Albay Çiçek'e neler sorulmuş neler!

Albay Çiçek'e neler sorulmuş neler!.8256
  • Giriş : 06.07.2009 / 21:40:00
  • Güncelleme : 06.07.2009 / 21:31:54

Kurmay Albay Dursun Çiçek'in dört Ergenekon savcısına verdiği cevaplar ayrıntılarıyla ortaya çıktı...

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


"İrticayla mücadele planı"nda imzası bulunduğu gerekçesiyle tutuklandıktan 19 saat serbest bırakılan Kurmay Albay Dursun Çiçek'in 4 Ergenekon savcısına verdiği cevaplar ayrıntılarıyla ortaya çıktı.

Gazete manşetlerine "AKP ve Gülen'i bitirme planı" başlığıyla taşınan ve avukat Serdar Öztürk'ün ofisinde ele geçirilen "İrtica ile Mücadele Eylem Planı" belgesinin altında imzası olduğu iddia edilen Deniz Kıdemli Kurmay Albay Dursun Çiçek Ergenekon Savcıları Zekeriya Öz, Fikret Seçen, Ercan Şafak ve Murat Yönder'e 15 sayfalık ifade verdi. Ergenekon Soruşturması kapsamında örgüt üyesi olduğu gerekçesiyle 30 Haziran gecesi tutuklandıktan 19 saat sonra serbest bırakılan Çiçek'in; İstanbul Emniyet Müdürlüğü Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğü'ne sorgusundan bir gece önce 29 Haziran'da gelen bir mail ile ilgili de sorgulandığı ortaya çıktı.

İddiaya göre Çiçek "Belge" ile ilgili kendisine ait olup olmadığı ve olduğu varsayımıyla başka kimlerin katkısının olduğu, kaç nüsha düzenlediği, çoğaltıp çoğaltmadığı yolundaki sorulara yanıt verdi. Çiçek konuyla ilgili askeri savcılığa detaylı bilgi verdiğini anlattı, açıklayacağı başka birşey olmadığını söyledi. Çiçek'in "İrtica ile Mücadele" belgesini ilk kez basından gördüğünü, belgenin içerik, şekili kullanılan terimler, imza blokları ve diğer hususlar açısından TSK'nın yazışma kurallarına uymadığını söylediği de öğrenildi.

Çiçek'in Emniyet'e gelen e-mailde yer alan iddiaları ise reddettiği bildirildi. İddiaya göre Çiçek'e yöneltilen ilk soru Cumhuriyetçi Çalışma Grubu'nu bilip bilmediği oldu. Ardından da Ergenekon sanıklarının isimleri tek tek sayılarak tanıyıp tanımadığı soruldu. Çiçek grubu bilmediğini ve sasınklardan Göktaş'ın devre arkadaşı olduğunu, Erbay Çolakoğlu'nun da Şırnak'ta görev yaptığı dönemde tim komutanı olduğunu söyledi. İddiaya göre Çiçek'e sorulan diğer sorular ve yanıtları şöyle:

Hurşit Tolon'da 8 'Çiçek' resmi

- Soruşturma kapsamında hakkında adli işlem yapılan Ahmet Hurşit Tolon'un dijital verilerinin incelenmesi neticesinde sizin adınızı taşıyan 8 adet Dursun Çiçek isimli muhtelif resim dosyaları ve bazı belgelerin olduğu tespit edilmiştir. Bahse konu belgeleri şüpheli Tolon'a siz mi verdiniz, ne amaçla verdiniz?

DÇ: Hurşit Tolon ile emir-komuta zinciri altında çalıştığım bir dönem olmadı. Adı geçen şahsa ait dijital verilerde isminin yer alma nedenini bilmiyorum.
-Avukat Mustafa Hüseyin Buzoğlu'n-dan elde edilen dijital veriler içinde, "Andıç" başlıklı Mart 2006 tarihli "Gizli" ibareli Dursun Çiçek imzalı belge olduğu anlaşılmıştır. Bu belgeyi siz mi hazırladınız. Çoğaltıp başkalarına verdiniz mi?

DÇ: O belgeyi ben de basından duydum. Ancak ben hazırlamadım. Andıç, yapılacak bir çalışma ile ilgili komuta katından ön onay alma işlemidir. Benim görevlerim arasında elbette ki ilgili komutanların verdiği görevler kapsamında andıç hazırlama görevim de vardır. Silahlı Kuvvetler yönergesinde de andıçm tanımı açıkça yapılmıştır. Buzoğlu'nu tanımıyorum.

'ÇÜRÜKLER' BELGESİ

-Tutuklu Deniz Binbaşı Emre Onat'tan ele geçirilen "Çürükler" isimli belgede, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'n-da görevli olup yakınları çürük raporu alarak askerlik yapmayan bazı personelin isimlerinin bulunduğu, bu belgede Kurmay albay Çiçek olarak iki akrabanızın da çürük raporu alarak askerlik yapmadığı şeklinde bilgiler olduğu anlaşılmıştır. Bildiklerinizi anlatır mısınız?

DÇ: Onat isimli şahsı tanımam. Daha önce söz konusu iddialar soruşturulup sonuca bağlandı. Beni yıpratmak amaçlı bu tip gerçek dışı belgeleri hazırlayanlar olduğunu düşünüyorum.

"İMZAMLA İLGİLİ SEHVEN KONUŞTUM"

Söz konusu belgedeki imzanın, 'kendi el ürünü' olup olmadığının belirlenmesi amacıyla toplanan ve farklı zamanlarda atılmış imzaları arasındaki "çelişki"ye ilişkin de sorgulanan Çiçek'in yanıtlannın da çelişkili olduğu iddia edildi.

İmzasını üç yıl önce değiştirdiğini ardından ilk kez askeri savcılıkta verdiği ifadenin altına "yeni" imzasını attığını söyleyen Çiçek'in ifadesi sırasında bu büyük çelişkiyi fark ederek askeri savcılıkta imzasını kasten değiştirdiğini kriminal incelemede zaten bunun ortaya çıkarılacağını bildiğini söylediği öne sürüldü. İddiaya göre Çiçek'in konuya ilişkin sözleri şöyle:

DÇ: Ben askeri savcılıkta ifademin altına attığım imzamı askeri savcılığın karar tebliğ ettiği belgede de kullandım, bundan sonra da kullanacağım. Farklı imzamı ilk kez Askeri Savcılık tutanağında kullanmıştım, o ana kadar örnekleri sizde bulunan imzamı kullanıyordum. Her ne kadar 3 yıl önce bu imzayı kullanmaya başladığımı beyan etmişsem de; sehven bu sözleri kullandım.

- Mart 2006 tarihli andıç?

DÇ: Belge TSK'nın formatma benzemektedir ancak ben hazırlamadım. Bizim birimimiz hazırlamadı. Andıçtaki telefon dahili numaramdır. Ancak gösterdiğiniz dokümanın benim şubemde resmi olarak hazırlananlarla benzerliği yok.

- (Taraf Gazetesi'nde 15 Haziran tarihli "Ben İlker'i bu ekiple ilgili uyarmıştım" manşeti hatırlatılarak)

Emekli bir orgeneral Ocak 2009'dan beri bu eylem planındaki içerik ile ilgili çalışmanın yürütüldüğünü iddia ediyor. Ne dersiniz.

DÇ: Emekli orgeneralin kimliği belli değildir. Birkaç gün önce yapılmış olan haberi desteklemek amacıyla yapılmış, uydurma bir röportaj olduğunu düşünmekteyim.

- Belgeyi siz hazırlamadıysanız kim hazırlamış olabilir.

DÇ: Böyle bir belgenin başka birileri tarafından benim ismim ve imzam kullanılarak hazırlanmasının temel nedenlerinin TSK ile siyasi iktidar arasındaki başta terörle mücadele olmak üzere mevcut uyumu bozmak, ikincisi ise ülkede gündemi değiştirerek kaos ortamı yaratmak olabileceğini söyleyebilirim.

-4 sayfalık belgedeki (İrtica ile Mücadele Eylem Planı) imza size mi ait. Ne amaçla kimlerin talimatıyla hazırladınız. Kaç nüsha. Öztürk'e siz mi verdiniz. Siz vermediyseniz kim ne amaçla vermiş olabilir. İçerik olarak aynı konuların yer aldığı bir çalışma yaptınız mı?

DÇ: Belgedeki imza bana ait değildir. Genelkurmay Askeri savcılığına detaylı bilgi verdim. Bunun haricinde açıklayacağım bir husus yok. Belgeyi ben de ilk kez basında gördüm. Belge içerik, şekil, kullanılan terimler, imza blokları ve diğer hususlar açısından yazışma kurallarımıza uymamaktadır.

-Soruşturma kapsamında sorgulanan Ulus Gazetesi köşe yazarı Ünal İnanç'tan elde edilen "takip edilip gerekli yerlere iletilecek liste" isimli belgede adınızın geçtiği belirlenmiştir. Listedeki isimlerden tanıdığınız var mı?

DÇ: Ünal İnanç isimli şahsı tanımam. Listede bulunan iki ismi Harp Akademisi'nden tanırım. Belgedeki telefon numarası da bana ait.

GÖKTAŞ DEVREM, ÖZTÜRK'Ü BİLMEM

Albay Çiçek Ergenekon savcılarına verdiği 3 saatlik ifadede emekli albay Göktaş'ın Harp Okulu'ndan "devre"si olduğunu ve "bayramdan bayrama" görüştüklerini anlattı, iddiaya göre "İrtica belgesi" ofisinden çıkan avukat Öztürk'ü hiç tanımadığını söyledi

Deniz Kıdemli Kurmay Albay Dursun Çiçek'i 30 Haziran'da İstanbul Adliyesi'nde sorgulayan Ergenekon savcıları iddiaya göre Çiçek'e üst düzey yetkililerin kişisel verilerinin olduğu 51 No'lu DVD ofisinde ele geçirilen emekli Albay Mustaftı Levent Göktaş'ı tanıyıp tanımadığını irtibatı olup olmadığını sordu. Çiçek'in yanıtının ise "Göktaş'la Harp Okulu'ndan devre arkadaşıyım. Harp Okulu'ndan ayrıldıktan sonra bir dönem hiç ilişkim olmadı. Daha sonra Genelkurmay'da çalıştığımız dönemde, Göktaş'ın özel Kuvvetler'de görev yaptığı dönemde Genelkurmay Karargahı'nda yapılan bayramlaşma ve toplantılarda görüştük" olduğu öğrenildi.

ÖZTÜRK'ÜN OFİSİNDE

Çiçek'in, Göktaş'ın avukatı ve Ergenekon tutuklusu Serdar Öztürk'ü ise hiç tanımadığını söylediği belirtildi. Çiçek'i adliyeye taşıyan "İrtica ile Mücadele Eylem Planı" adlı belgenin öztürk'ü n ofisinde ele geçirildiği iddia edilmişti.

BİRİMİNİ ANLATMADI

Çiçek'in savcılık sorgusu sırasındaki, "Şu an çalışmakla olduğunuz birimin görevleri nelerdir? Ayrıntılı açıklayınız?" sorusuna ise "Bulunduğum birimin çalışma usülü ve görevleri hakkında burada bilgi vermek istemiyorum; zira bu konuda yetkili değilim. Komutanlığımız hangi görevi verirse o görevi yerine getirmekteyim" yanıtı verdiği öğrenildi.

HAKLARIMI KORUYUN, SIZDIRANI BULURUM

12 Haziran'dan bu yana ailesine ve yakınlarına zarar verecek yayınlar yapıldığını belirten Çiçek'in, soruşturmanın gizliliği konusunda haklarının korunmasını istediği öğrenildi. 29 senedir TSK'ya hizmet ettiğini belirten Çiçek'in bu belgenin amacının kurumlar arasında çatışmaya sebebiyet vermek olduğunu, emir komuta zinciri altında hareket eden bir subay olduğunu ve yasadışı bir örgüt, kişi veya cuntacıyla işbirliği içerisinde olmasının mümkün olmadığını söylediği öğrenildi. İddiaya göre Çiçek terfi döneminde olunduğunu hatırlatmış ve emsallerinden geri kalmamak için soruşturmanın bir an önce sonuçlandırılmasını talep etmiş. Çiçek'in askeri savcılıkta attığı imzanın birkaç gün içinde basına sızmasının kaynağının da araştırılmasını istediği öne sürüldü.

BİR ELEKTRONİK MESAJ ONLARCA İDDİA

Haziran'ın 12'sinde yayınlanan, "AKP ve Gülen'i bitirme planı" manşetiyle Türkiye'nin gündemine oturan Kıdemli Deniz Kurmay Albay Dursun Çiçek askeri savcılığın ardından geldiği istanbul Adüyesi'nde de ifade verdi. İddiaya göre Çiçek'e yöneltilen sorular arasında 29 Haziran akşamı saat 19.17'de, yani sorgusundan bir gün önce İstanbul Emniyet Müdürlüğü Muharebe Elektronik Şube Mü-dürlüğü'ne gelen e mail'deki iddialar da vardı. Bu ihbar mail'i ile bağlantılı olarak Çiçek'e yöneltilen sorular ve alman yanıtlar iddiaya göre şöyle:

MAİL: Levent Ersöz ve Cemal Temizöz de 94-95 yıllarında Şırnak'ta görev yapmıştır. Dursun Albay Ergenekon'dan tutuklanan bu şahıslar ile ta o dönemden tanışıyor. Ergenekon silahlarıyla yakalanan Mustafa Levent Göktaş ile de hem sınıf arkadaşıdır hem de hemşeridir, her ikisi de Tokat'ın Reşadiye ilçesindendir. Yani Dursun Albay eskiden beri Ergenekoncu subaylarla hep iç içe olmuştur.

- Bu isimlerle ilişkiniz nedir ?

DÇ: Ersöz ve Temizöz'ü tanımıyorum. Göktaş Harp Akademisi'nden devrem.

MAİL: Irticayla mücadele eylem planını da kesinlikle kendisi hazırlamıştır. Çünkü Bilgi Destek Grup Komutanlığı'nda hazırlanan bazı belge Ve raporlarınbaşkalarının eline geçtiğinde yalanlaması ve inkar edilmesi için askeri yazışma kuralları dışında, farklı yazı formatı, sivil ağızla ifadeler gibi hazırlanmasına yönelik sözlü emirler verilmiştir. Bu belgelerde isim, imza, birlik adı bulunmamasının nedeni budur. Bu şekilde Bilgi Destek Komutanlığı tarafından hazırlanmış çok değişik formatlarda bilgi notu, eylem planı, andıçlar var. Hem onun gibi tecrübeh, -daha önce basma sızmış olan, altında imzası bulunan belgelere bakılabilir-bir kişi, belgenin Genelkurmay bilgisayarlarında hazırlanmasının risklerini düşünerek belgeyi farklı bir bilgisayarda hazırlamış, imzaladıktan sonra fotokopilerini gerekli yerlere ulaştırıp orijinalim imha etmiş de olabilir.

Bilgi Destek Dairesi'ne bağlı Obi şubesinde I Çiçek'in kullandığı bilgisayar incelenmedi. Ayrıca Genelkurmay intraneti üzerinde Dr. Deniz Kurmay Albay Dursun Çiçek imzalı birçok bilgi notu var. Son eylem I planında da aynı imzayı kullanmış. 2008 yılında basında ] Toplumu Biçimlendirme Planı isimli bir belge yayınlamıştı. Bu belgenin TSK tarafından hazırlandığı ortaya çıkmıştı. Bu eylem planını yazan kişinin ismi "xx" olarak geçmişti. "xx" Dursun Albay'm rumuzudur. Yani bu planı da o hazırlamıştır. Artık o kadar nettir ki Dursun Albay, TSK içerisinde faaliyet gösteren cuntanın bir elemanıdır. Son eylem planı ile de iyice deşifre olmuştur. Ve aslında Dursun Albaya sahip çıkan Genelkurmay Başkanlığı değil cuntadır.

-Bazı belge ve raporların başkalarının eline geçtiğinde yalanlanması için askeri yazışma kuralları dışında hazırlanması için emir verdiğiniz doğru mu. Bu şekilde hazırlanan başka belge var mı. XX rumuzu size mi ait. 2008 tarihli belgeyi siz mi hazırladınız?

DÇ: Böyle sözlü bir emir verilmemiştir. Zira Genelkurmay Başkanlığı'nda sözle emirle ile iş yapılmaz, yazılı verilir, yapılan her işin yönergesi ve ta -limatları vardır. "xx" işaretli rumuzum yok. O belgeyi ben hazırlamadım. Yazışma usullerimizde rumuz kullanılmaz.

ÇİÇEK'İN MAIL'DE YER ALAN CUNTA İDDİASINI DA REDDETTİĞİ ÖNE SÜRÜLDÜ

MAİL: Hurşit Tolon'un da dahil olduğu cuntacı yapı, bilgi destek daire gibi kritik bir noktada bulundurdukları personel ile. ki Dursun Albay bunlardan önde gelen isimlerdendir, yurt içi, yurt dışı bilgi destek taburlarından gelen bilgilere vakıf olabilmektedirler. TSK içindeki bu cuntacı yapılanma, oluşturdukları politika ve projeleri etkili uzantıları aracılığıyla bu taburlara uygulatma imkanına sahiptir. Bu türlü projeleri hazırlamak Dursun Albay'm görevidir. İçeriğinde suç unsuru bulunmasa ve kendi halkına değil de düşman ülkeye karşı hazırlanmış bir proje olsa psikolojik harekât açısından oldukça başarılı da sayılabilir aslında. Bu belgede de kendisine verilen emri yerine getirmiştir. Ancak bu emri veren makam Genelkurmay değil, cuntadır.

- İhbarda bahsi geçen cuntanın bir elemanı olduğunuz, Bilgi Destek Dairesi kritik bir biçimde cunta için çalıştığınız doğru mudur? Böyle bir cunta var mı? Bu cuntada kimler bulunmakta ve sizin bu cuntadaki konumunuz nedir? Bahsi geçen belgeyi hazırlamak için kimden veya kimlerden emir aldınız?

DÇ: Ben cunta denilen bir gruptan emir almadım, iddiaları kabul etmiyorum.

MAİL: Bu cunta ayrıca karşısında gördüğü personeli kurdukları fuhuş çetesiyle şantaj yaparak sindirmektedir. Ekipte Ergenekon'un fuhuş organizatörü Tuğamiral F.l. Bnb. C.B., sivil sorumlularından emekli Albay Levent Göktaş ve avukat Serdar öz-türk de var. M.S.T.T. Başkanı Alb M.A. psikolojik harp operasyonlarında Dursun Albay ile birlikte hareket eder. Eylem planı doğrultusunda (...) partisi genel başkan yardımcısı (....) ile genel başkan grubu üzerinden yapılacak çalışmaları yürütüyor. Bu oluşum içinde olan bir Albay T.D. DKK içerisinde kadrolaşmayı yürütüyor. Yb. V.S ise bombalı eylemleri gerçekleştirecek ekip içinde Dursun Albay'ın emri altında çalışıyor.

- Metinde adı geçenlerle ilişkiniz hakkında bilgi verir misiniz, ihbarda adı geçen cuntanın fuhuş çetesi olduğu ve ekip olarak bir proje yürüttüğünüz doğru mu?

DÇ: İsimleri tanımıyorum. İddiaları reddediyorum.

TSK personeline baskı

MAİL: Dursun Albay üe bağlantılı Alb.CB. ve Alb. L. B. adeta Si -lahlı Kuvvetler personeline karşı psikolojik harekat yapmaktadır. Toplumsal Dönüşüm Yayınları'na da bir takIm gizli belgeleri servis eden C.B. bunu Dursun Albay ile de paylaşmaktadır. İşçi Partisi'ne gidip gelen C.B, Hurşit Tolon üe de yakındır. Bu yakınlıkla Hurşit Paşa'dan konferans konusunda sınırsız yetki almıştır. (İddiaya göre mailde grubun üst düzey komutan ve siya -silere ilişkin Ermeni, Sabetay, Yahudi, bölücü ve misyoner oldukları yönünde konferans ha -zırladığı belirtiliyor)

- İsimleri geçen kişiler kimdir. Ne gibi bir psikolojik savaş yapılmaktadır.

DÇ: C.B. ve LJB.'yi tanımıyorum.

'Atatürk milliyetçisiyim'

MAİL: DHKP-C mensubu ve Türksolu irtibatlı olarak Dursun Çiçek ile faaliyet gösteren Alb. D.S. de aynı ekipten. İşadamı N.ö de mali konularda destek veriyor. DKK içinde Ergenekon, mezhepçi ve DHKP-C merkezli yapılanma içinde albaylar var. D. S. Ergenekon'a hizmet ederken üniformasını kalkan olarak kullanıyor. Yüce Türk Milletinin DHKP-C yüzünden verdiği şehitlerin kemikleri sızlamaktadır."

- Bu yapılanma doğru mu. Bilgi veriniz.

DÇ: D.S.'yi burada ifade için beklerken tamdım. Diğerlerini tanımam. Ben Atatürk milliyetçisiyim. Bu örgütlerle alakam olmaz.

HABERTÜRK

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*