Aman borçlanmayın!

Aman borçlanmayın!.10542
  • Giriş : 09.07.2006 / 00:00:00

Ekonomide daha sıkı para politikalarının uygulanması ve alınan yeni önlemler, vatandaşı kemer sıkmaya itecek.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Ekonomide daha sıkı para politikalarının uygulanması ve alınan yeni önlemler, vatandaşı kemer sıkmaya itecek. Uzmanlar, belirsizlik ortamı geçene kadar harcamalarda temkinli olunmasını istedi.

Cari açık riskinin sık sık dile getirildiği Türkiye ekonomisi, son dönemde piyasalarda yaşanan dalgalanma ve enflasyondaki yükseliş nedeniyle tedirgin günler yaşıyor. Herkesin kafasında 'Bundan sonra ne olur. Ne yapmalıyız' sorularının arttığı bu dönemde, Trakya Üniversitesi İİBF öğretim üyesi Prof. Dr. Sadi Uzunoğlu ve ekonomist Uğur Civelek, ekonomi ve piyasalarda son yaşanan gelişmeleri ve bunların önümüzdeki dönemdeki olası yansımalarını BUGÜN'e değerlendirdi. Uzmanlar, hem sokaktaki vatandaşın hem de şirketlerin, bu dönemde neler yapması gerektiği yönünde uyarı ve tavsiyelerde de bulundu. Kurun bu seviyede kalması halinde enflasyonun 6 aylık süreçte yukarı gideceği öngörüsünü yapan uzmanlar, dövizde yeni bir dalgalanma yaşanması olasılığının yüksek olduğunu belirttiler. Ekonomide yaşanan belirsizlik ortamına dikkat çeken uzmanlar, hem bireylere hem de şirketlere 'borçlanmayın' uyarısı yaptılar. Gelirlerdeki düşüşe paralel olarak, devletin vergi toplayamada sıkıntı yaşayacağı ve bu sebeple daha fazla bütçe açığı vereceği tehlikesine vurgu yapan uzmanlar, bunun, sağlıkta olduğu gibi hem devlet harcamalarında kısıntıya gidilmesi, hem de vergilerin daha da arttırılması şeklinde karşılık bulacağını dile getiriyorlar. İşte Uzunoğlu ve Civelek’in vatandaş ve şirketlere önerileri:

Vatandaş ne yapmalı?

Gelirini garanti etmediği sürece borçlanmamalı. Yüksek faizin aşladığı döneme borçlu girmemeli. Bu dönemi, nakit açığı olmaksızın geçirmeli.
Asla gelirinden fazla harcamamalı ve mümkünse tasarruf yapmalı.
Tüketeceği ya da almak istediği bir mal varsa, bu talebini yeniden gözden geçirmeli.
Varlıklarda değer kayıpları olabilir. Konut almayı düşünen ertelesin çünkü fiyatlar şu anda çok şişkin. Gayrimenkul fiyatlarının daha fazla yükselmesi mümkün olmadığı gibi, düşüş öngörülüyor. İleride daha makul fiyatlardan alım yapılabilir.
Hisse senedinden de uzak durulmalı çünkü şirketlerin faaliyet gelirleri azaldıkça, hisse fiyatları düşecektir. Fiyatlarda daha dibi görmedik.
Yatırım kararı vermek için, uygun bir dönem değil. Fırsat gibi görünenler, olmayabilir. Yanılma riski yüksek. Bu dönemde kazanmaktan çok, kaybetmemeye önem verilmesi gerekiyor.
Şirketler ne yapmalı?

İç talebe yönelik üretim ve satış yapıyorlarsa, bunun içine mutlaka ihracatı da katmalı.
Geliri hangi para cinsindense, aynı para cinsinden borçlanmalı.
Sermayesini güçlendirmeli. Parasını asla gayrimenkul gibi atıl yatırımlara yatırmamalı.
Yeni yatırıma karar vermede, hiçbir sektör için doğru zaman değil. Bu nedenle, yeni yatırımdan kaçınmak gerekiyor. Şirketler açısından bu dönemde önemli olan, mevcut kapasiteyi kullanmak olmalı.
İşte verimliliği ve teknolojiyi geliştirecek harcamalara yönelmeli ve böylece rekabet gücünü arttırmanın yolunu aramalı.
Faiz ve kur riski varsa, bu risklerden mutlaka korunmalı. Vadeli sözleşmelerle, risk yönetimi yapmayı öğrenmeli.
Alınacak kredilerin faiz ve maliyeti daha yüksek olacağı için, yeni yatırımlar için borçlanma rasyonel değil.

Bu dönemde kimi, ne bekliyor?

Gelirler artmayacak, bazı kesimlerin azalabilir. İşsizlik daha yoğun hissedilecek ve işsizlik oranı yükselecek.
İşsizlik tehdidi artacağı için, beklenen gelirler elde edilemeyecek.
Borç bulmak zorlaşacak. Bankalar kredi vermek konusunda eskisi kadar istekli olmayacak.
Kredi kartı faizleri can yakmaya devam edecek. Ancak verilen kredi limitlerinde artış olmayacak.
Herkesin tüketim sepetinde küçülme olacak.
Üretim maliyetleri düşmeyecek. Enerji, petrol ve petrol ürünleri fiyatları yükselmeye devam edecek.
İthalata dayalı iş yapan firmalar, kurdaki belirsizlik ve zaman zaman yaşanacak dalgalanmalar nedeniyle zor günler geçirecek.
İç pazara iş yapanların şikâyet ettiği talep yetersizliği daha da artacak. Yurtiçine yaptıkları satışlarda hedeflerini tutturamayacak firmaların nakit akışları bozulacak. Dış pazara yönelik çalışanlar, biraz rahatlayacak.
Tüm sektörlerde faaliyet gelirleri azalacağı gibi, faaliyet dışı gelir yaratma imkânları da daralacak.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious