AKP'den Hürriyet yazarına tepki

AKP'den Hürriyet yazarına tepki.8455
  • Giriş : 16.09.2008 / 21:23:00

AK Parti Genel BAşkan Yardımcısı Edibe Sözen, Almanya'da süren Deniz Feneri Derneği davasıyla ilgili bugün bir gazetede çıkan haberlerle ilgili olarak, ''Eski, bayat bilgileri yeniymiş gibi sunuyorlar'' dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


AK Parti Tanıtım ve Medya'dan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sözen, partinin resmi internet sitesinden bir açıklama yaptı. Açıklamasında, Hürriyet Gazetesi yazarı Mehmet Y. Yılmaz'ın, bugünkü köşesindeki yazısını eleştiren Sözen, şunları kaydetti:

''Yılmaz, yazısında patronunun çıkarlarını savunmak için yazı yazmadığını iddia edip, Sayın Başbakanımız ve Genel Başkanımızın bu yöndeki sözlerini ispat etmeye davet ediyor.

Olayın, bizi ilgilendiren kısmına gelince; Yılmaz, bir gazetede günlük yorum yazdığına göre, patronu adına 'tetikçilik; yapıp yapmadığını anlamak için bizzat kendi yazılarına bakması yeterliydi. Bunu yapmaması bir tarafa, en azından Sayın Başbakanımız ve Genel Başkanımızın konuşmasını bir kez daha dinlemeli veya okumalıydı. O zaman 'tetikçilik; sözünün aslında bir iddia olarak ortaya atılmadığını, doğruluğu bizzat kendi yazılarından test edilebilecek bir gerçeğin tespiti olarak söylendiğini idrak ederdi. Sayın Başbakanımız ve Genel Başkanımız;ın sözlerini daha kolay anlayabilmeleri için basitleştirerek diyorum ki, Mehmet Y. Yılmaz'ın 'patron kalemşörlüğünün kanıtı, bizzat kendisidir.

Sayın Başbakanımız ve Genel Başkanımız, birden fazla konu başlığı vererek Doğan Medya Grubuna ve yazarlarına sorular sordu. Arzu edenler tamamını görmek için geçtiğimiz ve ondan önceki hafta sonu yaptığı kongre konuşmalarına dönüp ayrıntılarına bakabilirler. Ben burada sadece ikisini tekrarlamak istiyorum: Mehmet Y. Yılmaz, yazarı olduğu gazetenin 'kaçak kağıtla; basılıp basılmadığı, bu konuda bir SPK incelemesinin olup olmadığı, patronunun 'vergi cenneti ülkelerde kurdurduğu tabela şirketler; üzerinden alım yaparak borsadaki ortaklarını zarara uğratıp uğratmadığı iddialarını köşesinde hiç sorgulamış mı? Ben hızlıca taradım ama her hangi bir kanıta rastlamadım.

Bir başka soru da, Vatan Gazetesi;nin yazarlarından birinin, çıkarları yönünde karar aldırmak için SPK Başkanı;na şantaj yaptığı iddiasıdır. Bir başka gazetenin manşetinde taraflarına doğrulatılarak yer alan bu haber, acaba Mehmet Y. Yılmaz;ın yazılarına hiç konu oldu mu diye de baktım, onu da bulamadım. Demek ki, çıkarlar söz konusu olduğunda Mehmet Y. Yılmaz için neyin haber değeri taşıyıp taşımadığı değişkenlik gösterebiliyormuş. Mehmet Y. Yılmaz, adeta bir 'kamikaze saldırısı;yla bugünkü yazısını yazdığına göre, 'kendi kendini ele veren yazar; olsa da 'kendi kendini yalanlayan;ın nasıl ödüllendirileceği de merak konusu. Mehmet Y. Yılmaz;a son sözümüz şudur: Sayın Başbakanımız ve Genel Başkanımız;ın defalarca ispat ettiği gibi, yazdıkları yan yana konduğunda ne kadar yanlı, bağımlı olduğu ortaya çıkıyor. ''

Açıklamasında, ''Doğan Medya Grubunda, Almanya;daki Deniz Feneri davasının dünkü duruşmasının yansıtılma biçiminin de Mehmet Y. Yılmaz;ın 'içine düştüğü; durumu teyiden doğruladığı'' görüşüne yer veren Sözen, şunları ifade etti:

''Herkesin Sayın Başbakanımız ve Genel Başkanımız;ın ağzından öğrendiği, Alman tarafının da iddianame ekinde kayda geçirdiği bir gerçeği, sanki daha dün ortaya çıkmış gibi gösteriyorlar. Ama bunun nedenini anlamak zor değil. Dünkü duruşmada, davaya bakan Alman hakim ile soruşturmayı yürüten polis şefinin bizzat ve teyiden yalanladığı, iftiralarını bir kez daha yüzüne vurduğu Doğan Medya Grubu eski-bayat bilgileri yeniymiş gibi sunuyorlar. Dertleri, dikkatleri dağıtıp, mevzuyu geçiştirmek. Eğer bugün 'Marco;ya karşılık Deniz Feneri; türünden attığınız başlıklarla bir iddiada bulunmak istiyorsanız, sanki bir şeyler söylüyormuş gibi yapmayın; çıkın ve açık açık söyleyin.

Son olarak, Ertuğrul Özkök;ün 'telekulak; sorusuna da bir yorumda bulunmak istiyorum: Ertuğrul Özkök, Aydın Doğan;ın cevaplarını inandırıcı bulmayan ve rahatsızlıklarını özel sohbetlerde gizlemeyen yazarlarının tespiti için 'iki şık;lı bir cevap düşünmüş. Ya legal ya da illegal dinleme ihtimalleri üzerinden duruyor. İşi öyle Önder Sav aceleciliğiyle komploya dökmeden önce daha basit düşünüp, üçüncü ihtimallerin de olabileceğine dikkat çekmek istiyor ve ekliyorum: 9 Eylül 2008 Salı günü, akşam saat sekizden sonra, Bebek Balıkçısı'nda Hürriyet'in iki yazarı, etraftaki masaların da duyabileceği şekilde 'bizim patronun açıklamalarını pek inandırıcı bulmadım' diye konuşmuş olabilirler mi? Ertuğrul Özkök'e daha fazla yardımcı olmak isterdim ama benden şimdilik bu kadar. O yazarların kim olduğunu da siz araştırıp bulun.''

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*