Akraş: "Kürtçe için somut adım, terörü bitirir"

Akraş:
  • Giriş : 21.02.2008 / 13:50:00
  • Güncelleme : 21.02.2008 / 14:00:38

Kürdi-Der Genel Başkanı Mazhar Aktaş, ilginç bir konuya dikkat çekti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Hükümetin bir TRT kanalını sadece Kürtçe ve Farsça yayınlara ayrılması ile ilgili çalışmaları devam ederken, Kürtçe alanındaki çalışmalarıyla bilinen Kürt Dilini Araştırma ve Geliştirme Derneği (Kürdi-Der) Genel Başkanı Mazhar Aktaş, ilginç bir konuya dikkat çekti.

Aktaş, Türkiye'de 30 yıldır yaşanan terör olaylarının, hükümetin Kürtçe konusunda somut bir adım atması halinde biteceğini savundu.

Hükümetin Kürtçe ve Farsça yayın yapacağı yeni televizyon kanalı çalışmalarının olumlu adımlar olduğunu anlatan Aktaş, ancak bu gelişmelerin tek başına yetersiz olduğunu ileri sürdü. Kürtçe taleplerinin arkasında ülkenin birlik ve bütünlüğünün yattığını anlatan Aktaş, buna karşı çıkanlara Osmanlı dönemindeki birlik ve beraberliği hatırlamaları gerektiğini vurguladı.

Kürtçe Dil Kursları'nın talep eksikliği ve maddi sıkıntılar nedeniyle kapandığını hatırlatan Aktaş, "Kurs açmak ancak devlet desteği ve finansmanı ile olur. Halk eğitim merkezlerinin açtığı kurslar gibi Kürtçe kurslarının açılması sağlanmalı. Birilerinin kalkıp bir dili geliştirmek için kurslar açması talebe karşılık vermez. Bir dili kurslarla geliştirmeniz ve yaygınlaştırmanız imkansız. Devlet desteği olmalı." diye konuştu.

Osmanlı döneminde bütün dillerin serbest olmasına rağmen herhangi bir sorunun olmadığını hatırlatan Aktaş, "Osmanlı döneminde dillere karışılmıyordu. Bölgedeki medreselerde Kürtçe eğitim yapılırdı. Yani pozitif bilimler yanında dini eğitimler de Kürtçe yapılırdı. Ve hiç kimse karışmıyordu. O dönemde herhangi bir olay yoktu." ifadelerini kullandı.

Kürtçe'nin devlet eliyle desteklenme talepleri altında art niyetin aranmaması gerektiğini vurgulayan Aktaş, "Gerçekten yüzümüz hem Ankara'ya hem Avrupa dönük. Biz sadece sırf kendini tatmin etmek için bunu istemiyoruz. Biz Türkiye'nin birliği bütünlüğünden yananız ve olmaya devam edeceğiz. Ama kendi rengimiz bütünlüğümüzle yaşamak istiyoruz. Bunu bir zenginlik olarak görüyoruz. Böyle bir gelişme Türkiye'yi çok rahatlatır. Böylece bölgedeki olayların önüne geçeceğine inanıyoruz. Zaten kargaşaların çoğu anlaşılmamaktan geliyor. Bir avuç nüfusa sahip olan bazı Avrupa ülkelerinde birkaç dille eğitim öğretim yapılıyor ve ülkeler parçalanmıyor. Bunu artık kafamızdan silmemiz lazım. Demokrasinin ve çağdaşlığın çoğunculuk olduğuna inanıyoruz." şeklinde konuştu.
Cihan

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious