Ali Babacan: Türkiye'de istihdamı daha artıracağız

  • Giriş : 18.06.2007 / 11:01:00
  • Güncelleme : 18.06.2007 / 11:16:44

Babacan, Türkiye'de, istihdamı daha da artıracak ve işsizliği azaltacak projeler üzerinde çalıştıklarını söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Devlet Bakanı ve Baş Müzakereci Ali Babacan, Türkiye'de, istihdamı daha da artıracak ve işsizliği azaltacak projeler üzerinde çalıştıklarını söyledi.
Babacan, Oxford Business Group tarafından her yıl geleneksel olarak yayımlanan ''Turkey 2007'' raporunda yayınlanan açıklamasında, amaçlarının, bundan sonra istihdamı daha da artırmak olduğunu vurguladı.
İstihdamın artırılması konusunda Dünya Bankası ile birlikte çalıştıklarının altını çizen Babacan, Dünya Bankası ile birlikte üzerinde çalışılan istihdam artırıcı projelerin, mesleki eğitimden, prim sisteminden, işgücü esnekliğine kadar bir çok alanı kapsadığını kaydetti.
Daha aktif bir işgücü politikası, daha esnek ve dinamik bir istihdam piyasası amaçladıklarını belirten Babacan, bunun yanı sıra, istihdam maliyetlerini de düşürerek, prim tahsilatını artırıcı çalışma içinde olduklarını ifade etti.

ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIMLARDAKİ ARTIŞ
Türkiye'nin eskiye göre çok daha fazla uluslararası doğrudan sermaye çektiğini vurgulayan Babacan, 2002'ye kadar, Türkiye'ye giren uluslararası doğrudan yatırımların yıllık ortalama miktarı 1 milyar dolar düzeyindeyken, yatırımların yıllar itibarıyla artış gösterdiğini ve geçen yıl 20,2 milyar dolara ulaştığını söyledi.
Türkiye'de, uluslararası doğrudan yatırımlarda bir artış olduğunu kaydeden Babacan, uluslararası doğrudan yatırımlardaki bu artışın, Türkiye ekonomisinin geleceğine olan güvenin bir işareti olduğunu vurguladı.
2002 yılına kadar Türkiye'deki kümülatif özelleştirme miktarının 8 milyar dolar düzeyinde olduğunu belirten Babacan, 2002 yılından buyana gerçekleştirdikleri özelleştirme miktarının ise 18 milyar dolara ulaştığını kaydetti.
Özelleştirme sürecinin başarıyla yürütüldüğünün altını çizen Babacan, bu çerçevede, etkin bir şekilde çalışmayan kamu elektrik şirketlerinin de özelleştirileceğini ve elektrik dağıtımını, Hükümet olarak artık daha fazla omuzlamak istemediklerini söyledi.

''TÜRKİYE BİR İSTİKRAR ADASI...''
Türkiye'de işleyen bir demokrasi ve şeffaflığın olduğunu ifade eden Babacan, şeffaflık ve demokrasinin, istikrarın iki önemli anahtarı olduğunu kaydetti.
Türkiye'nin, Avrupa Birliği (AB) sürecindeki reformları sürdürdüklerini vurgulayan Babacan, AB sürecindeki kriterleri de yerine getirmeye devam edeceklerini ve AB yolunda açık bir şekilde yürümeye devam edeceklerini söyledi.
Türkiye'nin bulunduğu bölgenin zorluklarına da değinen Babacan, AB sürecini devam ettiren Türkiye'nin, çalkantılı bölgede bir istikrar adası olduğunu vurguladı.

CARİ AÇIK AZALACAK...
Ali Babacan, Cari İşlemler Açığı'nın, GSMH'nin yüzde 8'ine yaklaştığını, ancak Türkiye gibi hızlı kalkınan bir ülkede bu türden açıkların görüldüğünü ifade etti.
Türkiye'nin enerjide dışa bağımlı olduğunu belirten Babacan, özellikle son yıllarda hızla artış gösteren enerji maliyetlerinin, Türkiye'nin ithalat faturasını kabartarak Cari İşlemler Açığı'nın yükselmesinde etkili olduğunu söyledi.
Enerji fiyatlarındaki düşüşe paralel olarak, enerji faturasının da düşmesini beklediklerini belirten Babacan, bu çerçevede, cari açığın düşmesini beklediklerini kaydetti.
Türkiye'nin, hızlı kalkınan bir ülke olarak ağırlıklı olarak yatırım malı ithal ettiğini vurgulayan Babacan, bu ithalatın da, cari açığa geçici bir süre katkı sağlamasına rağmen, ithal edilen makine ve teçhizatın, orta ve uzun vadede üretim olarak Türkiye'ye döneceğini söyledi.
Babacan, Türk Lirası'ndaki değer artışının, cari açığı etkisinin de çok sınırlı olduğunun altını çizdi.
Uluslararası Doğrudan Yatırımlardaki artışın da cari açığın azalmasına katkıda bulunduğunu belirten Babacan, özel sektör yatırımlarında son yıllardaki artışın da Türkiye açısından önemli olduğunu ifade etti.
Babacan, Faiz Dışı Fazla (FDF), konusuna da dikkat çekerek, Türkiye'nin yüzde 6,5 gibi yüksek bir FDF verdiğini, bunu cari açık nedeniyle yüksek tuttuklarını belirterek, ''Eğer yüksek bir cari açık olmasaydı, yüzde 5,5-6 düzeyinde bir FDF yeterli olacaktı'' dedi.
Türkiye ekonomisinin, 2002'den buyana sadece toparlanmadığını, aynı zamanda güçlendiğini vurgulayan Babacan, enflasyon düşerken yüksek büyüme sağlandığını ifade etti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious