AKP niye kazandı, CHP niye kaybetti?

AKP niye kazandı, CHP niye kaybetti?.9684
  • Giriş : 18.11.2007 / 17:11:00

TESAV, 22 Temmuz seçimleri ile ilgili raporunu kitaplaştırdı. AK Parti nasıl sonuç aldı? 'Garibanlar' hangi partiye oy veriyor? CHP neden seçimde bekleneni veremedi?

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Sabah gazetesi yazarı Yavuz Donat'ın kitaptan ayrıntıladığı ilginç tespitler...

Türkiye Ekonomik Siyasal Araştırmalar Vakfı (TESAV) yıllardır "her seçimden sonra" bir kitap yayınlar.
Bu "kaynak kitap" niteliğindedir.
"Ciddi bir ekip çalışmasının" ürünüdür.


Eski milletvekili ve bakanlardan Erol Tuncer'in başkanlığını yürüttüğü TESAV "son kitabı" çıkardı:
"Seçim-2007.
22 Temmuz 2007 milletvekili genel seçimleri.
Sayısal ve siyasal değerlendirme.
TESAV yayınları no 31."

Kitap "533 sayfa."
Erol Tuncer'in başkanlığındaki ekip "2007 seçimlerini masaya yatırmış."
"Icığını cıcığını" incelemiş.
"Sebep ve sonuç" ilişkilerini irdelemiş.
Ve Tuncer kitabın "sunuş" yazısını şu cümleyle bitirmiş:
"Yayınımızın araştırmacılar, politikacılar, medya ve üniversite mensupları ile konuya ilgi duyanlar için yararlı bir kaynak oluşturacağı inancıyla..."


Gerçekten "yararlı bir kaynak."
Kitapta "öğrenilecek çok şey" var.
Ve kitaptan "alınacak çok da ders."
Erol Tuncer'i ve "ekibini" kutluyoruz.

Enflasyonun siyasetçesi

Erol Tuncer'in "Seçim-2007" kitabı gösteriyor ki...
Bizim ülkede "parti kurmayı seven çok."
Ama "ben parti kurdum ey millet, düşün peşime" diyenlerin çoğuna da oy veren yok.

2002'de Meclis'e sadece iki parti (AKP ve CHP) girince...
DYP, MHP, ANAP "barajın altına düşünce..."
Siyasette "boşluk" doğunca...
"Neler olmuş neler" biliyor musunuz?

2002 ile 2007 arasında "tam 24 yeni parti" kurulmuş.
Birkaçını sayalım. Bakalım hatırlayan çıkacak mı?
Özgür Toplum Partisi.
Ayyıldız Partisi.
Milli Demokrat Halkın Partisi.
Halkın Kurtuluş Partisi.
Müdafaai Hukuk Hareketi Partisi.
Türkiye Müdafaa-i Hukuk Partisi.
Katılımcı Demokrasi Partisi.

Ankara'nın Çubuk ilçesinde turşu kurmak bile "pek çok heveslinin parti kurmasından" daha ciddi bir iş.
Onun içindir ki...
Çubuk turşusunun Türkiye'nin her yerinde "alıcısı çok." "Akşam niyet edip sabah parti kuranın" ise arkasından giden yok.

Sahi şu anda "54 siyasi partinin bulunduğunu" biliyor muydunuz?

"Garibanlar" hangi partiye oy veriyor?

AK Parti neden ilerledi?
CHP neden seçimde bekleneni veremedi?
TESAV'ın kitabında bu konu da "masaya" yatırılmış.
"Yazılanlar" uzun.
Özetin de özetini sunalım.
"Araştırmada" AKP için deniliyor ki:
- Muhalefetin somut seçenekler sunamaması, topluma umut verememesi, seçmenin beklentilerinin AK Parti'ye yönelmesine yol açtı.
- AK Parti düşük ve orta gelirlilerden, düşük ve orta eğitimlilerden, kırsalda ve varoşlarda yaşayanlardan, görece en yoksul gruplardan yüksek oranlarda oy aldı.
- Bir başka söyleşiyle dışlanmış, mağdur olmuş kesimlerin tercihi AK Parti oldu. (Sayfa 137)

Ve gelelim "kitapta" CHP için söylenenlere.
"Sayfalar dolusu."
Ama "tek cümleyle" özetleyecek olursak:
- CHP ezilen, dışlanan kesimlere sorunlarının çözümü için umut verememiştir. (Sayfa 145)

CHP'liler sakın "zaten Erol Tuncer bize muhalefet ediyor" falan gibi sözlerle "çok önemli bir çalışma olan bu kitabın üzerine perde örtmeye kalkmasınlar."
Kitabı "iyice" okusunlar.

Siyaset nasıl yapılır?

Eski milletvekillerinden İrfan Köksalan (DYP), kendi otelinde (Best Apart) bir akşam yemeği verdi. Davette birkaç aileydik.
Masada "eski bakan" da vardı, "profesör" de, "işadamı" da.
Davetteki hanımlardan biri "bir kadın örgütünün başkanıydı." "Başımızdan geçen bir olayı anlatmak istiyorum" dedi.

"Örgüt olarak yaptıkları çalışmalardan" siyasi partileri bilgilendirmek istemişler.
Partilere "randevu başvurusu" yapmışlar. "Tek bir partiden" yanıt gelmiş:
AK Parti.


Topluca AK Parti'ye gitmişler.
Orada bir "salona" alınmışlar.
Partinin "bazı yöneticileri" gelmiş.
Konuşmuşlar. Tabii bu arada "çay, kahve, pasta ikramı..."

Aradan birkaç gün geçmiş. AK Parti'den "kadın örgütüne" bir telefon gelmiş:
- Sizi ziyaret etmek istiyoruz.
Ziyaret gerçekleşmiş.
AK Partililer demişler ki:
- Geçen gün konuştuğumuz konu üzerinde çalıştık... Size sonuçlarını bildirmeye geldik.

Sivil toplum örgütü başkanı olan hanım konuşmasını şöyle bağladı:
- Ben AK Partili değilim... Birlikte çalıştığım arkadaşlarım da değil.
- Yakın çevremizde AK Partili yok.
- Ama AK Parti'den gördüğümüz ilgiyi başka hiçbir partiden görmedik.
- Ben ve arkadaşlarım yaşadığımız bu olayı her gittiğimiz yerde anlatıyoruz.

"Akşam" yemekte bu "Ankara protokolünün saygın hanımını" dinledikten sonra...
"Sabah" TESAV Başkanı Erol Tuncer'in kitabı geldi.
"Seçim-2007" nin 136'ıncı sayfasında "AK Parti'nin nasıl sonuç aldığı" anlatıyordu.
"Şu cümle" dikkatimizi çekti:
- AK Parti, parti örgütlerinin ve partili yerel yönetimlerin toplumla kurduğu ve geliştirdiği düzenli ilişkilerden yararlanarak...

Bir demokrasi ayıbı

Avrupa'da 5 milyona yakın insanımız yaşıyor.
"Çoğu" oy verecek yaşta.
Ama 2007 seçimlerinde "gümrük kapılarında" kullanılan oy sayısı "228 bin 019."

"Kitapta" bu konuda pek çok ayrıntı var ama...
"5 milyonluk Türk varlığından, sadece 228 bin oy çıkması" her şeyi anlatmaya yetiyor.
Diğer ayrıntılar anlamını kaybediyor.

Eğer bu insanlarımız oy vermek için "gümrük kapısına kadar zahmet etmek" zorunda olmasalardı...
Oylarını "bulundukları ülkede, oturdukları kentte" kullansalardı...
Sandığa atılan oy "kat kat artardı."

Bu konu "Türk siyaseti için bir ayıptır."
Ve bir an önce çözülmelidir.

Acı ama gerçek

Kitapta "1987 seçimleri" irdelenmiş. 1991-1995-1999-2002 seçimleri
"analiz edilmiş."
"1991-1995 yılları arasında ülkeyi yönetmiş olan 4 hükümetin tümü DP (DYP) tarafından kurulmuş, parti 1995 seçimlerinden sonra ANAP ve Refah Partisi tarafından kurulan iki ayrı hükümette yer almıştır" denilmiş.
"Grafikler" çizilmiş.
"Ayrıntılara" girilmiş.
Ve kitabın 153'üncü sayfasında "şu hükme" yer verilmiş:
"Merkez sağ çökmüştür."

153'üncü sayfa tam "25 satır."
25 satırın "iri harflerle yazılı tek satırı" ise işte bu "tek cümlelik" satır.

"Merkez sağ çökmüştür" satırı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious