Alo Fatih ses kaydı 2014 - Alo Fatih Bilal Erdoğan Fatih Saraç ses kaydı - GYY Fatih Altaylı Tayyip Erdoğan ses kaydı

Alo Fatih ses kaydı 2014 - Alo Fatih Bilal Erdoğan Fatih Saraç ses kaydı - GYY Fatih Altaylı Tayyip Erdoğan ses kaydı.28539
14.02.2014 / 07:21:12

Son günlerde ortaya çıkan ses kayıtları gündeme bomba gibi düştü. Fatih Altaylı dün çıktığı canlı yayında açık açık konuştu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı, internete düşen ses kayıtlarını değerlendirdi, medyanın baskı altında olduğunu söyledi. Ses kayıtlarındaki anketle oynadığı yönündeki iddiaları da kabul etmeyen Altaylı, konuşmalarının bir kısmının montajlandığını söyledi. Telefon kayıtlarındaki "Uludere'yi haber yapmadığımız için Erdoğan teşekkür etti" sözleriyle ilgili de ben o haberi 9 sütun manşet yaptık diyerek yalanladı. 

Fatih Altaylı'nın gündeme bomba gibi düşen ses kayıtları CNN Türk'te Cüneyt Özdemir'in sorularını cevapladı. 

Altaylı'nın açıklamalarından satırbaşları; 

Garibime giden şu oldu. Sadece bizle ilgili olan kayıtların servis edilmesi. Herkes biliyor, medyada çalışan herkesin böyle durumlarla karşılaştığı bilinen bir gerçek. Yıllardır herkes medyaya baskıdan bahsediyor. Peki medyaya baskı neydi? Nasıl yapılıyordu? İlk defa medyaya baskının etiyle kemiğiyle ortaya çıkmasıdır bu. Benim çalıştığım gazeteye el konuldu. Bundan daha büyük bir medyaya baskı olabilir miydi. Ben o günlerde bana baskı yapıldı, bir danışman tarafından dedim. Kimse yazmadı Yeni Harman dergisi hariç. Kimsenin durumundan benimkinden farklı olmadığı ortaya çıkacaktır. Bir baskı var ama önemli olan şu, ben bu baskıyı gazeteme ne kadar yansıttım.

"MÜDAHALE İKTİDARIN GÜCÜYLE DOĞRU ORANTILIDIR"

Habertürk’ün sahibi Ciner Grubu. Mehmet Fatih Saraç, Habertürk grubunda herhalde iki seneye yakın bir zamandır yönetim kurulu üyesi ve patron vekili olarak görev yapıyor. Hükümet tarafından etki alışılan bir medya grubu olduğu izlenimi edinmen normal. Türkiye’deki bütün medya kuruluşlarına bazen bu kadar açık bazen daha az açık…

Ben bu mesleği 32 senedir yapıyorum. Medyaya müdahale her zaman gerçekleşmiştir. Bu iktidarların gücüyle doğru orantılıdır. Koalisyonlar zamanında farklı olur. İktidarların gücü arttıkça bu baskı artar. Bu bütün dünyada var. Benim tek derdim şu. Ben bunu bu gazeteye ne kadar yansıttım. Bu gazete bugün bu kadar çok fırça yiyorsa iktidardan bu şundan bu gazete çünkü yaramazlık yamıyor. İstediklerini yapmamış ki telefonlar geliyor. Rıza Zarraf’ı kimse tanımazken bir şoförünü manşet yapıyorsak… Uçtu uçtu altın uçtu manşetimiz. 17 Aralık’tan önce bunlar. Hemen hemen 4 ay önce yazmışız.

BANT KONUŞMASI USTALIKLA MONTAJLANMIŞ
O anketle ilgili bant konuşması benim Fatih Saraç’la o gün yapmış olduğumuz 3 ayrı konuşmanın ustalıkla montajlanması. Türkçe’nin akışına uygun mu manipülasyon yapayım sözü? Değiştireyim derim. Şurası doğru. Kararsızların dağıtımıyla ilgili konuşurum diyorum. Tuhaf olmaz olur mu aşırı tuhaf ama bu benden kaynaklanmıyor. Sen de gazetecisin yaşıyorsundur. Telefonda hı hı der geçersin. Direndim işte, değiştirmedim ki aynen koydum anketi. Hadi ben yalan söylüyorum. Diğer anketlerle karşılaştırsınlar. Ben eğer o ankette değişiklik yapsaydım bırakırdım bu işi. Herkes biliyor kimin neye ne kadar direndiğini. Bugün medyadaki herkesin konuşmaları ortaya dökülse ben bir yandan çok üzüleceğim bir yandan da sevineceğim çünkü herkesin bunları yaşadığı görülecek.”

BAŞBAKANLA HAYATIMDA BİR KERE KONUŞTUM
Ben hayatta başbakanla bir kere konuştum kayınpederim öldüğünde. Kimin kimi arayacağına ben mi karar vereyim? Bu olay aynen böyle yaşanmış bir olaydır. Bu haber çıktı gazetede. Her başlığı görmem mümkün değil. Bir çocuğu hastane hastane dolaştırmışlar. İsyan eden bir babanın lafı başlığa çıkarılmış. Bu haber olunca Fatih Saraç’ın sözü üzerine bizde kötü niyet olmaz, arkadaşlar haberi okutmak için böyle bir başlık atmışlar dedim. Kayıtların tamamı yayınlansa benim ne dediğim anlaşılacak. Bu çocukları ben tanıyorum, gazetecilik heyecanıyla yapmışlar diyorum. Sağlık Bakanı’nı ararım diyorum. Nitekim aradım. Bunu bir komplo olarak algılamayın diyorum. Türkiye’deki bütün genel yayın yönetmenleri, Ertuğrul Özkök’e de sorun Enis Berberoğlu’na da sorun, böyle bir şey çıktığı zaman konuşursunuz kardeşim. Yıllardan beri yayın yönetmenleri bunun bir komplo olmadığını, dürüst gazetecilik yaptığını anlatır. Ben işten atmadım ama daha sonra bu arkadaşlar daha üst otoriteler tarafından işten atılmış.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*