Alman hastaneleri bakteri saçıyor

  • Giriş : 01.03.2007 / 00:00:00

Almanya'daki hastanelerde antibiyotiklere karşı dirençli bakteriler yayılıyor. Hastanelerde kaptıkları enfeksiyon yüzünden yüzlerce hasta ölüyor

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Daha önceleri geri kalmış ya da gelişmekte olan ülke hastanelerinin problemi olarak görülen "hastane bakterileri" artık Alman hastanelerinin de başına bela olmuş durumda. 1990'lı yıllara kadar örnek olarak gösterilen Alman sağlık sistemi ve Alman hastaneleri, şimdilerde bakteriler nedeniyle zedelenen itibarını kurtarmaya uğraşıyor. Ülke hastanelerindeki antibiyotiklere dayanıklı bakteriler hızla yayılırken, bu bakterilerin sebep olduğu enfeksiyonlar yüzünden yüzlerce hasta ölüyor. On binlerce hastanın tedavisi de bakteriler yüzünden aylarca uzuyor. Uzmanlar, bakterilerin yayılmasına en önemli sebep olarak hastanelerde temizlik kurallarına yeterince dikkat edilmemesi ve antibiyotiklerin savruk bir şekilde kullanılmasını gösteriyorlar.

Almanya'da yayınlanan haber dergilerinden Der Spiegel'in bu haftaki sayısında konuyla ilgili bir habere yer verildi. Ülkenin kuzeyindeki bir kliniğe 2004 yılında yatan ve sağ dizinden ameliyat olan 35 yaşındaki bir bayan hentbolcunun durumunu aktaran dergi, sporcunun ameliyat sonrası yarasında "Sytaphlococcus" isimli bakteri tespit edildiğini ve hastanın bu ameliyatın ardından 60 ameliyat daha geçirdiğini yazdı. İyileşmekten ümidini kesen hasta dergiye şu şekilde konuşuyor: "Artık bacağımı kessinler ben de bu durumdan kurtulayım." Dergiye açıklama yapan 41 yaşındaki inşaat işçisi de benzer ifadeler kullanıyor.

Hastane bakterileri tıp tarihinin en can sıkıcı problemlerinden biri. Doktorlar bakterilerle mücadele için antibiyotiklere sarılırken Penisilin'in keşfinden bu yana piyasaya her zaman yeni antibiyotikler giriyor. Ancak son yıllarda antibiyotiklere dirençli bakteriler hızla yayılmaya devam ediyor. Hastane bakterileri arasında en yaygın olanı ise MRSA olarak okunan "Metisilin'e dirençli stapylococcus aureus" bakterisi. 1990 yılların başında yuvarlak şekilli bakterilerden yüzde ikiden az bir kısmı Metisilin ve Okasilin gibi antibiyotiklere direnç gösterirken bu oran bu günlerde yüzde 21'e çıkmış durumda. Der Spiegel'in aktardığına göre, Almanya dışında hiçbir Avrupa ülkesinde oran bu nispette artmamış. Bazı yoğun bakım ünitelerinde oranın yüzde 50'lerde olduğuna dikkat çekilirken, Berlin merkezli Robert Koch Enstitüsü (RKI) "enfeksiyon probleminin en yüksek düzeye ulaştığı" uyarısını yapıyor. Dergi, yılda yaklaşık 40 ila 50 bin hastanın ameliyat masasından kalktıktan sonra bakteri kaptığını aktardı. Bakteriler, genellikle açık yaralardan ve idrar yollarından hastanın vücuduna yerleşiyor. Akciğer iltihabı ve kan zehirlenmesi vakalarında kapılan bakterilerse hastayı ölüme kadar götürebiliyor. Hastanelerde en fazla risk altında olan yerler ise; ameliyat haneler, cerrahi departmanlar, yanık ve yeni doğan bölümleri.

Der Spiegel'e göre; ülkedeki hastanelerde yıllık ortalama 700 ila bin 500 hasta hastanelerde kaptıkları enfeksiyonlar nedeniyle hayatını kaybediyor. Tam sayı hastanın ölüm sebebinin net olarak ifade edilmemesi nedeniyle bilinmiyor. Berlin'den dergiye görüşlerini açıklayan MRSA uzmanı Martin Wernitz, "Herkes kuş gribi hakkında konuşurken -ki şimdiye kadar Almanya kuş gribinden ölen olmadı- antibiyotiklere dirençli stapylococcus'lar hastanelerimizde her gün en azından iki hastanın ölümüne neden oluyor. Ancak bunları konuşan yok."diyor. Stapylococcus türü bakteriler, diğer bazı mikroplarla gen transferi yaparak veya mutasyona uğrayarak ilaçlara karşı direnç kazanabiliyorlar.

Alman Hastaneleri Hijyen Kurumu Başkanı ve aynı zamanda Greifswald Üniversite hastanesinde görevli tıpçı Axel Kramer, bakterilerin yayılmasının suçluları olarak "muayenehane sahibi doktorları" gösteriyor. Kramer'in tezine göre; hastalar, doktora her gittiğinde bir antibiyotik yazılıyor, bakteriler de bu antibiyotiklere karşı direnç kazanıyor ve yayılıyor. Karmer, antibiyotiklerin yersiz kullanılmaması gerektiğini söylüyor.

Hastanelerde bakterilerin yayılmasının önlemenin en iyi yolu hastalardan çok doktorların hijyene dikkat etmeleri. Fakat pekçok hastanede personel yetersizliğinden dolay bu arka planda kalıyor. "Eğer herhangi bir yoğun bakım ünitesinde bir hemşirenin birden fazla ilgilenmesi gereken hastası varsa, iki hasta arasında elini yıkamaya pek vakit olmuyor." diyen Robert Koch Enstitüsü'nden Wolfgang Witte, hastane imkanlarının yetersizliğine dikkat çekiyor. Berlin Vivantes Klinikten Hijyen uzmanı Klaus-Dieter Zastrow, doktorların da temizlik konusunda ihmalkâr davrandıklarını iddia ediyor. Zastrow, "Geçtiğimiz yıllarda bu nispette fazla MRSA vakası yoktu. Dirençli bakteriler yetersiz hijyen dolayısıyla yayıldı."diyor. Konunun hastane yetkililerine bakan bir yönü daha var. Bakteriyel enfeksiyon vakaları nedeniyle itibar kaybına uğramaktan çekinen hastane yetkilileri, çareyi susmakta buluyor. Bonn'daki üniversite kliniğinden hijyen uzmanı Martin Exner bu noktaya parmak basıyor. Exner, "Eğer sağlık dairesi yetkilileri sormazlarsa, bu tür bir problemin olduğu hastane yönetiminin aklına bile gelmiyor. Çoğu hastane bakterileri konusunda susmayı tercih ediyor."şeklinde konuşuyor.

Öte yandan Avrupa'nın diğer bazı ülkelerinde durum hiç de Almanya'daki gibi değil. Hollanda ve İskandinav ülkeleri, bu tür bakterilerin yayılmasını engellemek için özel önlemler alıyor. Buralarda MRSA vakası görülen hastalar steril bir odaya alınarak izole ediliyor ve bu odaya girenler özel giysilerle kabul ediliyor. MRSA tespit edilen hastane çalışanları derhal evine gönderiliyor ve kendisine antibiyotik tedavisi uygulanıyor. Kuzey ülkeleri aldıkları bu tür önlemlerle hastanede enfeksiyon kapma riskini yüzde 2'nin altına indirmeyi başarmışlar. Örneğin Danimarka'da bir zamanlar yüzde 18 olan MRSA oranı sert tedbirlerin etkisiyle yüzde 0,2'ye düşürülmüş.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious