Alperenler eylem planından kaygı duyuyor

Alperenler eylem planından kaygı duyuyor.10534
  • Giriş : 18.06.2009 / 14:00:00

Alperen Ocakları Genel Başkanı Gürgür: "Eylem planının bize de uygulanmasından kaygı duyuyoruz" dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Alperen Ocakları Genel Başkanı Abdullah Gürgür, Genelkurmay'da hazırlandığı iddia edilen eylem planının Türk demokrasisine vurulmuş çok büyük bir darbe olduğunu belirterek AK Parti ve Gülen için hazırlandığı ileri sürülen planın Alperen Ocakları için de kullanılmasından kaygı duyduklarını söyledi. Alperen Ocakları'na hiçbir toplumsal gösterilere katılmama talimatı verdiklerini dile getiren Başkan Gürgür, yapılarına girebilecek art niyetli insanlara karşı bilgilendirilme yapıldığını, kesinlikle illegal bir yapılanmanın içerisinde olmayacaklarını vurguladı.

Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin hayatını kaybettiği helikopter kazasında büyük acı yaşadıklarını, arama kurtarma çalışmalarında bazı Alperenlerin donma tehlikesi dahi geçirdiğini belirten Alperen Ocakları Genel Başkanı Abdullah Gürgür, son dönemde ortaya atılan iddialara da cevap verdi.

"Tüm fikir hareketleri liderlerini kaybettiklerinde büyük bir travma yaşar, bizler de geçtiğimiz dönemde böyle bir travma yaşadık." diyen Gürgür, duygularını şöyle dile getirdi: "Bizler de onu hem bir lider, hem bir siyasi genel başkanı, hem bir abi, hem bir baba, zor durumlarda başvurulacak bir mercii, gönül dünyamızda ayrı bir yere sahip, gençlerimizin hayal dünyasında farklı bir yapıya sahip bir karakter olarak barındırıyorduk. Tabi böyle bir karakterin öldüğünü ilk duyduğumuzda, o anlık bir olay olmadı, çok büyük bir travma yaşadık. Hatta üç günlük sürede vefat ettiğine de bir türlü inanamadık. Bu süreçte 'menkıbe' tarzı tüm duyumlara da inanır olduk. Çünkü rahmetli liderimiz öyle bir karakter yapısına sahipti ki biz ona ölümü yakıştıramadık. Sanki her an bir duyum, bir haber gelecek, bir telefon çalacak 'O ölmedi, tekrar aramıza geliyor' diye bir haber bekledik. Son dakikaya kadar da umutlarımızı muhafaza ettik. Ve halen de sanki onun vefat ettiğine inanamıyor, yaptığımız programlarda son dakikada o siyah arabasından inip aramıza tekrardan katılıp gözlerimizi tekrardan parlatacakmış gibi hissediyoruz."

Arama kurtarma çalışmalarında bir zaafiyet olduğunu savunan Gürgür, 'Muhsin Yazıcıoğlu'nun vefatı bir sabotajdı veya bir suikastı' demenin şu an maddi delillerle mümkün olmadığını söyledi. Millet vicdanında bu konunun kapanmadığını anlatan Gürgür, arama kurtarmalarda ihmali bulunduğunu düşündükleri bazı görevlilerin görevlerinden istifa etmeleri gerektiğini belirtti. Bu olayın aydınlatılması için kendilerine bir pay çıkardıklarını ifade eden Gürgür, olayın aydınlatılana kadar takipçisi olacaklarını kaydetti.

SUÇLAMALARA BİR DELİL GÖSTERMEZLERSE BU İNSANLAR MÜFTERİDİR

Alperen Ocakları Kayseri İl Başkanlığı tarafından DTP milletvekillerine ve Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir'e Misak-ı Milli sınırlarını gösteren Türkiye haritası gönderilmesi ve mesaja Kıbrıs Barış Harekatı'nın sloganlarından "Bir gece ansızın gelebiliriz" yazısının eklenmesine yönelik eleştirilere cevap veren Gürgür, toplumun algılamaları olduğunu belirterek, olayın tepki amaçlı yapıldığını, kesinlikle bir tehdit unsuru içermediğini savundu.

"Alperen Ocakları'nın topu, tüfeği, silahı mı var ki toplumda belli bir kompartımanı tehdit edebilsin?" diye soran Gürgür, Alperenlerin geçmişte birçok acıyı yaşayan bir gelenekten geldiğini hatırlatarak hiçbir zaman devletin polisliğine, jandarmalığına soyunmadıklarını, bundan sonra da soyunmayacaklarını vurguladı. Faaliyetlerini her zaman legal bir zeminde gerçekleştirdiklerini anlatan Gürgür, Alperenlerin göstermiş olduğu tüm tepkilerin provokasyon olarak medyada yer aldığını söyledi. Provokasyon kelimesi üzerinden toplumu da pasivize etme operasyonu yapıldığını savunan Gürgür, "Alperen camiası, kendi içinde bir aile samimiyetini yakalamış bir harekettir. İsnat edilen suçlamalara hodri meydan. Suçlamalara bir delil ve mesnet gösteremezlerse bu insanlar müfteridir. Ve millet vicdanında hiçbir zaman affedilmeyecektir. İstanbul'da, Diyarbakır'da, Mersin'de, Ankara'da bazı gruplar kendi örgütlerinin kuruluş yıldönümlerinde terör örgütü bayraklarıyla, Apo posterleriyle, devletin güvenlik güçleriyle çatışmayı kültür haline getirip, devletin kaldırımlarını yağmalayıp, vatandaşların arabalarını yakıp, sokak sokak paylaşıp kolluk kuvvetlerine molotof kokteyli atarak kendini ifade eden gruplara bir gün dahi ceza vermezseniz; gerçekten samimi olarak bir ihtiyacını arz eden Kürt kardeşimin de hakkını yemiş olursunuz. Tüm toplumu aynı kefeye koymuş olursunuz. Burda devletimiz suça, teröre, şiddete bulaşmış yapıları din, dil, etnik köken ayrımı yapmadan tespit etmeli bunlara gereken cezai müeyyideleri yapmalı. Gerçekten demokratik haklarını talep eden insanlara da yol vermeli, bunların önünü de tıkamamalı diye düşünüyorum." dedi.

ERGENEKON SORUŞTURMASI TÜRK DEMOKRASİSİ İÇİN BÜYÜK BİR ADIMDIR

Ergenekon soruşturmasının Türk demokrasi hayatı için büyük bir adım olduğuna dikkat çeken Gürgür, Alperen Ocaklarının anti demokratik uygulamaların acısını en yoğun şekilde yaşayan camialardan biri olduğunu söyledi. Bu acıyı abileri, babaları, eşsiz kalan hanımlar ve babasız kalan çocuklarda bizzat yaşamış insanlar olduklarını dile getiren Gürgür, "O yüzden anti demokratik uygulamalara zemin hazırlamak gibi bir isnadı içeren herhangi bir suçlamanın da içerisinde yer almayız. Biz 'zul' kabul ederiz. Bu tarz uygulamalara mahal veren, yol veren yapılanmalarla da sonuna kadar uğraşılması gerektiğini düşünüyoruz. Hatta geçmişe yönelik de darbe girişimleriyle alakalı kişiler hala varsa bunların da sonuna kadar gerekli hukuki düzenlemelerin yapılıp yargılanması taraftarıyız. Ergenekon soruşturmasının da Allah'ın izniyle bu tarz uygulamaların bir daha Türkiye'de müsaade etmeyecek bir şekilde neticelenmesini umut ediyoruz." diye konuştu.

Son günlerde Alperen Ocakları'nın belirli yerler tarafından yönlendirildiği, belirli yapılanmalara, anti demokratik uygulamalara zemin hazırlayan belirli yapılarla ilişkilendirildiğini anlatan Gürgür, dışardan yönlendirmelere, üçüncü şahıslar tarafından kirletilmelerine müsaade etmeyeceklerini vurguladı. Gürgür, Alperen Ocakları'nın 16 yıldır ilmi, kültürel ve sosyal konularda faaliyet gösteren sivil toplum yapılanmaları olduğunu dile getirdi.

EYLEM PLANININ BİZE UYGULANMASINDAN ÜRKÜYORUZ

İçinde bulunulan kritik sürecin tüm arkadaş, yetkili ve görevlilerin farkında olduğunu ifade eden Alperen Ocakları Genel Başkanı Abdullah Gürgür, üzerlerine düşen tarihi misyonu da en iyi şekilde yerine getirdiklerini kaydetti.

Tüm arkadaşlarının yapılara girebilecek art niyetli insanlara karşı bilgilendirildiğini dile getiren Gürgür, bazı kaygılarını şöyle anlattı: "Kendi yapılarımızın samimiyetinden, reflekslerinden, ihlasından, hareketlerinden hiçbir sıkıntımız, çekincemiz yok. Fakat daha önce de olduğu gibi bizimle art niyetli kişiler, belirli grupları bir iki ay teşviki mesai yaptırıp, bunları bizimle aynı karelerde resmedip, bazı art niyetli operasyonlarda kullanıp Alperen Ocakları ismini zedelemeye çalışabilirler. Bu tarz metodolijiler son günlerde gündemde. Gülen cemaati ve AK Parti için bir plandan bahsediliyor. Burda da aslında samimi olan yapıların evlerinde silah yerleştirmek, patlayıcı madde yerleştirmek süretiyle terör örgütleriyle bağlantılıymış gibi bir izlenim verileceğinden bahsediliyor. Gerçek olup olmadığı tartışılıyor. Bizim korktuğumuz metodoloji de budur. Bizi ürküten budur. Bize düşen tüm önlemleri almış bulunmaktayız. Burda sadece Alperen Ocakları'nın yapması da yetmiyor. Bizimle birlikte milletin selametini düşünen kamuoyunun, basının, görsel medyanın da ilkeli yayınlar yaparak bu süreci hep birlikte daha güzel bir Türkiye'yi oluşturmak için değerlendirmemiz gerekir diye düşünüyorum."

"Eğer böyle bir belge varsa Türk demokrasisine vurulmuş çok büyük bir darbedir." diyen Gürgür, bu saatten sonra darbecilere, cuntacılara, anti demokratik uygulamalara karşı bu milletin tahammülünün kalmadığını vurguladı. Üzerine kim giderse Alperenler olarak arkasında olduklarını söyleyen Gürgür, bunların acısını, zedelenmelerini bir daha millet ve gençlik olarak yaşamak istemediklerini belirtti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*