'Alternatif Irak stratejisi hazırlanıyor'

  • Giriş : 12.03.2007 / 00:00:00

'Çocuk ve şiddet' araştırması: Uyuşturucu bulmak çocuk işi!

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Suçlu çocuklar ile kimsesizler yurtta yan yana. Çetenin elindeki küçük kapkaççılar için kurtuluş zor.

"Hem yaşınız büyük hem takım elbiselisiniz, size vermeyebilirler. Ama biz gitsek alırız..."
Bu, TBMM Okullarda Şiddeti Araştırma Komisyonu üyelerinin İzmir'de bir grup öğrenciye yönelik "Şimdi istesek uyuşturucu bulabilir miyiz?" sorusuna aldığı yanıt. Komisyonun incelemesi, uyuşturucunun çocuklar için kolay malzeme olduğunu gösterdi. Komisyon, il yetkilileri ve sivil toplum örgütlerini dinleyerek, okul, cezaevi, yurt ve internet kafelerde denetimler yaparak Diyarbakır, İzmir ve Antalya'daki incelemelerini tamamladı.

'Bir gelip üç çıkıyorlar'

Diyarbakır'daki temasları Komisyon Başkanı AKP'li Halide İncekara ve Komisyon Sözcüsü AKP'li Mustafa Ataş yürüttü. İncekara ve Ataş, SHÇEK yetkililerinin yakınmasıyla karşılaştı: "Çocuk Koruma Yasası'yla, suça itilen çocuklar da kurum bünyesinde barındırılıyor. Diyarbakır'da ayrı bir birim olmadığı için suça itilen çocuklar, diğer çocuklarla aynı yerde kalıyor. Suçlu çocuk kuruma bir gelip üç çıkıyorlar. Çünkü diğer çocukları da kandırıp suça yönlendiriyorlar."
Emniyet yetkililerinin verdiği bilgiye göre Diyarbakır'da cezaevindeki 82 çocuktan ikisi terör, diğer çocukların büyük bölümüyse hırsızlık ve kapkaç suçu işlemiş. Yetkililer, 'Okul polisi' projesiyle Diyarbakır'da şiddet olayları ve suç oranlarının yüzde 25 düştüğünü söyledi.

Yaşlısınız size vermezler
İzmir'e komisyon üyeleri AKP'li Mehmet Yüksektepe, Hakan Taşçı, Hasan Aydın ve CHP'li Mustafa Gazalcı gitti. Heyet, Çocuk ve Ergen Alkol Madde Bağımlısı Araştırma ve Uygulama Merkezi'nde (EGEBAM) tedavi edilen 16-17 yaşlarındaki madde bağımlısı dört gençle görüştü. Gençler, uyuşturucuya arkadaşları yüzünden alıştıklarını anlattı: "Her şey bir anda oldu. Bize bedava verdiler, 'içtikten sonra korku falan kalmıyor' dediler. Alışınca da para istediler, 'başkalarını getirirseniz daha ucuza veririz' dediler. Uyuşturucuya çok kolay ulaşabiliyoruz. Herkes nerede satıldığını biliyor. Özellikle de esrar ve extacy satılıyor. Bazı mahalleler var, polis giremiyor. Gidip oralardan uyuşturucu alabiliyoruz. Uyuşturucuya başladıktan sonra da gasp ve hırsızlık daha kolay yapılıyor. Biz pişmanız. Kimse de tanımadığı kişilerle arkadaş olmasın."
Gençlerin "Şimdi istersek biz de uyuşturucu bulabilir miyiz?" sorusuna yanıtı komisyon üyelerini hayli şaşırttı. Çünkü gençler, uyuşturucu bulunabilecek mahalleleri anlatırken, "Ama yaşınız büyük ve takım elbise giydiğiniz için size vermezler. Biz gitsek, hemen alırız" dedi. Milletvekilleri de çocukların verdiği adresleri Emniyet'e iletip, gerekenin yapılmasını istedi.
İzmir Emniyet Müdürlüğü yetkilileri ise Milli Eğitim Müdürlüğü'yle ortak projeleri olan 'özel okul timleri' sayesinde, okullardaki şiddetin büyük oranda azaldığını söyledi. Projeye göre gönüllü personelden oluşturulan okul timleri, özel bir eğitimden geçiriliyor. Okul müdürleri şüpheli durumlarda Emniyet Müdürlüğü'yle irtibata geçiyor. Bu timde görev yapan polis sivil kıyafetlerle okula gidiyor, olayın ortaya çıkmasını sağlıyor.

İnternet kafelerde durum
Komisyon rastgele seçtikleri internet kafelerde de inceleme yaptı. İnceleme yapılan yerlerde, 'yasaklı sitelere' girilmemesi için gerekli filtre sisteminin olmadığı görüldü.
Komisyon üyeleri iki projeden etkilendi. İzmir Belediyesi'nin 'kardeş-ağabey-abla' projesi. Bu projede burs alan üniversite öğrencileri, hafta sonları üç saat 6-7 ve 8. sınıf öğrencilerine evlerinde ders çalıştırıyor. Diğeri ise 9 Eylül Üniversitesi'nden Doç. Dr. Abbas Türnüklü'nün hazırladığı, gecekondu bölgesindeki bir okulda pilot uygulama 'arabulucu' projesi. Okulda 30 kadar öğrenci 'arabulucu' olarak seçiliyor ve özel bir eğitimden geçiyor. Öğrenciler arasında anlaşmazlık çıktığında, bu arabulucular tarafları bir araya getirip sorunun çözümüne uğraşıyor. Arabulucular, anlaşmazlık çözülürse, gerekirse taraflara barış sözleşmezi imzalatıyor.
Antalya'da komisyon üyelerinden AKP'li Halil Özyolcu ile CHP'li Ali Cumhur Yaka çalıştı. Onlar da uyuşturucu bağımlısı çocukların tedavi edildiği merkezi ziyaret etti. Buradaki çocuklar da milletvekillerine uyuşturucuya ulaşmakta zorluk çekmediklerini anlattı.

'Aynı işi yapacağız'
Cezaevinde çocuklara ayrılan bölümü de ziyaret eden komisyon üyeleri, buradaki 60 çocuktan 55'inin Antalyalı olmadığını öğrendi.
Çalışmak için Antalya'ya gelen ya da aileleriyle bu kente göç etmek zorunda kalan çocukların büyük bölümü gasp ve hırsızlık nedeniyle cezaevinde. Çocuklar çıktıklarında yine adreslerinin cezaevi olacağı sinyalini verdi: "Biz de bu işlerden kurtulmak istiyoruz. Ama dışarı çıktığımızda çeteler bizi bekliyor olacak. Tekrar aynı işleri yapmak zorunda kalacağız."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious