Altaylı: Doğan Grubu şantaj yapıyor

Altaylı: Doğan Grubu şantaj yapıyor.8647
  • Giriş : 30.10.2008 / 15:47:00

Fatih Altaylı, 'Reklam için şantaj' başlıklı yazısında Doğan Grubu'nun Turkcell'le olan hesaplaşmasını kaleme aldı. Altaylı D Smart konusunda RTÜK'ü de eleştirdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Vatan gazetesinde yayınlanan bir köşe yazısında ortaya atılan Turkcell 'Mustafa'ya kamuoyunun tepkisini çekeceği için sponsor olmadı iddiası, 'hükemet baskısı' şeklinde yorumlanınca kuyuya atılan taş henüz çıkartılamadı. Ancak bugün Yavuz Semerci'nin değindiği konuyu Fatih Altaylı da dile getirdi. Her iki yazar da Doğan Grubu'nun Turkcell reklamlarını alamadığı için yıllık 50 milyon YTL fazla zarar ettiğini yazdı. Konuya tarafsız bakanların ortak görüşü, Doğan Grubu, reklam pastasından kaybettiği büyük dilim nedeniyle her fırsatta Turkcelle'e yükleniyor.

İşte Fatih Altaylı'nın Habertürk.com'da yayınlanan yazısı:

Reklam için şantaj

Hürriyet Gazetesi, daha doğrusu Doğan Grubu Turkcell'in “Mustafa” filmine sponsor olmamasını diline doladı gidiyor.
Günlerdir bu yönde yayınları var.
İddialarına göre Turkcell “İktidardan” korktuğu için, Atatürk filmine sponsor olmamış.
Oysa olayın bununla alakası yok.
Turkcell'in Can Dündar'ın Mustafa filmine sponsor olmamasının nedeni iktidar korkusu değil, tam tersine Atatürk'ü sevenler.
Çünkü film, dün bir yandan Turkcell'i karalayan Vatan'ın da yazdığı gibi tartışmalı.
İçinde Atatürk'ü sevenleri üzecek bölümler, bölücülerin “Bakın biz diyorduk” demelerine yol açacak iddialar var.
Turkcell de büyük ihtimalle bunlardan çekindiği ve “Tartışmalı” bir Atatürk filminde yer almamak için sponsor olmamış.
Atatürk'ü Can Dündar'ın gözüyle görmek, bu gözdeki olası bozukluklara ortak olmak istememiş.
Son derece normal, son derece sıradan bir davranış.
Hiç bir kurum önüne getirilen her projeye ortak olmak zorunda değil.
Turkcell, Doğan Grubunun iddialarının tam aksi bir nedenle Mustafa filmine sponsor olmayınca Doğan Grubu aradığı malı bulmuş.
Niye mi?
Çünkü Doğan'ın Turkcell'le ciddi bir hesabı var.
Turkcell yıllardır Doğan Grubu'na reklam vermiyor.
Doğan Grubu bundan rahatsız.
İki nedenle rahatsız. Birincisi ciddi bir para kaybediyorlar.
Reklam pazar paylarının yüzde 60 civarında olduğu düşünülür ve Turkcell'in yılda 100 milyon YTL harcadığı gözönüne alınırsa, parasal kayıp 60 milyon YTL.
Dahası Turkcell Doğan Grubu gazete ve televizyonlarına tek saniye veya sütun reklam vermeden reklamını yapabiliyor, pazar payını arttırabiliyor, pazar lideri olabiliyor, kalabiliyor.
Yani reklamverenlere “Doğansız da olabilir”i kanıtlıyor.
Bu iki durumdan rahatsız olan Doğan Grubu, Turkcell'e her fırsatta saldırıyor, kendisine reklam vermediğine pişman ediyor.
Mustafa filminde de aynen öyle oldu.
Önce Can Dündar çıktı, “Turkcell bana sponsor olmadı” dedi.
Ardından Doğan Grubu saldırıya geçti.
Can Dündar bundan sonraki projelerine sponsor olmayacak olanlara sıkı bir gözdağı verirken, Doğan Grubu da kendisine reklam vermeyenleri ne hale getirebileceğini göstermeye çalıştı.
Bunun adı “Şantaj gazeteciliğidir”.
Reklam vermeyenin karalanarak reklam vermeye yönlendirilmesidir.
Yayın yönetmeninden yazarına kadar toplu halde yapılan bir şantajdır.
Medyada gelinebilecek en aşağılık nokta budur.
Doğan Grubu'nu geldikleri bu noktadan dolayı kutluyorum.


Devlet hak ve hukuk demektir

Doğan Grubu'nu eletirirken, bazı noktalardaki haklılıklarını vurgulamazsam ayıp etmiş olurum.
Öncelikle D Smart'ta yer alan bazı kanalların RTÜK tarafından kapatılmasının son derece yakışıksız, son derece anlamsız olduğu aşikar.
Doğan Grubu, sadece D Smart'ta bulunan, yani uydu üzerinden yayın yapan kanallara sahip. Bunlardan 11'i RTÜK tarafından “Lisanssız” oldukları gerekçesiyle kapatıldı.
Doğan Grubu'nun bu kanallar için yıllardır “Uydu lisans başvurusu” var.
RTÜK bu lisansları yıllardır vermedi.
Ama bir yandan da bunlara göz yumdu.
Ne zaman ki, RTÜK'le Doğan'ın arası bozuldu, o zaman bunları kapattı.
Bu ayıptır. Kamudan, yasalardan gelen gücün kötüye kullanılmasıdır.
Turksat'ın yeni uydusunun devreye alınmasıyla ortaya çıkarılan tablo da aynı derecede çirkindir.
Yeni uyduda ve kablolu yayınlarda iktidara fikren ve bedenen yakın televizyonlar en iyi yerlere yerleştirilirken, iktidardan bağımsız yayın yapan yani “Özgür medya” olmayan kanallara ikinci sınıf yerler verildi.
Burada amaç net.
İktidar yanlısı “Özgür medyanın” izlenme oranlarını ve gelirlerini arttırmak, iktidar yanlısı olmayanların izlenme paylarını ve buna bağlı olarak gelirlerini düşürmek. Bu da kamu gücünün kötüyu kullanılmasıdır.
Ayıptır.
Suçtur.
Tabii bir yandan da “Etme bulma dünyasıdır”.
Doğan Grubu kendisine reklam vermeyene karşı elindeki gücü şantaj amaçlı kullanırken, benzer bir durumla kendisi karşı karşıya kalmıştır.
Ya da yıllarca kamu gücünün kendi yararına kullanılması için medya gücünden faydalanan Doğan bugün tam tersi bir poziyona geçmiştir.
Yani “Müstehaktır”
Ancak devlet “Müstehaklık” diye bir kavram üzerinde duramaz.
Devlet hak ve hukuk demektir.
Bazen en haketmeyene bile.
Teröriste bile.
İster dağda olsun, ister iş dünyasında.

HABER7

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*