AKP derin devlet için ne yaptı?

  • Giriş : 01.02.2007 / 00:00:00

Türkiye, Ecevit'ten 33 yıl sonra Erdoğan'ın dile getirdiği 'derin devlet'i tartışıyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türkiye, Uğur Mumcu cinayetinden Susurluk skandalına, eski JİTEM'ci emekli binbaşı Cem Ersever'in öldürülmesinden Şemdinli'deki bombalı saldırılara kadar birçok sansasyonel eylemin ardından gündeme gelen 'derin devlet' konusunu bir kez daha tartışıyor.
'Derin devlet'in varlığını dile getiren ilk devlet adamı Bülent
Ecevit olmuştu. Ecevit, 26 Eylül 1974'te, Giresun'da yaptığı konuşmada "12 Mart sonrası dönemde adı sanı ortaya çıkan ve tedbirlerin ve hatta soruşturmaların hukukiliğine ve insaniliğine gölge düşüren Kontrgerilla adlı örgütün, bu resmi görüntülü fakat gayriresmi örgütün niteliği ve amacı üzerindeki örtü kaldırılamamıştır" ifadesini kullanmıştı.
Son tartışmayı başlatan ise Başbakan Tayyip Erdoğan oldu. 19 Ocak'ta AGOS Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesinin ardından geçen hafta Kanal 7'de bir programa katılan Erdoğan "Derin devletin varlığına katılmıyorum diye bir şey yok. O her zaman olmuş. Türkiye Cumhuriyeti döneminde başlamış değil. Ta Osmanlı'dan. Bu gelenekten gelen bir şey zaten. Ama bunu minimize etmek, mümkünse yok etmek" dedi

'Kimlerden oluşuyor?'
Erdoğan'ın sözlerine muhalefetin tepkisi gecikmedi. CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin, Başbakan'a "Varlığını kabul ettiğiniz derin devlet, kimlerden ve hangi kurumlardan oluşuyor?. Derin devleti mimimize ya da yok etmek için ne yaptınız" diye sordu.
Erdoğan ise derin devletle ilgili açıklamalarını önceki gün de sürdürdü. Başbakan, Afrika zirvesine katılmak için gittiği Etiyopya yolunda gazetecilerin sorularını yanıtlarken derin devleti 'kurumlar içindeki çeteleşme' olarak niteledi. Erdoğan, derin devletin gelenek haline geldiğini yineleyerek şöyle dedi: "Bu tür bir yapı var. Bugüne kadar bu tür bağlantıların üzerine gidilmediği için bedelini hem millet hem devlet
olarak ödedik. Yürütme olarak belirli bir yere kadar gidebiliyoruz. Bu olayların üzerine yürütme, yasama, yargı birlikte gidilmeli."

'Meclis'ten sonuç yok'
Geçmişte bu konuların Meclis araştırma komisyonlarının gündemine geldiği hatırlatılınca Erdoğan şu değerlendirmeyi yaptı:
"Meclis araştırma komisyonlarından bir sonuç çıkmıyor. Trabzon'da attığımız adım, bunun adımıdır. Vali ve emniyet müdürünün görevden alınması ve mülkiye müfettişleri göndermek bu işin altyapısını oluşturma çabasıdır. Geçmişte ne gibi yazışmalar oldu, müdahale yapıldı mı bakılacak. Bir başka ile sıçrayabilir. Şemdinli'deki netice herkesi tatmin etmemiş olabilir. Şemdinli'den sonra bir sürü olay oldu. Sauna, Atabey çetesi çıktı. Kurumların içindeki çeteleşme bağlantılarının üzerine ısrarla gidilmeli."
Erdoğan bir soru üzerine bu tür eylemlerin seçimleri etkileme çabası olabileceğini de belirterek, Lapseki'deki arabalı vapurun 'Hepimiz Ermeniyiz' pankartına tepki gösterdiğini söyleyen bir kişi tarafından kaçırılmasının bireysel eylem olmayabileceğini söyledi.

Mumcu: Derin devlet yok
Muhalafet liderleri Erdoğan'ın bu açıklamalarını eleştirdi. Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu, partisinin dünkü grup toplantısında, Başbakan'ın iktidarının beşinci yılında "Derin devlet var" dediğini anımsatarak, "Ne yapalım şimdi. Bize düşen bir şey varsa söyle" diye konuştu. 'Derin devlet' denilip, devletin manevi şahsiyetinin rencide edildiğini de savunan Mumcu, "Başbakan 'Devlet içinde devlet gücünü kullanan çeteler var' dese anlayacağım. Ama öyle dediği zaman 'Peki senin elin armut mu topluyor? Sen bu ülkede beş yıldır iktidarsın, Başbakan'sın' derler diye, görünmez bir yere işaret ediyor. Derin devlet filan yok, sadece sığ hükümet var" dedi.
Erdoğan'ın açıklamalarına DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar ise şu sözlerle tepki gösterdi: "Başbakan'ın elini tutan mı var araştırma yapmasında. 4.5 senedir hükümettesiniz. Şikâyet etmek suretiyle günlük siyasetin aracı haline getirilmektedir bu meseleler."
SHP Genel Başkanı Karayalçın da derin devlet konusunda Başbakan'ın
"Olanaklı ise bunu kaldırmak, değilse minimize etmek' formülünü ortaya koyduğunu hatırlatarak "Bu anlayış kabul edilemez. Minimize edilmiş bir derin devlet anlayışı ne demektir?" dedi.
AKP Grup Başkanvekili Eyüp Fatsa ise konuyla ilgili soruya "Başbakan bu ifadeyi kullanmışsa mutlaka bildiği bir şey vardır" yanıtını verdi. Fatsa, "Bu iddiaların ortadan kalkması Türkiye'nin şeffaflaşması ve demokratikleşmesiyle mümkündür" diye konuştu.
AKP Grup Başkanvekili Salih Kapusuz da "Türkiye ne kadar şeffaflaşırsa derin devlet da o kadar minimize edilir" dedi.

Sonuçsuz girişimler
Meclis'te yapılan ve Erdoğan'ın bir sonuç çıkmıyor dediği derin devlete ilişkin çalışmalar şöyle: 1983 seçimlerinden ana muhalefet partisi olarak çıkan SHP'nin derin devlet konusunda hazırladığı Meclis araştırma önergesi ilgi görmedi. 1999'da DSP İstanbul Milletvekili Rıdvan Budak'ın hazırladığı Meclis araştırma önergesi de gündeme alınmadı.
Gazeteci Uğur Mumcu cinayetiyle faili meçhul cinayetleri araştırmak için oluşturulan komisyonların raporlarında da derin devletin varlığına işaret edildi. Susurluk ve Şemdinli olaylarını araştırmak için komisyonlarda da derin devlet tartışması yaşandı. Ancak bu komisyonların raporlarında
'derin devletin' varlığına işaret edilmekle birlikte somut adım atılmadı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious