Akaryakıt kaçakçılığını kimyasal mühür önleyecek

  • Giriş : 18.03.2006 / 00:00:00

Akaryakıt kaçakçılığının ‘nitelikli terör’ kapsamına alınması her kesimden destek buluyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


‘Akaryakıta katılacak kimyasal maddelerle kaçak ürünün tespit edilmesi’ olarak tanımlanan ulusal marker projesi için TÜBİTAK’la anlaşmaya varıldı. Daha önce ihalesi iptal edilen uygulama yıl sonuna kadar devreye girecek. ‘Kimyasal mühür’ sistemi şöyle işleyecek: “Yasal yollardan Türkiye’ye getirilen akaryakıta rafineride, sınırda ve limanda kimyasal bir madde katılacak. Daha sonra yurt içinde arabaların depoları ve istasyonlardan numuneler alınacak. Satılan üründe söz konusu kimyasal madde tespit edilmezse ilgili istasyon ve dağıtım şirketine ağır cezalar uygulanacak.” Enerji Bakanlığı Müsteşarı Sami Demirbilek, ulusal marker projesinin sektördeki kayıt dışılığa büyük darbe vuracağı görüşünde. Kayıt dışı akaryakıt yıllık 3 milyar dolarlık vergi kaybına yol açıyor. Bunun önüne geçilmesi için, 1 Ocak 2005’te yürürlüğe giren Petrol Piyasası Kanunu’na ‘akaryakıta kimyasal yasal mühür’ maddesi eklendi.

2006 başında uygulamaya girmesi gereken ulusal marker ihalesi iki kez yeterli başvuru yapılmaması, bir kez de ihaleyi kazanan şirketin yükümlülüklerini yerine getirmemesi yüzünden iptal edildi. Bunun üzerine EPDK ile yüksek teknoloji uygulamaları yapan kamu kuruluşu TÜBİTAK yerli marker oluşturulması için el sıkıştı. İki kurum arasındaki protokole başkanlar Yusuf Günay ile Nükhet Yetiş geçtiğimiz gün imza attı. Markerin denetimin en etkin ayağını oluşturacağını vurgulayan Üst Kurul Başkanı Günay, “Bu sayede akaryakıt hareketlerini çok daha kolay izleyebileceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Bakanlığın ‘politika belirleyici’ konumda bulunduğuna dikkat çeken Enerji Bakanlığı Müsteşarı Demirbilek, “Denetim bizim işimiz değil. Cezaların yeterli mi yetersiz mi olduğunu bilemiyoruz. Şimdiye kadar kaçakçı yakalanmadığı için bu tespit edilemedi. Kimin kaçak akaryakıt kullandığını tespit edemiyoruz ki ceza keselim.” açıklamasında bulunuyor. Denetimle ilgili konularda bakanlığa sorumluluk yüklenmesinin haksızlık olacağını dile getiren Demirbilek, “EPDK, piyasanın düzenlenmesi ve denetlenmesi kadar kaçakçılığın takibinden de sorumludur. Bence burada sorun cezaların ağırlığı ya da hafifliğinden kaynaklanmıyor. Ulusal markerin zamanında uygulamaya konulmaması sıkıntı oluşturuyor.” diye konuştu. Ulusal marker uygulamasıyla Türkiye piyasasında dolaşıma giren benzin, motorin türleri ve biyodizele, yüksek teknoloji ürünü, çıplak gözle görülmeyen, taklit edilemeyen, formülü gizli nitelikte ve yakıtın niteliğini bozmayacak bir kimyasal madde enjekte edilecek. EPDK için özel olarak üretilecek ve patentli olacak marker’ın taklidi, çalınması ve amaç dışı kullanımlarına karşı üretimden çıkıp akaryakıtlara enjekte edildiği zamana kadar bütün evrelerde en üst seviyede güvenlik önlemi alınacak.

Buna göre yurtiçinde pazarlanacak akaryakıta eklenecek ulusal markerın EPDK adına temini, stoklanması, akaryakıta ulusal marker eklemekle yükümlü lisans sahibi tüzel kişilere teslimi, akaryakıta eklenen ulusal markerın sahada kontrolünün yapılması için gereken cihazların (237 adet) temini ve teslimi, gerekli eğitim hizmetlerinin verilmesi ve testi TÜBİTAK tarafından yapılacak. Protokol gereği TÜBİTAK, bütçe aktarımını takiben en geç 8 ay içerisinde seri ulusal marker üretimine başlayacak.

Dürüst şirketler de zarar görüyor

Akaryakıt kaçakçılığının nitelikli terör suçu sayılacağı haberlerini sektör temsilcileri de yakından takip ediyor. Zaman’ın gündeme getirdiği konuyu takip etmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Akaryakıt Bayileri, Petrol ve Gaz Şirketleri İşveren Sendikası Başkanı Atıf Ketenci, “Sektördeki dürüst oyuncuların uğradığı haksız rekabet konusundaki yayınları dolayısıyla Zaman’ı kutluyorum. İki gündür atılan manşetlerin problemin çözümüne önemli katkı sağlayacağını umuyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious