ulaşabilmeleri için samimi bir gayret içine gerdiklerini ve bu konuda bir takım ''zihni engeller'' olduğunu gördüklerini söyledi. Sadece yasa çıkararak, hukuki düzenleme yaparak bu meselelerin aşılamayacağına dikkati çeken Erdoğan, uygulamada mesafe kaydedebilmek için ''zihinsel ve kültürel bir dönüşümün kaçınılmaz olduğunu vurguladı. Erdoğan, asıl aşılması gerekenin ''ayrımcılığı üreten zihinsel engeller olduğunu'' belirtti.

Ayrımcılığın ortadan kaldırılması konusunda yapılan çalışmaları anlatan Başbakan Erdoğan, eğitim konusunda da kız çocuklarının yüzde 100'ü eğitim alıncaya kadar mücadelelerinin süreceğini bildirdi.

-''DELİKANLI SİYASETÇİ OLACAĞIZ''-

AK Parti Kadın Kolları Genel Başkanı Fatma Şahin de konuşmasında, siyasette ne aldanan, ne aldatan olacaklarını belirterek, ''Özümüzle sözümüzle delikanlı siyasetçi olacağız. Samimi ve dürüst olacağız. Sayın Başbakanımı örnek gösteriyorum'' dedi.

''R'' harfini söylemekte zorlanan Şahin, bu konuda Başbakan Erdoğan ile yaşadığı bir anıyı şöyle anlattı:

''Benim gibi 28 harfi kullanarak hitabet yapmak zorunda kalanlar var. İl binasının açılışı için Sayın Genel Başkanımız Gaziantep'e gelecekti. Biz Sayın Genel Başkanımızı il binasının açılışı için hava alanından alıp, otobüse bindirdik. Sayın Başbakan elindeki notlara baktıktan sonra 'Fatma Hanım buralarda turizm alanları nereler?' diye sordu. Bunun üzerine 'Rumkale var efendim' dedim. Sayın Genel Başkanım notlara 'Yumkale' diye yazıyordu. Ben 'Rumkale' diyorum, Başbakanımız 'Yumkale' yazıyor, ben 'Rumkale' diyorum, Başbakanımız yine 'Yumkale' yazıyor. Efendim dedim Rize'nin r'si. 'Peki başka neresi var?' diye sordu. 'Efendim bir de Yesenek var' dedim. Başbakan bu kez 'Resenek' yazdı. Ben de bunun üzerine 'Sayın Başbakanım bu kez gerçek r dedim.'

''Siyaset Kürsüsünde Ben De Varım'' hitabet yarışması ödül törenine bazı bakanlar, milletvekilleri, AK Parti kadın kolları yönetici ve üyeleri katıldı.

Törende, sertifikaları verilen il birincileri Başbakan Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan ile fotoğraf çektirdi.

Törende, Erdoğan'nın geçmiş yıllara ilişkin fotoğraflarından oluşan sinevizyon gösterimi yapıldı.

Bu alanda uzun yıllar emek vermiş kişilere ''Mikrofonun Duayenlerine Teşekkür Ödülleri'' verildi.

Sanatçı Yıldız Kenter'in ödülünü kızı Leyla Kenter aldı.

Aralarında Yönetmen-Yapımcı Osman Sınav, Gazeteci Defne Samyeli, Tiyatro Sanatçısı Kenan Işık, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Reha Denemeç'in bulunduğu yarışmanın jüri üyelerine teşekkür belgelerini Başbakan Erdoğan verdi.

Tören, yarışmada dereceye girenlerin ödüllerinin verilmesiyle son buldu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*