Almanya'daki uyum tartışmalarında 'kötü örnekler'

  • Giriş : 18.04.2006 / 00:00:00

Almanya'da son dönemde sürekli olumsuz örneklerle gündeme gelen göçmenlere federal meclis eski başkanı Rita Süssmuth'tan sıcak mesajlar geldi. Süssmuth, genellemelerin yabancı düşmanlığını körüklediğini savundu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Konuyla ilgili CİHAN muhabirine açıklamalarda bulunan Süssmuth, göçmen gençler arasında okulunda üstün başarı sağlamış öğrencilerin varlığına dikkat çekerek, bunlardan bahsedilmemesini eleştirdi. Göçmenler hakkında yapılan genellemelerin yabancı düşmanlığını körüklediğini ve iç barışı tehdit ettiğinin altını çizen Süssmuth, CİHAN aracılığıyla göçmenlere şu sözlerle sesleni: "Bu ülkede senelerdir yaşayanlara ve yeni gelenlere şunu söylemek istiyorum: Siz Almanya'nın bir parçasısınız. Buraya hoş geldiniz." dedi.

Berlin'de öğrencilerin çoğunluğunu göçmenlerin oluşturduğu Rütli adlı okulun şiddet olaylarıyla gündeme gelmesinin ardından başlatılan uyum tartışmalarında çizginin aşıldığını belirten Süssmuth, "Göçmenlerin üçte ikisi iyi entegre olmuş vaziyette." dedi. Göçmen gençler arasında okulunda üstün başarı sağlamış öğrencilerin varlığına dikkat çekerek, bunlardan bahsedilmemesine karşı çıkan Prof. Süssmuth, şiddetin göçmenlere has bir özellik olmadığını söyledi ve gençlerin bu tür tartışmalarla yanlız bırakıldıklarını belirtti. Şiddetin yalnızca göçmen öğrencilerin olduğu okullarda olmadığını belirten Süssmuth, "Eğer bir okulda şiddet varsa orada öğretmen, aile, pedagog ve sivil toplum örgütleri arasında işbirliğinin artırılması gerekir." dedi. Uyum konusunda yapılan yanlışlıkların 60'lı yıllara dayandığını itiraf eden Süssmuth, o tarihte ülkeye gelen işçilerin yanlız bırakıldıklarını ve dışlandıklarını belirtti. Süssmuth ayrıca, uyumun gerçekleşmesi için toplumsal katılımın olması gerektiğini söyledi ve "Uyum için sadece dil bilmek yeterli değil. Uyum için eğitim ve işin olması da şart." dedi.

Göçmenlerle yan yana değil, beraberce yaşanması gerektiğini söyleyen ve dünyada farklı kültür ve dinlere mensup insanların berberce yaşadıklarına dikkat çeken Prof. Süssmuth, "Ancak beraber yaşamak için çoğunluk toplumunun ülkeye göç eden göçmenleri kabul etmesi gerekir." ifadesini kullandı. Bu bağlamda "birlikte yaşamı sağlayan bir öncü kültür"ün olması gerektiğinden bahseden Süssmuth, "Sizce bu nedir? " sorusuna ise "Toplumun her kesimi için ortak kabul edilen Anayasa ve içindeki yasalarının kabul edilmesidir." dedi.

-Müslümanlara yapılan suçlamalar kabul edilemez-

11 Eylül'den sonra Batı'da İslam' maledilen olumsuz özelliklerin kabul edilemez olduğunu belirten Süssmuth, Müslüman kökenli göçmenlere yönelik yapılan olumsuz hükümlerin "kesin yanlış" olduğunu kaydetti. Süssmuth ayrıca, siyasilere de çağrıda bulunarak göçmenlerin iş ararken maruz kaldıkları ayırımcılığın giderilmesini istedi.

-Merkel'in yapacağı 'İslam zirvesi' önemli bir adım-

Almanya Başbakanı Angela Merkel tarafından başbakanlıkta düzenlenecek olan 'İslam Zirvesi'ni memnuniyetle karşıladığını kaydeden Prof. Süssmuth, "Bu zirvenin başarıya ulaşması, göçmenlerin eğitim ve iş imkanlarının artırılması yönünde verilecek kararla mümkündür. Bu zirvede ayrıca göçmenlerin bugüne kadar ülkeye yaptıkları katkılar ve elde ettikleri başarılar da sergilenmeli." dedi. Süssmuth ayrıca zirvede göçmenlere yönelik çeşitli insiyatiflerin başlattığı projelerin desteklenmesine yönelik kararların çıkmasını da beklediğini kaydetti. Süssmuth, bu konuda Hertie Vakfı'nın okul öncesindeki çocuklara sunduğu dil eğitimi ile "Anne Almanca öğreniyor" gibi projeleri örnek gösterdi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious