AKP'li Fırat Yargıtay bildirisinin ardından ateş püskürdü

AKP'li Fırat Yargıtay bildirisinin ardından ateş püskürdü.12161
  • Giriş : 23.05.2008 / 13:16:00
  • Güncelleme : 23.05.2008 / 13:18:16

Fırat, Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun ve Danıştay'ın bildirilerine açık cevap verirken şu tespitleri yaptı:

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, ''Hiçbir bariyer, hiçbir engel, hiçbir zorlama Türkiye Cumhuriyeti'nin demokratik yürüyüşünü durdurmaya muktedir olamayacaktır. Herkes ama herkes milli iradeye ram olmak (boyun eğmek) durumundadır'' dedi.

Fırat, AK Parti Genel Merkezi'nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nın açılışında konuştu.

Fırat konuşmasına, ''Sözlerime başlarken Türkiye'nin lideri, Genel Başkanımız ve başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın kalbi selam ve sevgilerini arz ediyorum'' diyerek başladı. Başbakan Erdoğan'a toplantıya katılanlar adına acil şifa dileğinde bulunan Fırat, ''Türkiye'nin en güçlü siyasi kadrosu olarak bütün ülkeyi, bütün şehirleri, bütün ilçe ve köyleri temsilen bugünkü toplantıda bir arada olduklarını'' ifade etti.

70 milyon vatandaşa hizmet kanallarını açmak için bu toplantıları gerçekleştirdiklerini belirten Fırat, şunları kaydetti:

''AK Parti'den başka Türkiye'nin bütün meselelerini sahiplenebilen başka bir siyasi kadronun, başka bir siyasi partinin olmayışı kuşkusuz yükümüzü, sorumluluğumuzu daha da arttırıyor. Demokrasinin gücüne güç katan bir muhalefet olmadığı için ülkemizin bütün dinamiklerini temsil etmek bize düşüyor. İktidar partisi olmamız bugüne kadar bizi özeleştiriden, bütün toplumsal kesimleri anlama çabasından alıkoymadı. Bundan sonra da alıkoymayacaktır.

Biz Türkiye'nin partisiyiz. Ürettiğimiz siyasetin sınırlarını Türkiye'nin çıkarları belirliyor. Modern dünyanın değerleri ile barışık, demokrasiye inanan, muasır medeniyetin bütün nimet ve imkanlarını halkından esirgemeyen, insan hak ve özgürlüklerini geliştirmeye adanmış bir siyasi hareketiz.

Biz bir zümre partisi, bir hizip partisi değiliz. Biz bölge partisi, bir sınıf partisi hiç değiliz. Biz milletimizin ve ülkemizin bütünlüğüne odaklanmış bütün kitleleri kucaklayacak kadar kollarını açmış, toplumsal merkeze yaslanan bir partiyiz. Bu kuşatıcı anlayışla Türkiye'yi uçurumun kenarından alıp istikrar ve güven ortamına kavuşturduk. Bütün gücümüzle Türkiye'nin itibarını yükseltmek, bütün imkanlarımızla milletimizin emanetini taşımak siyasetimizin temel misyonu olmuştur.

-HAKİMİYET KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR-

Türkiye Cumhuriyeti devletinin vatandaşları arasında hiçbir ayrım gözetmeksizin bu ülkeye kalıcı eserler kazandırmak kuşkusuz büyük bir direnç gerektiriyor. Kuşkusuz bu direnci kırmak isteyenler, Türkiye'yi eski günlerine döndürmeyi düşünenler vardır ama onlarınki ham bir hayaldir. Zira eşyanın tabiatı, aklın yolu suların yokuş yukarı akıtılmasına engeldir.

Türkiye Cumhuriyeti kaos günlerine, kriz günlerine kesinlikle dönmeyecektir. Türkiye'ye ödetilecek bu ağır bedeli kimse göze alamaz. AK Parti olarak bugüne kadar ki icraatımızla 'hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir' ilkesini eksiksiz olarak hayata geçirmek en büyük şiarımız oldu. Bundan sonra da AK Parti bu istikamette yürüyüşüne devam edecektir.

Türkiye'nin muasır medeniyet hedefine kilitlenmesinin yegane yolu millet iradesini sadakatle sahiplenmektir. İtilafların, kavgaların, gerililerin Türkiye'nin ekmeğini küçültmekten başka bir işe yaramadığını bu ülke acı tecrübelerle yaşayarak görmüştür. Esasen Türkiye'nin ekmeğini çalanlar, bankalarını boşaltanlar, halkı birbirine düşürenler, siyaseti kötürüm haline getirenler de sandıkta millet eliyle tasfiye edilerek hak ettikleri cevabı almışlardır.

Sayın Baykal ve şürekasının şimdiki demokrasi dışı çabaları beyhudedir, akla ziyandır. Günü geldiğinde elbette bugünlerin faturasını da milletimiz faturasını birilerine kesecektir. Zira Türkiye artık geri bir dönülmez bir istikamete girmiştir. Bu istikamet demokrasidir, hürriyettir, büyümedir, refahtır, kalkınmadır. Korkuların, vehimlerin, paranoyanın geleceğin Türkiye'sini karartması artık mümkün değildir. Ekonomik krizleri tetikleyen, yoksulluğu artıran, ülkenin uluslararası saygınlığını yaralayan siyasi krizler artık ülkenin kaderi olmamalıdır.

Bulunduğunuz noktada hiçbir bariyer, hiçbir engel, hiçbir zorlama Türkiye Cumhuriyeti'nin demokratik yürüyüşünü durdurmaya muktedir olamayacaktır. Herkes ama herkes milli iradeye ram olmak durumundadır. Kimsenin demokrasiyi, hukuku, kalkınmayı, adaleti, merhameti milletten esirgeme hakkı ve lüksü yoktur.''

-''TÜRKİYE'NİN BÜTÜNLÜĞÜNÜ SAVUNMAK...''-

Türkiye'nin yakın tarihinin, ekonomik büyümenin, kalkınmanın, refahın siyasi istikrarla ne kadar irtibatlı olduğunu açıkça gösterdiğini kaydeden Fırat, AK Parti'nin daha iktidara geldiği gün ekonomik büyümenin yollarını açtığını dile getirdi.

''AK Parti'nin getirdiği güven ve istikrar sayesinde ülkenin ekmeğinin büyüdüğünü ve tıkanan yolların açıldığını'' anlatan Fırat, partisinin 5 yıllık icraatlarının karnesini takdir belgesiyle birlikte 22 Temmuz seçimleriyle birlikte vatandaştan aldığını söyledi.

Dengir Mir Mehmet Fırat, sözlerine şöyle devam etti: ''Öyleyse ülkemizin o karanlık tünellere, o istikrarsız kriz günlerine bir daha geri dönmemesi için büyük bir dikkatle çalışmak zorundayız.

Gücümüzü, enerjimizi, aklımızı, vicdanımızı birbirimizi yormadan, birbirimizi sınamadan, birbirimizi itham etmeden mutlak suretle kullanmalıyız. Kim olursa olsun bunun aksini yapanlar Türkiye'ye zarar verirler.

Kuşkusuz Türkiye'nin bütünlüğünü savunmak, halkımızın hukukunu korumak, ekonomik olarak ülkemizi güçlendirmek öncelikle demokrasimizi ve siyaset kurumumuzu sahiplenmekle mümkündür. Bugün hiç ama hiç kimse AK Parti iktidarının ülkemizi zarara uğrattığını, halkımızın ekmeğini küçülttüğünü, gücümüzü zayıflattığını, demokrasimizi zaafa uğrattığını, ülkemizi uluslararası arenada mahcup duruma düşürdüğünü söyleyemez.

Cumhuriyetimizin yüzüncü yıl hedeflerini siyasi yol haritası olarak belirleyen tek parti AK Parti'dir. 3 Kasım seçimlerinde aldığımız emaneti hakkıyla taşımasaydık, 5 yıl iktidarda kaldıktan sonra milletimizin rızasını kazanarak oylarımızı yüzde 34'ten yüzde 47'ye çıkaramazdık.''

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious