AKPM tarihinde bir ilk! Abdullah Gül, AKPM'de konuştu

AKPM tarihinde bir ilk! Abdullah Gül, AKPM'de konuştu.5739
  • Giriş : 03.10.2007 / 13:59:00

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, AKPM'de konuşan ilk Türk cumhurbaşkanı olarak tarihe geçti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Gül, "Türkiye'deki insan hakları reformunun Avrupa'dan Orta
Doğu'ya kadar uluslararası toplum tarafından geniş ölçüde takdir
edildiğini" belirtti.

AKPM genel kuruluna hitap eden Gül, 2003 yılında AKPM'de yaptığı
konuşmada Türk hükümetinin kabul ettiği ve parlamentonun desteklediği
iddialı reform gündemi hakkında bilgi verdiğini hatırlattı ve "Bu
gündem Türkiye'nin en ileri demokrasi, hukuk devleti ve insan hakları
standartlarına ulaşmasına yönelik güçlü taahhütleri içermekteydi. Bugün
üstlenilen taahhütleri yerine getirerek, Türkiye'nin beklentileri
karşıladığını belirtmekten gurur duyuyorum" dedi.

Bu taahhütler arasında en önemlisinin insan hakları politikası olduğuna
işaret eden Gül, "Türkiye'nin şu anda BM'nin insan hakları alanındaki 7
sözleşmesine taraf olduğunu belirtmekten memnunluk duyduğunu" belirtti.

Gül, Türkiye'nin ölüm cezasını tüm koşullarda yasaklayan 6. ve 13. no'lu
protokoller dahil olmak üzere Avrupa Konseyinin çok sayıda sözleşme ve
protokolüne de taraf olduğuna işaret etti.

Türkiye'nin insan hakları politikasının ikinci ayağını yasal reformların
oluşturduğunu ifade eden Gül, bu alanda da önemli ilerlemeler
sağlandığını belirtti ve yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Gül, "Siyasi Partiler Kanunu ve Terörle Mücadele Kanunu'ndaki
değişiklikler, yeni Medeni Kanun ve Ceza Kanunu'nun kabul edilmesi ve
yeni Dernekler Kanunu, yasal reformların temel taşları arasında yer
almaktadır. Bu bağlamda, kadın-erkek eşitliği, devletin bu eşitliği
sağlama yükümlülüğüne vurgu yapılarak temel anayasal ilke haline
getirilmiştir. Her türlü ayrımcılık yasaklanmıştır. Dernek kurma ve
toplama hakkına ilişkin yasal ve anayasal güvenceler güçlendirilmiştir.

İfade özgürlüğüne getirilen sınırlamalar AİHM içtihadına uygun olarak
azaltılmıştır. Kültürel ve dini haklar daha da genişletilmiştir" dedi.

İşkence ve kötü muameleyle mücadelenin de diğer bir önceliği teşkil
ettiğini kaydeden Gül, "işkenceye karşı sıfır tolerans" politikasının
da etkili sonuçlar verdiğini söyledi.

Gül, eski AİHM başkanının, "İşkence ile mücadele alanında Türkiye'den
gelişmiş düzenlemelere sahip bir Avrupa Konseyi üyesi ülke bulmak
güçtür" açıklamasına da atıfta bulundu ve "Türkiye'deki insan hakları
reformu Avrupa'dan Orta Doğu'ya kadar uluslararası toplum tarafından
geniş ölçüde takdir edilmekte" dedi.

Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye'nin reformları gerçekleştirdiği sıradaki
uluslararası duruma dikkati çekerek, "Bu reformları Irak'ta yoğun bir
savaşın hüküm sürdüğü, çevremizdeki diğer bölgelerde savaş tehditlerinin
durmadığı ve yakın çevremizde diğer çatışmaların devam ettiği bir
dönemde gerçekleştirdik. Aynı zamanda dünya ekonomisi de sıkıntılara
karşı koymaktaydı" dedi.

-"AKPM BANA BÜYÜK TECRÜBELER KAZANDIRDI"
Cumhurbaşkanı Gül, "Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisinin kendisine
büyük tecrübeler kazandırdığını ve ilham kaynağı olduğunu" söyledi.

Gül, dokuz yıl boyunca AKPM'de aktif bir biçimde görev aldığını, beş yıl
önce Başbakan sıfatıyla bu kürsüden yine hitap ettiğini ve son dört yıl
içinde Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinde Türkiye'yi Dışişleri Bakanı
olarak temsil ettiğini hatırlattı.

"Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi bana büyük tecrübeler kazandırdı
ve ilham kaynağı oldu" diyen Gül, "AKPM'yi ziyaret etmenin ve eski
dostları tekrar görmenin kendisi için sadece hoş bir fırsat değil, aynı
zamanda derin duygusal anlam taşıdığını" ifade etti.

AKPM Başkanına kendisini davet ettiği için teşekkür eden Gül, "Rene Van
den Linden'in özellikle kültürler arası ve dinler arası diyalog,
Avrupa'da insan haklarının ve demokrasinin durumu gibi güncel konular
üzerinde düzenlediği tartışmaların, bu Meclisin Avrupa'da güncel
sorunların çözümünde yaptığı katkıyı kanıtladığını" söyledi.

Türkiye'deki reform sürecinin devam edeceğini kaydeden Gül, TBMM'nin
açılışında yaptığı konuşmada reform sürecinin devam etmesi,
derinleştirilmesi ve tümüyle uygulamaya geçirilmesi gereğini
vurguladığını anımsattı. Gül, "Türk demokrasisinin ulaştığı olgunluk
düzeyinin, geriye kalan insan hakları sorunlarını etkin şekilde
çözmemizi sağlayacak düzeyde olduğundan kuşku duymuyorum" dedi.

-YENİ ANAYASA HAZIRLIĞI-
Türkiye'de tamamen yeni bir anayasa hazırlanması veya mevcut anayasanın
kapsamlı bir şekilde değiştirilmesi konusunda geniş katılımlı ve canlı
bir tartışmanın cereyan ettiğini ifade eden Gül, şunları söyledi:
"Bu tartışma, tüm siyasi partilerin, sivil toplum kuruluşlarının,
meslek kuruluşlarının, düşünce kuruluşlarının, aydınların, basının ve
vatandaşların katılımıyla devam edecektir. Bu tartışmanın Türkiye'de
anayasal normların 21. yüzyılın gereklerine uygun şekilde
geliştirilmesiyle sonuçlandırılacağına inanıyorum."

-KÜLTÜRLER ARASI DİYALOG-
Küresel ölçekte yaşanan sorunların başında, "uluslararası toplumun
kültürel ve dini fay hatları üzerinde derinleşecek şekilde
kutuplaşmasının" geldiğini ifade eden Gül, her iki taraftaki
radikal unsurların farklılıkları sorumsuzca istismar ettiğini söyledi.

Gül, "İnanıyorum ki, ılımların aşırı uçlar kadar cesaretli ve cüretkar
olmalarının zamanı gelmiştir. Son yıllarda yaşanan sıkıntılı olaylar
anlamlı bir diyaloğu hepimiz için gerekli kılmaktadır. Millerler
arasındaki gerçek diyalog, diğer kültür ve medeniyetlere karşı saygı ve
anlayış gerektirir" dedi.

Günümüzde ırkçılık, yabancı düşmanlığı, antisemitizm ve dini veya etnik
temelde ayrımcılığın birçok alanda arttığını ifade eden Gül, "Tüm
dünyada göçmen toplulukları ve özellikle Müslümanlar, 11 Eylül sonrası
dönemde ön yargı, nefret ve hoşgörüsüzlüğe karşı savunmaz kalmışlardır.

Ayrımcılık ve nefretin her çeşidiyle mücadele, güçlü bir siyasi
kararlılık ve her alanda proaktif bir tutum gerekmektedir. Benzer
şekilde, terör ve aşırılığın herhangi bir din ya da kültürle özdeş
tutulmasına karşı çıkmalıyız. Gerçek fay hatları dinler ve kültürler
arasında değil, demokrasi ve otoriter rejimler arasındadır" dedi.

Gül, bu nedenle Türkiye'nin kültürler ve dinler arasında diyalog ve
işbirliğini teşvik etmek amacıyla BM çatısı altında İspanya ile
Medeniyetler İttifakı girişiminin eş başkanlığını üstlendiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Gül, "Tarihten gelen çok kültürlülük deneyimi
bulunan, çok geniş coğrafya ile bağlantıları olan ve toprakları birçok
medeniyete ev sahipliği yapan Türkiye, farklı kültürler arasındaki
iletişimin mümkün, gerekli, faydalı ve zenginleştirici olduğunu iyi
bilmektedir. Türkiye'nin kendi tecrübesi, laik demokrasinin halkın
çoğunluğu Müslüman olan bir toplumda gelişebileceğinin en güçlü
kanıtıdır" dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious