AKP davasında Paksüt parmağı

AKP davasında Paksüt parmağı.14682
  • Giriş : 25.03.2009 / 23:21:00
  • Güncelleme : 25.03.2009 / 23:46:36

Paksüt'ün eşi ile AKP'nin kapatılma davası arasındaki bağlantı...

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


'Ergenekon'' soruşturması kapsamında hazırlanan ikinci iddianamede, Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt'ün eşi sanık Ferda Paksüt'ün AK Parti'nin kapatılması davasındaki gizli bilgileri paylaştığı, toplumda kargaşaya neden olmak amacıyla gerçekte olmayan bilgileri basına sızdırdığı ileri sürüldü.

İddianamede, yapılan teknik takipler sonucunda, Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt'ün eşi olan sanık Ferda Paksüt'ün Akşam Gazetesi Ankara Haber Müdürü Ersin Bal ile irtibata geçerek, özellikle ''bazı Anayasa Mahkemesi üyelerinin şahsı, aileleri ve yaşam tarzları hakkında gerçek dışı bilgileri aktarıp, bu hususlarda yazılı ve görsel medyada haber yapılması için baskı yaptığı, böylece yargılama sürecini etkilemeye çalıştığı, örgüt üyesi Turhan Çömez ile irtibatının olduğunun'' tespit edildiği bildirildi.

Hurşit Tolon ile 3 Nisan 2008 tarihinde görüşen Turhan Çömez'in, onun talimatı ile Ferda Paksüt'ü aradığı ve aldığı bilgileri Hurşit Tolon'a aktardığının iletişim tespit tutanaklarıyla anlaşıldığı vurgulanan iddianamede, şöyle denildi:

''Örgüt yöneticisi sanık İlhan Selçuk'un yaptığı görüşmelerde, kapatma davasının planlanmış bir yargı operasyonu olduğunu, ekonomik kriz ve biraz da karışıklık meydana gelmesi halinde askerler için müdahale hakkının doğacağı, kapatılma halinde iktidar partisinin ben 'milli iradeyim' diyerek kendini haklı göstermeye çalışacağını ve çıkacak kaos ortamında da askerlerin hakemliğine başvurulacağı yönündeki beyanlarından, Ergenekon Silahlı Terör Örgütü'nün kapatma davasını kaos ortamı oluşturmak amacıyla kullandığı ve bu nedenle örgütün siyasi yapılanmasında yer alan şüpheli Turhan Çömez'e bu konuda görev verildiği, onun da sanık Ferda Paksüt ile örgütsel irtibata geçtiği anlaşılmaktadır.

Sanık Ferda Paksüt'ün, örgütün kaos ortamı meydana getirilmesi yönündeki amacını ve şüpheliler Turhan Çömez ile Ahmet Hurşit Tolon'un örgütsel konumlarını bilerek, Anayasa Mahkemesi'nin gündeminde bulunan AK Parti'nin kapatılması davasındaki gizli bilgileri şüphelilere verdiği, yine toplumda kargaşaya neden olmak amacıyla gerçekte olmayan bilgileri basına sızdırdığı, böylece örgütün amaçlarının gerçekleşmesine bilerek ve isteyerek yardım ettiği anlaşılmıştır.''

-''EMİN ŞİRİN KAPATMA DAVASINI ÖNCEDEN BİLİYORDU''-

İddianamede, sanık Emin Şirin ile ilgili delillerin değerlendirildiği bölümde, Şirin'in şüpheliler ve dava açılan sanıklardan Adil Serdar Saçan, Doğu Perinçek, Erhan Göksel, Ferit İlsever, Güler Kömürcü, Gürbüz Çapan, Habip Ümit Sayın, Hasan Atilla Uğur, Hakan Şanlı, Halil Behiç Gürcihan, Hikmet Çiçek, İbrahim Şahin, İsmail Yıldız, Kemal Yalçın Alemdaroğlu, Mehmet Şener Eruygur, Muammer Karabulut, Mustafa Ali Balbay, Sinan Aydın Aygün, Sevgi Erenerol, Turan Çömez, Tanju Güvendiren, Ufuk Mehmet Büyükçelebi, Ünal İnanç, Vedat Yenerer, Veli Küçük ve Yalçın Küçük ile örgütsel irtibatlarının bulunduğu savunuldu.

Şirin'in 2002-2007 yılları arasında milletvekili olduğu, daha sonra ''Ergenekon silahlı terör örgütü''nün ''siyasi partileri bölüp parçalama veya farklı partilerin tek merkezden yönetilmesi prensiplerinin uygulanması'' çerçevesinde, bulunduğu partiden ayrılıp farklı bir grup kurma girişimleri içinde olduğu vurgulandı.

İddianamede, Şirin'in, ''Ergenekon silahlı terör örgütü''nün şüphelilerinin, propagandasını yaptıkları güncel, siyasal, dini ve siyasi içerikli görüşlerinin tartışılması için sürekli olarak TBMM'de soru önergeleri verdiği iddia edildi.

Şirin'in, Ergün Poyraz ve İsmail Yıldız'la gizli görüşmeler yaptığı, Hasan Atilla Uğur ve Hakan Şanlı ile yoğun görüşmelerinin bulunduğu, şüpheliye ait birçok soru önergesinin İsmail Yıldız, Muammer Karabulut ve Veli Küçük'ten elde edilen dokümanlar arasında ele geçirildiği kaydedilerek, Emin Şirin'in milletvekilliği sona erdikten sonra da aynı örgütsel faaliyetlerini devam ettirdiği, yapılan teknik takip çalışmalarından, sanık Serhan Bolluk, Adil Serdar Saçan, Turan Çömez ve Gürbüz Çapan'la irtibatlarının bulunduğunun anlaşıldığı ileri sürüldü.

İddianamede, Şirin'in görüşmelerine ilişkin içeriklerden AK Parti'ye kapatma davasının açılacağını önceden bildiği ve kapatma davası açılmadan önceki süreçte davanın açılmasını temin için gerekli faaliyetlerde bulunduğunun tespit edildiği kaydedildi.

-SONUÇ-

İddianamenin sonuç bölümünde, elde edilen delillere ve tüm dosya kapsamına göre ''Ergenekon silahlı terör örgütü''nün yönetici kadrolarının toplumda ve devlet kademelerinde önemli görev ve mevkilerde bulunmuş kişilerden oluştuğu vurgulandı.

Bu kişilerin amaçlarına ulaşmak için gerekli silah, mühimmat ve diğer malzemeleri kolaylıkla temin edebildikleri, devletin çok gizli belgelerini kolaylıkla ele geçirdikleri, örgütün Cumhuriyet gazetesine bomba atılması eylemlerini ve Danıştay suikastını gerçekleştirdiği ileri sürülen iddianamede, örgütün sivil toplum kuruluşlarının üst düzey yönetimlerinde örgütlenerek bu kuruluşları amaçları doğrultusunda yönlendirdikleri kaydedildi.

İddianamede, şu ifadelere yer verildi:

''Medyayı kullanarak örgüt kararları doğrultusunda kamuoyu oluşturdukları, ülkede kaos ve iç çatışma ortamı oluşturmaya çalıştıkları, oluşacak gerginlik ortamından faydalanıp, nihai olarak TSK içerisinde kendilerine destek vereceklerini umdukları kişilerin yardımı ile yürütme ve yasama organlarını ortadan kaldırmaya ve görevlerini tamamen veya kısmen yapamaz hale getirmeye teşebbüs ettikleri, bu kapsamda, özellikle asker kökenli şüphelilerin görevde oldukları 2003-2004 yıllarında hazırladıkları darbe planlarını uygulamaya koydukları, emekli olmalarını müteakip eylem ve faaliyetlerine devam ederek, örgütün belirlediği strateji doğrultusunda sivil toplum kuruluşlarını yönetip, yönlendirmek amacıyla bir kısım kuruluşların yönetimine geçtikleri ve böylece eylem ve faaliyetlerine devam ettikleri, tüm bu eylem ve faaliyetler dikkate alındığında, örgütün hükümetleri devirip yönetimi ele geçirmeye elverişli olanaklara sahip olduğu anlaşılmıştır.

Soruşturma aşamasında ele geçirilen silahların çeşitliliği, miktarları, arz ettiği vahamet, sağlanma şekilleri, ele geçen suikast planları dikkate alındığında, örgütün yasama ve yürütme organlarını cebren ortadan kaldırarak veya çalışamaz duruma getirerek Terörle Mücadele Kanunu'nun 1. maddesinde belirtilen 'Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek' hedefini gerçekleştirmek bakımından ne kadar kararlı ve yeterli olduğunu, mensuplarından bir kısmının halen eylemlerine devam etmiş olmasının, örgütün eylemlerini uygulama konusundaki ısrarını ortaya koymaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti, bölünmez ülkesi ve yıkılmaz devleti ile bölücü ve yıkıcı terör olarak adlandırılan iki ana terör koluna karşı kararlı ve başarılı bir mücadele vermektedir. Aynı mücadeleyi Ergenekon terör örgütüne yönelik olarak, büyük bir kararlılıkla sürdürmüş, bundan sonra da sürdürmeye devam edecektir.''

İddianamede, şüpheliler Şener Öztürk, Anet Sahakyan, Fuat Karip, Adnan Kılıçaslan, Cemil Çin, Saadettin Sekban, Nuran Nurseli Çamlıbel, Osman Oğuz Çetin ve Tolga Sarıoglu hakkında ''yasa dışı Ergenekon terör örgütü üyesi olmak'', ''terör örgütü içerisinde faaliyet göstermek'' suçlarından kamu davası açmayı gerektiren yeterli delil elde edilemediğinden kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*