Ali Sami Yen'in tek mağduru GS aleyhine dava açacak

Ali Sami Yen'in tek mağduru GS aleyhine dava açacak.13846
  • Giriş : 16.10.2007 / 22:06:00
  • Güncelleme : 27.03.2010 / 03:01:36

Türk futbol tarihine kara bir sayfa olarak geçen Ali Sami Yen olaylarının tek mağduru konuştu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Stattaki kargaşa sırasında bir gözünü kaybeden polis Ürfet Çabuk, mağduriyetiyle baş başa kaldı.

'Her zamanki gibi sabah evden çıkarken bir şeyler unutup unutmadığımı kontrol ettim. Her şey tamdı. Çocuklarımı öpüp, hanıma Allaha ısmarladık deyip evden çıktım. Ne de olsa son görevimdi; tayin istemiştim, İstanbul dışında bir yere gidecektim. Heyecanlıydım. Ama başıma gelecekleri bilemezdim. Zaten korkulacak bir durum da yoktu; alt tarafı bir maçta görev alacaktım. Meğer son görevim hayatımı baştan aşağıya değiştirecek olaylara gebeymiş.'

Ürfet Çabuk 32 yaşında bir polis. Onu ilginç kılan, geçtiğimiz sezon oynanan Galatasaray-Fenerbahçe derbisinde yaşanan olayların tek mağduru olması. Çabuk, tribünde yaşanan hadiselerin en önemli görgü tanığı olsa da kendi başına gelenler hakkında pek bir şey bilmiyor. 19 Mayıs'ta gittiği Ali Sami Yen Stadı'nda aldığı bir darbe ile göz korneası yırtılıp göz merceği düşmüş. Bir başka ifadeyle, sağ gözü artık görmüyor.

TAYİN YERİNE KÂBUS BAŞLADI

Ürfet Çabuk, ilk tayin yeri olan İstanbul'da 3 yıl boyunca Çevik Kuvvet'te mecburi görev yaptıktan sonra bir yıl daha aynı birimde kalmayı kendisi tercih etmiş. Polislikte dördüncü yılını dolduran Çabuk, İstanbul'da oynanan bütün derbi maçlarında görev aldı. Galatasaray-Fenerbahçe maçı da onun son derbi maçıydı. 15 Haziran'da başka bir yerde göreve başlayacaktı çünkü. Ancak son derbi onun için bir kâbusa dönüştü.

Hâlâ tribündeki olayları anlayamadığını söylüyor Ürfet Çabuk. Ona göre derbi maçında polis çok ihtiyatlı davrandı ve bu davranış can kayıplarını önledi. Çabuk, taraftarın günler öncesinden gerildiğini de söylüyor: “Maç öncesinde yöneticiler ve medya iki takım taraftarlarını körüklemişti. Galatasaray taraftarından, Fenerbahçe'nin şampiyonluğunu alkışlamaları isteniyordu. Olaylar bunun için çıktı. Maçla birlikte taraftarlar arasında karşılıklı tezahüratlar ve küfürleşmeler de başladı. Sonra bütün statta meşaleler yanmaya başladı, derken taraftar ne bulduysa sahaya ve birbirilerine atmaya başladı. Benim de içinde bulunduğum bir grup polis, tampon görevi yapıyordu. Karşılıklı küfürler sonra sağa sola saldırmaya dönüştü. Bize bozuk paralar, su şişeleri atılmaya başlandı. Bu durumda hakem maçı durdurdu.”

Çabuk, asıl kritik noktanın bundan sonra başladığını söylüyor ve hakemin santraya gidip maçı tekrar başlatması hataydı diyor: “Artık taraftarı durdurmak mümkün değildi. O sırada ne olduğunu hâlâ tam olarak bilmediğim bir cisim gözüme isabet etti. Ben acımla kıvranırken arkadaşlarım beni olay yerinden uzaklaştırdılar.” Çabuk gözüne isabet eden cismin kim tarafından atıldığını da bilmiyor hâlâ. Ama gözüne isabet eden cisim konusunda fikir yürütüyor. Koparılıp fırlatılan koltuk demiri... Ancak doktorlar bunun demirden ziyade plastik bir parça olduğu yönünde görüş beyan etmişler.

Ürfet Çabuk arkadaşları tarafından arbedenin içinden çıkarılıp ambülânsla Çapa Tıp Fakültesi'ne götürülüyor. Nöbetçi doktor bir şey olmadığını söyleyip pansuman yaptıktan sonra evine gönderiyor mağdur polisi. Ama ertesi gün hastaneye geldiğinde doktorlar derhal ameliyata alınması gerektiğini söylüyor. İlk ameliyatını geçirdikten kısa bir süre sonra da ikinci ameliyatını geçiriyor; ancak gözün görmesinde bir aşama kaydedilmiyor.

GALATASARAY DA BENİ UNUTTU

Şimdi üçüncü kez ameliyat olması gündemde. Fakat Ürfet Çabuk bunun bir fayda sağlamayacağını düşünüyor: “Gözümü yarıp içine mercek koyacaklarını söylüyorlar, bu bir çözüm getirmeyecektir. Kornea yırtılması var, mercek nasıl takılacak bilinmiyor. Bu operasyon için de 6 ay daha bekleyip ona göre karar verilecekmiş. Bu durum uzun bir zaman alacak.” Muallâkta kalıp belirsiz zaman geçirmek istemediğini, bu yüzden tedavinin bundan sonraki kısmını yurtdışında geçirmek istediğini söylüyor. Bunun için gerekli makamlara resmî başvuruda bulunacak.

İlgileneceği bir başka konu daha var genç polisin. Kısa bir süre sonra Galatasaray kulübü aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açmak için hazırlık yaptığını belirtiyor: “Ben hukuki hakkımı kullanacağım. Gözümü kaybettim, bunun zararının Galatasaray kulübü tarafından karşılanmasını istiyorum. Bir ay içinde dava süreci başlamış olacak. En azından kulüp beni yurtdışına tedaviye gönderebilir.”

Galatasaray Kulübü'nün Çabuk'la ilgilenmesi, Başkan Özhan Canaydın'ın hastane ziyaretiyle sınırlı kalmış. Başka şikayetleri de var mağdur polisin: “İsterdim ki Galatasaray gibi büyük bir kulüp benimle ilgilensin. Ben onların maçında görev yaparken gözümü kaybettim. En azından bana destek çıksınlar isterdim; ancak bir gelişme olmadı. Bu yüzden dava açıyorum. Tazminat miktarına ve nasıl bir yol izleyeceğime avukatla birlikte karar vereceğiz. Bir de, maçta görev alan sağlık ekibi ve diğer ekiplerin hepsi para alıyor, polislere bir şey yok. Bu da yanlış bir durum. Üstelik stattaki görev, özel güvenliğin işi; bizim değil.”

ARKADAŞLARIM GİTTİ, BEN KALDIM

Ürfet Çabuk, altı aydır içine düştüğü durumdan çıkmaya çalışıyor. Tedavisinde bir aşama kaydedilmeyen Çabuk, aynı zamanda görevine de başlayamıyor. Bu talihsiz olay vuku bulmasaydı, 15 Haziran itibarıyla yeni görev yerinde olacaktı. “Muhtemelen tayinim doğuya çıkacaktı” diyor Çabuk: “Bir arkadaşımla aynı yerleri işaretlemiştik. Her şeyimiz aynıydı. O şu anda Mardin'de yeni yerinde görev yapıyor. Benim tayinim de muhtemelen Mardin'e çıkacaktı. Ama şimdi buradayım ve hiçbir yerde görev yapmıyorum. Sadece polis kimliğim ve tabancam var. Üniformamı bile giyemiyorum.”

En büyük şoku da Çevik Kuvvet'e gelirken yaşmış: “Tedavilerden dolayı şubeye gelemiyordum. Aradan birkaç say geçtikten sonra görev yaptığım yere geldiğimde şoke oldum. Artık kimseyi tanımıyordum, bütün arkadaşlarım tayin olup gitmiş ve yerlerine yeni arkadaşlar gelmişti. Kendimi çok yabancı hissettim. Zaten kimse de beni tanımadı. Sadece amirim Şahin Bey beni fark edip durumumu sordu. Herkes gitti, ben hâlâ buradayım. Allah bundan sonra neyi gösterir bilemiyorum.”

ÖZLÜK HAKLARINDAN YARARLANAMIYOR

Polis Ürfet Çabuk'un mağduriyeti sadece gözünü kaybetmesiyle sınırlı değil elbet. Onun için hayat aslında bundan sonra başlıyor. Her an görevine son verilme korkusunu da yaşıyor. Bundan sonraki hayatı, doktorların vereceğe rapora bağlı. Rapora göre, polis Ürfet ya artık görev yapamayacak ya da bir iç hizmet birimine atanacak. Şimdiye kadarki duruma göre, dört buçuk yıldır görev yapan Çabuk'un aktif polislik yapma imkanı yok. Son karar için nihai rapor bekleniyor.

Ürfet Çabuk'un belki gözü kadar can yakan bir diğer mağduriyeti ise özlük haklarından yararlanamayacak olması. Yönetmelik gereği bir polis ve çocuklarının özlük haklarından yararlanabilmesi için 5 yıllık görev süresini tamamlaması gerekiyor. Aile fertlerinin tamamının haklardan faydalanması için belirlenen süre ise 10 yıl. Evli ve iki çocuk sahibi 4,5 yıllık polis, mağduriyetiyle baş başa kalmış durumda.

KEŞKE BAŞKA BİR OLAYDA KELLEM KOPSAYDI

Bir polis için görev yaptığı maç esnasında gözünden olmak, anlatılması çok zor bir durum. “Yaşadıklarımı ancak ben biliyorum” diyerek her şeyi özetleyen Çabuk, insanlara “Gözümü maçta kaybettim” demeye utanıyor: “Bu çok zor bir durum. Keşke kolum kanadım kırılsaydı, kellem kopsaydı; ancak bu başka bir durumda, vatanımı savunduğun bir anda olsaydı. Ama bir maçta bunlar başıma geldi. Soranlara utanarak maçta oldu demeye çalışıyorum.”

Gözünü kaybettiğini çocuklarına hâlâ anlatmamış. İlkokul ikinci sınıfa giden oğluna ve dördüncü sınıfa giden kızına yani… Olaydan sonra eve gözü pansumanla gelen Ürfet'i çocukları kapıda karşılarlar; ancak babalarının sarılı gözlerinin sebebini merak ederler. Çabuk, şöyle bir cevapla geçiştirir: “Kötü adamlarla kavga ettik, onlar vurdu.” Sadece çocukları değil Çabuk'un eşi de derinden etkilenir bu 'kaza'dan.

19 Mayıs günü maçta yaşanan olaylardan dolayı Galatasaray kulübü 5 maçlık seyircisiz oynama cezası aldı. Galatasaray, bu cezasını tamamladı. Olaydan hemen sonra aralarında işadamlarının da bulunduğu 33 kişi gözaltına alındı. 12'si tutuklu 21 kişi hakkında dava açıldı. Ancak sanıkların hiçbiri suçlu bulunmadı. Gelir düzeylerini 2-5 bin YTL olarak açıklayan sanıklar, koltukları kırıp sahaya atmadıklarını, polislerin yaralanması olayında bulunmadıklarını, hatta tribünleri sakinleştirmek için çabaladıklarını söyleyip tahliye istedi. Geçtiğimiz ay sonuçlanan davada bütün sanıklar tahliye edildi.

Ürfet Çabuk cephesinde ise durum mutlu sonla bitmiyor. O, yaklaşık 6 aydır göremeyen gözünü tedavi etmek için hastane kapısı aşındırıyor ve bu süreç belki yıllar sürecek. Çabuk en çok da bu duruma içerli: “Ali Sami Yen'in tek mağduru benim. Şu anda olay çıkaranlar serbest kaldı. Galatasaray seyircisiz maç cezasını tamamladı. Ama benim gözüm hâlâ görmüyor. Peki, benim mağduriyetim ne olacak? Ben bu soruyu taraftara, yöneticilere ve herkese sormak istiyorum.”

TEK HAYALİM POLİS OLMAKTI

Ürfet Çabuk, bir taraftan tedavi için her türlü yolu araştırırken diğer yandan hayatını idame ettirmeye çalışıyor. Gündüzleri ona gece oluyor çoğu zaman. Çünkü merceği olmayan sağ gözünden günışığı direkt içeri sızıyor ve bu da ona acı veriyor. Güneş gözlüğü de fayda etmiyor: “Gözlük de ışığı kırmıyor. Geceleri iyi, ancak gündüzleri acım artıyor. Gözümü kapatarak dolaşıyorum. Bu biraz işe yarıyor.”

Şu sıralar sağ gözünün derdine düşen Ürfet Çabuk, polislik mesleğine âşık birisi. Polis olmak için çocukluğundan beri hayal kuruyormuş. 1975 Adana-Kozan doğumlu Ürfet'in çevresinde bulunan çok sayıda tanıdığı polis olunca, o da bu göreve gönül bağlamış. Mahallede ağabey dediği bir polisi kendisine örnek alarak işe koyulduğunu anlatıyor: “Ağabey benim için modeldi. Ona çok özenirdim.”

Ali Sami Yen'in tek mağduru polis memuru Ürfet Çabuk, mesleğiyle ilgili nasıl bir geleceğin kendisini beklediğini bilmiyor. Ancak o hiçbir zaman, kimliğini ve silahını bırakmak istemediğini, polislik mesleğine âşık olduğunu söylüyor: “Polis olmak için çaba harcadım ve muradıma da erdim. Şimdi bu muradımı sürdürmek istiyorum.”

'POLİSLER FUTBOLDAN SOĞUYOR; EN İYİ TARAFTAR GALATASARAY'DA'

Bir gözünü maçta kaybeden polis Ürfet Çabuk'un futbolla arası nasıl? Mağdur polis, bu sorunun cevabını şöyle veriyor: “Futboldan hiç anlamam ve hayatım boyunca hiçbir maçı 90 dakika izlemedim. Görev yaptığım maçlara da sadece görev gereği sahada veya tribünde bulunduğumuz için göz ucuyla baktım.” Çabuk, Beşiktaş taraftarı; ancak takım hakkında hiçbir bilgisinin olmadığını söylüyor. Özetle onun futbolla ilişkisi sadece “görev icabı”ndan öteye geçmiyor. Zaten yaşanan olaylardan dolayı futbola karşı çok soğuk olduğunu da belirtiyor: “Bu durum sadece bende değil diğer arkadaşlarımda da var. Normal takım tutan arkadaşlar böyle maçlara gittikten sonra futbola karşı bir soğukluk hissediyor; artık takımlarını tutmaktan vazgeçiyorlar. Aşağı yukarı bu durum bütün arkadaşlarda oluşuyor.”

Futbolla pek ilgili olmasa da 4 yıl boyunca aralıksız bütün derbileri izlediği için bir taraftar analizi yapacak kadar derin gözlemlerde bulunmuş Ürfet Çabuk. Polis açısından en iyi taraftarın Galatasaray'da olduğunu söylerken bunun gerekçesini şöyle özetliyor: “Ben gözümü Ali Sami Yen'de kaybettim; ama yine de Galatasaray kolay zapt edilebilir, taşkınlıkları kolay durdurulabilir bir taraftar kitlesine sahip. Beşiktaş ve Fenerbahçe taraftarları için aynısını söylemek mümkün değil. Onların taşkınlarını polis olarak yatıştırmakta zorluk çekiyoruz. Ali Sami Yen'deki olay Fenerbahçe ya da Beşiktaş stadında yaşansaydı Allah göstermesin can kayıpları bile olurdu.”

Çabuk, taraftarların stada adım atar atmaz hemen bambaşka bir havaya girdiklerinin altını çiziyor ve ilginç bir ayrıntıya dikkat çekiyor: “Başka takımların taraftarları öteki takımın taraftarları içine girip gizleniyor. Onlardanmış gibi hareket ediyor. Olayları çoğu zaman bunlar başlatıyor. Bu çok tehlikeli bir durum ve biz bunun farkındayız.” Mağdur polis, Türkiye'de tribün terörünün giderek şiddetlenmeye başladığını bunun için ilgili kanunun hakkıyla işletilmesi gerektiğini söylüyor. Tribünlerdeki şiddettin, istenirse amigolar ve yöneticiler tarafından kolaylıkla önlenebileceğini de ekliyor.

AKSİYON

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious