Ali Şen'nin G.Saray hayali

Ali Şen'nin G.Saray hayali.8643
  • Giriş : 10.02.2009 / 20:29:00

Fenerbahçe'nin eski başkanlarından Ali Şen katıldığı bir panelde Galatasaray ve UEFA Kupası için bakın neler söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Fenerbahçe Kulübü eski başkanlarından Ali Şen, en büyük dileğinin Galatasaray'ın Kadıköy'de UEFA Kupası finali oynaması olduğunu söyledi.

Aydın Üniversitesi'nin düzenlediği "Lider Yönetici ve Kulüplerin Transfer Politikaları" konulu panele, Fenerbahçe Kulübü eski başkanı Ali Şen, Galatasaray Kulübü eski başkanı Mehmet Cansun, TFF eski yöneticisi Ayhan Bermek, İstanbul Üniversitesi eski rektörü Mesut Parlak katıldı.

LİGDE KALİTE DÜŞÜYOR

Türkiye'de şampiyonluk yarışının sürekli 4 kulüp arasında geçmesinin kaliteyi düşürdüğünü belirten Ali Şen, "Eğer kulüp başkanlığına talipseniz, şampiyonluk bekleyen kulüplerin taraftarlarının beklentilerini karşılamak zorundasınız. Ülkemizdeki kulüplerden sadece 4 büyüklerin şampiyonlukları vardır. Bu şampiyonluğa talip olan 4 büyük kulübün dışında sezon başında hiçbir kulüp başkanının (Biz bu sezon müthiş bir program yaptık, çok iyi kadro kurduk, bu sezon şampiyonluğa oynayacağız) iddialarını duymuyorum. Ama 4 kulüp başkanı her sezon çıkıp (Biz bu sene şampiyonluğa oynayacağız) diyor. Çünkü taraftarları şampiyonluk bekliyor. Bu olay, Türk futbolunda kaliteyi aşağı indirdiği gibi Türk futbolunun Avrupa sahalarında kalitesinin ve önderliğinin öne çıkmasına da mani olmuştur. Şampiyonluk yarışı bu 4 kulüp arasında yaşandığı sürece rekabet sıkıntısı her zaman yaşanacaktır. Bunu bu yıl Sivasspor ligdeki çıkışıyla yıktı, geçti. Futbolseverlerin rekabetin kızışmasından öfke duymamaları, aksine rekabet
yaşandıkça gururlanması gerekir. Çünkü rekabet, tuttukları takımları daha fazla öne çıkaracaktır" dedi.

Ali Şen, büyük kulüp başkanlarının büyük kulüplere aday olduklarını, taraftarlara ve basına ihtiyacı olmasına rağmen aday olduktan sonra gazetecilerden kaçtıklarını ifade ederek, "Halbuki aynı insanın adayken gazetecilere ihtiyacı olmuştur. Kazandıktan sonra da ibretle görüyorum ki, gazetecilerden kaçıyorlar. Gazeteciler çekmesinler diye hemen orayı terk ediyorlar. Bu iki yüzlülüğü hiçbir gün affetmedim. Her aday taraftarların desteğine ihtiyaç duyarken onların desteğini arzu ederken bir noktaya geldikten sonra onları önemsemediklerini görüyorum. Hiçbir zaman bu tip yöneticilerin ilelebet başarılı olacağına inanmıyorum" diye konuştu.

GALATASARAY'IN FİNAL OYNAMASINI ÇOK İSTERİM

Türkiye'de holiganizmin hiçbir zaman zarar verici boyutlara ulaşmadığını da kaydeden Şen, "Soğukkanlı diye tabir ettiğimiz Avrupa ülkelerine göre Türkiye'de holiganizm son yıllarda yaşanmamaktadır. En büyük dileğim UEFA finalinde Galatasaray'ın bizim statta final oynamasıdır" dedi.

Büyük kulüplerde her zaman şampiyonluk beklendiğini belirten Ali Şen, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Seçimlerden evvel şampiyonluğu vadeden başkanlar, şampiyon olamasalar da o zaman kusurun kendinde olduğunu açıklarsa, o zaman kimse (Sen git ben geleceğim başkanlığa) gibisinden sözler demez. Taraftarlar da kimseyi hiçbir zaman istifaya davet etmezler, sabır gösterirler. Büyük kulüplerde eğer şampiyonluklar ve başarılar gelmezse ya antrenör gider ya başkan gider, ya da futbolcunun yıldızı gider. Dünyadaki büyük kulüplerin hepsinde böyledir. O kadar para verilmesine rağmen Scolari'ye Chelsea takımı sadece 20 maç sabredebildi ve gönderildi. Büyük kulüplerde antrenörlerin görevlerine son verilmesi doğaldır. Görevini yapamayan görevini yapmak için de çaba göstermesine rağmen başarıyı getiremeyen başkanların da görevini yarıda bırakması doğaldır. Aksi takdirde istifaya davet edilir.

Süleyman Seba, Beşiktaş'a inanılmaz hizmetler verdi. Gün geldi taraftarlar (Ahmet Dursun, Seba gitsin) dediler ve hakaret ettiler. Faruk Süren bu ülkenin en başarılı kulüp başkanıdır. 4 yıl arka arkaya şampiyonluk, kupa, UEFA kupası ve Süper Kupa kazandı. Galatasaray taraftarları başları ağrıdığı zaman (Faruk gitsin başkası gelsin) demedi. Açık olarak istifalara muhatap olanlara söylüyorum; ne zaman görevi bırakacağınızı iyi bilmeniz lazım. Eğer başarı yerine gelmiyorsa, vaat ettikleriniz yerine gelmiyorsa yönetim kurulundaki başkanlar tribünlerle takışmaya başlıyorsa o dikiş bir daha asla ve asla yerine gelmez. Yani o yama dikiş tutmaz. Hiçbir başkanın hiçbir taraftar grubuyla didişme hakkı yoktur. Galatasaray taraftarı başarıyla büyümüştür. Fenerbahçe'nin başarısı olsaydı, Fenerbahçe de büyüyecekti. Başarıya alışan bir kulübün başkanıysanız ya başarıyı elde edeceksiniz ya da beyaz mendili sallanacaktır. Yıllarca Ali Sami Yen Stadı'nda Özhan Canaydın için yapılmayan kızgınlıklar eksik olmadı. Ama bakacak olursanız bu dünyanın her yerinde böyledir. Toplumda spor camiasında basınıyla, taraftarıyla kısacası o camianın her kesimiyle ilişkisi iyi olmayan bir başkansan o kişinin başkanlık yapması mümkün değildir. Bir
kulüpte spor yöneticiliği yapmanız için mutlaka olmazsa olmaz 3 faktöre sahip olmanız gerekir. Futbolu ve sporu bilmeli, kültürlü olup dünyayı bilmeniz lazım üçüncüsü de zeki olmanız lazımdır"

TARAFTAR YOKSA KULÜP OLAMAZSINIZ

Öte yandan, Galatasaray Kulübü eski başkanı Mehmet Cansun da takım oyununda taraftarın büyük öneminin olduğunu belirterek, "Büyük fedakar taraftarınız yoksa kulüp olamazsınız. Örneğin Ankaraspor bir belediye takımıdır. Taraftarı olmayan bir kulüptür. Dolayısıyla boş sahada oynayan bir kulüp taraftarsız bir kulüp niteliği taşımamaktadır" diye konuştu.

Galatasaray'ın federasyonla yaşadığı gerginliği değerlendiren Cansun, "Bu, Kayserispor maçıyla ilgili bir olay değil. Benim gördüğüm kadarıyla eğer Galatasaray Yönetimi böyle bir deklarasyon yapmasaydı veya böyle bir çıkış yapmasaydı Galatasaray takımı kendi futbolcularının üstündeki idari konumunu kaybedecekti. Uzun süredir bir Futbol takımında futbolcuların Futbol oynama isteğini reddettiğini gördüm Kayseri maçında. Biliyorum ki, Galatasaray yönetimi futbolcularından dolayı federasyona ricada bulundular. Dediler ki, (Futbolcularımız sahada bir nevi dövülüyor, dayak yiyor ve ciddi sakatlarımız var. 14 sakat oyuncumuz var bu sakatların içinde bir çoğu darbeye maruz kaldığı için sakatlandı. Sizden ricamız Merkez Hakem Kurulu'nu ve hakemleri uyarın). Bu olayın bence esası budur. O yüzden bunu yapmak zorunda hissettiler kendilerini. Çünkü Kayseri maçına gittim ve ilk defa Galatasaraylı futbolcuların topa girmek istemediğini gördüm. Çünkü, adam sakatlanıyor ve bu da onun ekmek parasıdır. Biz de Avrupa ve Amerika'daki gibi bir sigorta düzeni de yok. Bakın işte Uğur'a, 19 yaşında gencecik çocuk en verimli zamanında dizi kırıldı ve gitti. Dolayısıyla hakemlerimizin buna dikkat etmesi gereklidir. Tam tersi oldu ve bu da bardağı taşıran son damla oldu. Sonunda Galatasaray Kulübü de bunu yapmak mecburiyetinde hissetmiştir kendini. Eğer Galatasaray Yönetimi, bunu yapmamış olsaydı bu sefer futbolcuların yönetime karşı güveni kalmayacaktı. Bunun sonucu Galatasaray'a hiçbir etki yapmaz. Bundan sonra yaklaşımların düzeleceğine inanıyorum. Yönetim de hata yapıyor, futbolcu da hata yapıyor, Antrenör de hata yapıyor, hakem de yapıyor. Hata yapan bir hakemi ertesi hafta yine ödüllendirirseniz. O zaman bunda kasıt olduğu tabi ki düşünülür. Hata yapan hakemi 1 hafta ya da neyse cezası verilmesi gerekir" şeklinde konuştu.

Panel sonrasında konuşmacılara katılımlarından dolayı Aydın Üniversitesi tarafından plaket verildi. Ayrıca panele katılan öğrenciler kulüplerin eski başkanlarına taraftarı oldukları atkıları boynuna asarak hatıra fotoğrafı çektirdiler.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*