Altın portakal

  • Giriş : 13.09.2006 / 00:00:00

Altın Portakal Film Festivali, cumartesi günü başlıyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Antalya bu yıl 43. kez ağırlayacak Türk sinemasının örneklerini. Türkiye Sinema ve Audiovisuel Kültür Vakfı (TÜRSAK) ve Antalya Kültür Sanat Vakfı (AKSAV) işbirliğiyle düzenlenen Altın Portakal Film Festivali, cumartesi günü başlıyor.

Festival, dokuz yeni yerli filme yarışma bölümünde yer verirken bu yıl ilk kez gerçekleştirilecek Film Market’le de Türk sineması, aracısız olarak dünyanın önemli yapımcılarının karşısına çıkacak.

Mâlum; Antalya’da Türk sinemasının tartışmalı mevzuları da bitmez. Bu yılın, daha festival başlamadan çıkan tartışması, yarışma filmlerinin kabul şartlarıyla ilgiliydi. “Babam ve Oğlum”, “Beyza’nın Kadınları”, “Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü?” ve “Organize İşler”in de adının geçtiği tartışma ile ilgili TÜRSAK ve festival başkanı Engin Yiğitgil, ilk ve son kez konuştu: “Başvuru filmleri sekreteryaya geliyor, oradaki arkadaşların dosyaya bakma yetkisi yok. Dolayısıyla başvuruda reddedilmedi filmler. Organize İşler başvurmadı zaten, biz almadık değil. Geçen sene üç yeni film vardı. Yarışmayı kaldırmak gerekecekti. Yarışma olmadan da benim Türk sinemasına katkım olamazdı. Madde 13’e dayanarak önseçim yapmadık geçen sene. Son derece açık ve standardı da budur. Biz bu yönetmeliği dünya çapında pek çok festivalin yönetmeliğini okuyup sinemamız için en uygun koşulları değerlendirerek oluşturduk. Bir kavram kargaşası var; bu bir festival ve amaç en beğenileni ödüllendirmek değil, mümkün mertebe yeni filmlerle yenilenmek.”

‘Hiçbir konuk para almıyor’

Daha başlamadan festivale damgasını vuran bir konu buysa diğeri de yabancı konuklar. Geliş gidişleri hakkında yapılan spekülasyonların yanı sıra festivalin tanıtımına etkileri de tartışılıyor. Bu yılın konukları arasında Nastassia Kinski, Taylor Hackford ve Semira Mahmelbaf gibi isimler var. Antalya’nın, bu isimler için bir tatil beldesinden öte anlam taşıyıp taşımadığı merak konusu. Yabancı konuklar da “Çok eğlendim, iyi bir tatil oldu” gibi cümleleriyle bu merakı kışkırtıyor ama Yiğitgil, “Hepsi festivalin ne olduğunun farkında.” diyor “Michael Madsen’ın döndükten sonra bana gönderdiği mail’i görseniz…” Ve yine TÜRSAK’ın düzenlediği Sinema Tarih Buluşması’ndan bir örnek veriyor: “John Savage geldiğinde gece yarısı Sean Penn’i aradı; ‘İnanamazsın burada müthiş bir festival var ve bu ülkenin yüzde 95’i Müslüman.’ diyerek.” Yine de bütün ilginin, ünlülerde toplanmamasından yana. Antalyalılara dünya sinemasının ayaklarına geldiğini hatırlatıyor ve merak edenler için “Hiçbir konuğumuza, festivale gelmesi için para vermedik.” diye ısrarla vurguluyor.

Türk sineması için bir iyi haber de Film Market. Cannes, Berlin, Locarno, Toronto gibi festivallerde yabancı yapımcı ve dağıtımcılarla karşılaşan Türk sinemacılar, bundan böyle aynı buluşmaları Antalya’da yaşayabilecek. 60 standın kurulduğu Film Market’e toplam 197 katılımcı geliyor. Burada Türk filmlerinin yanı sıra başta Antalya olmak üzere Türkiye’deki doğal platoların da tanıtımı yapılacak. Film Market aynı zamanda Ortadoğu, Orta Asya Avrupa ve Amerika sinema sektörleri için bir buluşma mekânı olacak. Yiğitgil bunu, “Cannes ve Pusan arasındaki boşluğu doldurmaya çalışacağız.” diye özetliyor.

Avrasya Film Festivali

Geçen yıl ilki gerçekleştirilen Avrasya Film Festivali de bu kez kendinden daha emin adımlarla çıkacak karşımıza. Avrupa ve Asya’dan toplam 10 filmin yarıştığı festivalde, geçen senenin galibi Kim Ki Duk’un son filmi “Zaman”, Saraybosna Film Festivali’nden özel ödülle dönen “Kağıt Mavi Olacak” ve Nuri Bilge Ceylan’ın, Cannes’da FIPRESCI ödülü alan filmi “İklimler” de yer alıyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious