'Akaryakıt kaçakçılığı ile ilgili eleştiriler doğru değil'

  • Giriş : 08.04.2006 / 00:00:00

Akaryakıt kaçakçılığı ile mücadeleninin yetersiz ve başarısız olunduğu eleştirilerinin doğru olmadığını kaydetti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Akaryakıt piyasası ile ilgili olarak basın toplantısı düzenleyen Günay, son dönemde akaryakıt kaçakçılığı ile mücadelede yetersiz kalındığı ve piyasanın düzenlenemediği eleştirilerinin arttığını kaydederek, bu eleştirilerin doğru olmadığını dile getirdi.

Türkiye'de akaryakıt tüketiminin azalmadığına dikkat çeken Günay, "Türkiye akaryakıt piyasası bırakın başıboş kalmayı tarihinde olmadığı ölçüde ciddi bir düzenleme ve denetleme sürecinin içinden geçmektedir" dedi. TÜPRAŞ'ın verileri doğrultusunda hazırlanan Akaryakıt Piyasası İlerleme Raporu hazırladıklarını dile getiren Günay, bu rapora göre, Türkiye'de 2005 yılı ham petrol temininin; yüzde 4,7 oranında artarak 25,8 milyon tona, ham petrol ithalatının ise yüzde 5,5 oranında artarak 23,5 milyon ton'a çıktığını kaydetti.

Türkiye'de 2005 yılı dağıtıcı şirketlerin toplam akaryakıt satışının bir önceki yıla göre yüzde 5,9 oranında artış göstererek, 16,9 milyon tondan 17,9 milyon ton'a çıktığını da kaydeden Günay, "Sonuçta 2005 yılında akaryakıt satışında bırakın bir azalmayı 1 milyon tonluk bir artış olmuştur. Türkiye'nin 2005 yılında toplam akaryakıt tüketimi azalmamış bilakis 2001-2002-2003 ve 2004 yıllarının tüketimlerinin üzerinde seyretmiştir. Üstelik bu artış dünya petrol fiyatlarında önemli yükselişler yaşanırken olmuştur" dedi.

Türkiye'de akaryakıt tüketiminde önceki yıllara göre herhangi bir azalma yaşanmamasına karşın 2005 yılında dünya petrol fiyatlarındaki yükselişin akaryakıt tüketiminin daha fazla artmasını engellediğinin söylenebileceğini belirten Günay, yapılan düzenlemelerle akaryakıt üzerindeki ÖTV tutarlarının yüzde 19 ile yüzde 61 arasında değişen oranlarda arttığını vurguladı.

Günay, 2005 yılının, akaryakıt piyasasında başarı ile işleyen bir denetim altyapısının kurulduğu ve ülke çapında lisans taramalarının yapıldığı bir yıl olarak anılacağını söyleyerek, "Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı ile işbirliği içinde akaryakıt piyasasında sürekli kıldığımız lisans denetimleri kapsamında mühürlenen istasyon sayısı bin 974'e, madeni yağ tesisi 40'a ulaşmıştır. Toplam 84 milyon YTL para cezası kesilen 1472 benzin istasyonundan 878'i para cezalarının iptali ve yürütmeyi durdurma talebi ile Kurumumuz aleyhine Danıştay'a dava açmıştır. Bugüne kadar bu davalardan hiçbirinde yürütmeyi durdurma yönünde bir karar çıkmamıştır. Bu durum 'cezalar kanuna aykırı kesildi' diyenlere de en güzel cevap niteliğindedir.

Ayrıca denetim programımız kapsamında lisanssız faaliyet gösteren veya kaçak ve standart dışı akaryakıt taşıdığı tespit edilen 234 araç mühürlenmiştir. Kaçak ve standart dışı akaryakıt sattığı gerekçesi ile 116 şirket hakkında soruşturma açılmıştır.

Son dört ayda lisans denetimleri sırasında ve ihbar ve şikayetlere göre şüphe üzerine laboratuarlara gönderilen 1120 adet akaryakıt numunesinden 477'si standart dışı çıkmıştır. Konuyla ilgili gerekli işlemler yapılmaktadır" dedi.

ULUSAL MARKER İHALELERİ DURUP DURURKEN İPTA EDİLMEDİ

Yurt içinde serbest dolaşıma akaryakıtın denetlenmesi için önemli denetim mekanizmalarından biri olarak gördüğünü kaydettiği ulusal marker konusunda da bazı yanlış yorumlar yapıldığını belirten Günay, "EPDK durup dururken ve gerekçesiz bir şekilde ulusal marker ihalelerini iptal etmemiştir" dedi.

Ulusal markerın dünya çapında sınırlı sayıda ülkede, sınırlı sayıda şirket tarafından uygulanan hedefi ve güvenilirliği çok önemli bir sistem olduğunu kaydeden Günay, "Bu yüzden modelin her yönüyle ve yüzde 100 başarı ile uygulanması şarttır. Biz bu meseleye böyle bakarak karar alıyoruz. 2004 yılı sonunda ve 2005 yılı başında çıktığımız ihaleler katılımcı hiçbir firma yeterli olmadığı için gerçekleştirilememiştir. Geçtiğimiz yıl Mart ve Temmuz ayında yapılan ihaleler ise şirketlerin öngörülen sürelerde ve ihale teknik şartnamesine uygun teslimat yapamamaları üzerine iptal edilmiştir. Bir kere kamuoyu şundan müsterih olsun. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu ulusal marker konusunda gerekeni yapmaktadır. Konunun önemini bilen herkes gibi ve herkesten çok daha fazla olarak, uygulamada yeni bir gecikme yaşamamak ve tam anlamıyla işleyen bir sistem kurmak için çaba harcamaktadır" dedi.

Bu amaçla, dün EPDK tarafından protokol imzalanan TÜBİTAK'ın hesabına ulusal marker ve kontrol cihazı üretimi için 6 milyon Yeni Türk Lirası ödeme yapıldığını hatırlatan Günay, "Dünden itibaren yeni süreç başlamıştır ve en geç 8 ay içinde tamamlanacaktır. Ayrıca bu sistemin işleyişine Maliye Bakanlığı'nın ve Gümrük Müsteşarlığı'nın etkin bir şekilde katılması için çalışıyoruz" diye konuştu. Günay, akaryakıt kaçakçılığı ile mücadele eden bazı kamu kurumları yeterli ödenekleri bulunmaması nedeniyle görevlerini yerine getirmede sorunlar yaşamadığını kaydederek, denetim çalışmaları için EPDK bütçesinden sadece son birkaç ayda diğer denetim kurumlarına katkı çerçevesinde 10 milyon YTL'lik bir ödeme yaptıklarını dile getirdi.

KAÇAK AKARYAKIT MÜCADELESİ EPDK'NIN GÖREVİ DEĞİLDİR

Günay konuşmasında, EPDK'nın kaçak akaryakıt ile mücadeledeki pozisyonuna da değinerek, "Kanuni yetkilerimizin çerçevesi ve işin doğası gereği Türkiye'de akaryakıt kaçakçılığı ile mücadele etmekle görevli kurum Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu değildir. Kaçakçılıkla Mücadele Yasası bu konuda görevli kurumları tanımlamıştır. Uygulamakla sorumlu olduğumuz 5015 Sayılı Petrol Piyasası Yasası ise bu mücadeleye katkı sağlamak üzere Kurumumuza ulusal marker ile idari para cezaları uygulamak gibi sınırlı konularda belirli görevler vermiştir. Ancak Kurumumuzun petrol piyasasını disipline etmek ve düzenlemek için özellikle akaryakıt kaçakçılığı ile mücadele eden kolluk güçleri ile yaptığı işbirliği piyasada tüm kural dışı davrananlara olduğu gibi kaçakçılara da darbe vurmaktadır. Ancak bu durum Kurumumuzun başka kurumların sorumluluklarını da üstlendiği anlamına gelmemelidir.

Ülkemizin akaryakıt kaçakçılığı ile hiç durmadan ve her geçen yıl daha kararlı ve artan oranlı mücadele etmesi gerektiği bir vakadır. Bu mücadeleyi veren tüm Kurumlar koordinasyon içinde, bilimsel veriler ve doğru analizlerle bu işin geldiği boyutları tespit etmeli ve gerekenleri yapmalıdır.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu hem bu sektörü düzenlemek ve denetlemekle ilgili üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmektedir, hem de tüm imkanları ile akaryakıt kaçakçılığı ile mücadele edenlerin gönüllü bir destekçisidir. Tüm buraya kadar anlattıklarım ışığında Kurumumuz petrol piyasasını düzenlemek ve denetlemek konusunda çalışmaya kararlı bir şekilde devam edecektir" diye konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious