Amerika'da zenci başkan olur mu?

Amerika'da zenci başkan olur mu?.11525
  • Giriş : 15.10.2008 / 15:07:00

Son yıllarda, "zenci" kelimesi, "hakaret kelimesi" muamelesi görmeye başladı. Oysa ki Türkçe'de zenci, İngilizce'de hakaret olarak kullanılan "negro", "nigger" ya da "nigga" gibi kelimelerin karşılığı değil.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Zenci kelimesinin kökeni olan Arapça ve Farsça "zanc" kelimesi, Doğu Afrika'da yaşayan insanlar ve onların yaşadıkları bölge için kullanılıyordu.

Arap tüccarlar ve seyyahlar, bu tabiri, Kızıldeniz'in hemen karşısındaki Somali, Habeşistan gibi ülkeler için değil de, doğu Afrika'nın daha güney bölgesinde eskiden Bantu dillerini konuşan Tanzanya ve çevresi için kullanmışlar. 10'ncu yüzyıl Arap tarihçisi El Mesudi, Mozambik'teki Sofala bölgesi ile Tanzanya'daki Pemba adası arasında kalan bölgeyi Zanc ülkesi olarak belirtiyor.

Arapça'dan kelimeyi, Farsça'dan telaffuzunu alan Osmanlıca, "andırır" anlamı veren "i" harfini de katarak "zenci" kelimesini dimağımıza katmış. Zenci, "Zanc coğrafyasının insanlarını andıran" anlamına geliyor dersek yanlış olmaz.

Bu konuda Türkçe doyurucu bir bilgiye ulaşmam mümkün olmadı ancak, emin olduğum birşey var; "zenci" ırkçı bir kelime değil. Bence, günlük dilde "renk" olarak kullandığımız ve doğrudan bu insanların "deri rengine" atıf yapan, "siyah" ya da "siyahi" daha ırkçı ve ayrımcı kelimeler.

Arap tüccarların Zanc ülkesine yerleşmesi, İslam'ın bölgede yayılmasından sonra, Afrika'nın bu ucunda Arapça'nın yerel dillerle sentezinden Swahili dili doğdu. İsmi Swahili dilinde "Mübarek" anlamına gelen Barack Obama'nın babasının, Kenya'nın, geçmişteki "Zanc" imparatorluğu sınırları içinde yer alan bir köyünden olması da, "zenci" kelimesini, Barack Obama için bence çok daha isabetli hale getiriyor.

İngilizce'de, Afrika kökenlileri kastetmek için kullanılan "nigger", "negro", "nigga" gibi kelimeler, İspanyolca siyah anlamındaki "negro" ile Latince "niger" kelimesinden geliyor. "Nijer" ve "Nijerya" gibi Afrika ülkelerinin isimlerinin nerden geldiği konusunda da aklınıza bazı ihtimaller gelmiştir muhakkak.

Negro'dan 'Afrikan Amerikan'a

Aslında Afrika kökenli Amerikalılar da, kendilerinden, 30- 40 yıl öncesine kadar "negro" diye bahsediyorlardı. Martin Luther King 1963 yılındaki ünlü "Bir Rüyam Var" konuşmasında "negro" kelimesini 15 kez, "black (siyah)" kelimesini ise sadece 4 kez kullanıyor. Her dört seferde de, "black" kelimesini, "white (beyaz)" kelimesini kullandığında ona paralel olarak kullanması, "black" kelimesinin psikolojik kökeni hakkında ipucu veriyor aslında.

Tek başına kullanılması gerektiğinde siyahlar kendileri için "negro", ırkçı beyazlar ise çoğunlukla "colored people (renkli ırk)" ifadesini kullanmış. 1960'lı yıllarda Irkçı baskıdan bıkan siyah sanatçılar, entelektüeller, bir tür meydan okuma olarak "black" kelimesini kullanmaya başlıyor. Bu konuda öncülüğü yapanlardan biri ise, geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden James Browne. Soul müziğin kralı olarak anılan Browne'ın, "Say it Loud; I'm Black and I'am Proud (Siyahım ve bundan gurur duyuyorum diye haykır)" adlı şarkısı, "black" kelimesinin kitleselleşmesine yol açar. Bu dönemde ortaya çıkan siyah ırkçısı örgüt de kendine, "Black Power (Siyah Güç)" adını uygun görmüş.

Aynı yıllarda gelişmeye başlayan politik doğruculuk ise, artık argolaşmaya başlayan "negro" kelimesine de, deri rengi belirttiği için "black (siyah)" kelimesine de ısınamadı. 1988 yılında Demokrat Parti'de Michael Dukakis'e karşı başkan adaylığı mücadelesi veren zenci vaiz ve politikacı Jesse Jackson, adaylık kampanyası boyunca Amerikalıları, "black" kelimesi yerine "African American (Afrika kökenli Amerikalı)" tabirini kullanmaya davet etti.

Bu tabir, kısa sürede yaygınlaşarak, "black" kelimesi ile eşdeğer hale geldi. Amerikan Nüfus Dairesi de artık, resmen "Afrikan Amerikan" ifadesini tercih ediyor. "Black" kelimesi savunucuları, "siyahilerin" bir çoğunun Afrika ile hiçbir bağı olmadığına dikkat çekiyor. "Afrikan Amerikan" taraftarları ise, envai çeşitte deri rengine sahip bir topluluğu, içlerinden çok azının deri rengiyle anmanın doğru olmadığında ısrar ediyor.

Hala, Hip Hop kültüründe yaşayan "nigger" kelimesi ise Afrika kökenli olmayan biri tarafından her hangi bir art niyet olmadan bile kullanıldığında, kullananın başına ciddi sorunlar açabilecek bir konumda artık. Son olarak New York Belediye Meclisi, şehirde "nigger" ve "nigga" kelimelerinin kullanımını yasaklayan bir karar kabul etti.

Obama "negro" değil

Barack Obama'nın adaylığını açıklamasından beri bütün dünyada, Amerika'nın bir "zenci" başkana hazır olup olmadığı, ya da Amerikalıların bir zenciyi başkan seçip seçmeyecekleri, cevabı en çok merak edilen sorular. ABD, 1960'lı yılların Amerika'sı değil. Köprünün altından çok su aktı.

Obama'ya sırf deri renginden dolayı oy vermeyecek, maksimum yüzde 20'lik bir seçmen kitlesi var. Ancak bu kitle, Demokrat Parti en beyaz üyesini aday yapsa yine de Demokrat bir adaya oy vermeyecek yaş ortalaması yüksek tutucu seçmenlerden oluşuyor. Ancak, bu kitlenin başkan belirleme gücü yok artık. En fazla Cumhuriyetçi Parti içinde adaylık mücadelesinde rol oynayabiliyorlar. Demokrat Parti'nin 1950'li yıllardan itibaren zencilerin haklarını yüksek sesle savunmaya başlaması, güney eyaletlerindeki beyazlarla yaklaşık yarım asırdır süren bir kopukluğa sebep oldu.

Beyaz Amerikalıların çoğunluğunun oyunu kazanan son Demokrat Partili başkan John F. Kennedy oldu. Demokratlar, 1964 yılından beri yapılan 10 başkanlık seçiminden sadece üçünü kazandılar. Ne bunlardan birini kazanan Jimmy Carter ne de diğer ikisini kazanan Bill Clinton, beyaz seçmenlerin çoğunluğunun oyunu kazanamadı. Dolayısıyla, Barack Obama'nın, beyazların çoğunluk oyunu kazanamayacağı gerekçesiyle seçilemeyeceğini iddia etmek yanıltıcı olur. Obama, Demokrat Partideki adaylık yarışında, rakibi Hillary Clinton'a karşı en rahat zaferlerini, kozmopolit New York ya da California gibi eyaletlerde değil, ülkenin nüfus oranı olarak en beyaz eyaletleri olan kuzeybatı eyaletlerinde kazandı. Obama'nın, anne tarafının beyaz Amerikalı olması, beyaz nene ve dedesi tarafından büyütülmesi de onu klasik "negro" politikacılarla aynı muamaleyi görmesine engel oluyor. Zaten ırkçı siyahlar da Obama'yı "oreo" diye anıyor.

"Oreo", ABD'de çok popüler, dışı kakao siyahı, içi beyaz kremalı bir bisküvi. Ayrıca istatistikler, ABD'de önümüzdeki 20 yıl içinde beyaz nüfusun azınlık, beyaz olmayan nüfusun ise, çoğunluk haline geleceğini gösteriyor. Yani ABD nüfus ortalaması, dünya nüfus ortalamasına doğru hızlı adımlarla yaklaşıyor. Dünyadaki imaj ve konumu son yarım yüzyıldır olmadığı kadar hasar görmüş ABD'de, Obama'nın başkanlığını, Amerikan uygarlığının ayakta kalabilmesi için elzem gören önemli oranda sistem içi odak var.

Cumhuriyetçiler korkuya oynuyor; "Yeterince Amerikan olmayan başkan!"

Peki Obama'ya karşı direnç neden kaynaklanıyor? Ya da, 8 yıllık Bush yönetiminin adeta siyasi ve ekonomik bir enkaza çevirdiği Amerika'da Demokratlar neden hala açık farkla önde değil de Cumhuriyetçilerle kıran kırana bir mücadele vermek zorunda kalıyor? Barack Obama, entelektüel kapasitesi, İngilizce'yi kullanma gücü, iyi aile babası görüntüsü ile klasik "negro" politikacılardan farklı.

Herşeyden önce, Al Sharpton, Jesse Jackson gibi eski kuşak "negro" politikacılar gibi bir köle torunu değil. Afrika'dan zorla kölelik için getirilmiş bir babanın değil, gönüllü olarak eğitim için gelmiş bir babanın çocuğu. Obama'nın bu statüsü, tipik bir "negro" olarak görülmemesi konusunda avantaj iken, bir başka açıdan ise adaylığının en zayıf noktası. Barack Obama, modern Amerikan tarihinde babası Amerika'da doğmamış iki başkan adayından biri.

1988 yılında Demokrat Partinin başkan adayı olan Michael Dukakis'in babası sonradan Amerikan vatandaşı olmuş bir Yunan'dı. Ancak, Obama'nın Müslüman kökenli Afrikalı babası hiçbir zaman ABD vatandaşı olmadı. Kenyalı olarak Kenya'da öldü. Bütün ekonomik ve siyasi sefalete rağmen hala kayda değer seçmenin Obama hakkında tereddüdü varsa, bu onun zenciliğinden değil; Amerikanlılığı hakkında şüphe oluşturma amaçlı kampanyaların etkisinden kaynaklanıyor.

Nisan ayında Hillary Clinton'ın kampanya baş stratejisti Mark Penn, Amerika'nın kökleri ve değerleri ile bağının zayıf olduğunu öne sürdüğü Obama'nın "Amerikalılığının şüpheli olduğunu" iddia edebildi. Nisan ayı, Hillary Clinton'ın Obama'ya karşı kaybedeceğini gördüğü aydı aynı zamanda. Bugünlerde, ekonomik krizin hergeçen gün daha da derinleşmesiyle, başkanlık seçimi anketlerinde geriye düşen John McCain'in kampanyası da, Barack Obama'nın şahsına yönelik negatif kampanyayı yoğunlaştırıyor.

Amaç, Barack Obama'nın Amerikan değerlerine bağlılığı ve vatanseverliği konusunda seçmende şüphe uyandırmak. Obama'nın ortalama Amerikalıya yabancı gelen ismi de, aleyhindeki kampanyanın etkisini artırıyor. TİME dergisi de bu haftaki sayısında, "Barack Obama yeterince Amerikalı değil mi?" başlıklı bir analiz haberde, bu konudaki Cumhuriyetçi kampanyayı gündeme taşıdı.

Cumhuriyetçiler geçmiş yıllarda, sıklıkla rakiplerini, "beyaz karşıtı" olarak damgalamayı tercih ettiler. McCain - Palin ikilisi ise, Obama'yı beyaz karşıtı değil, Amerikan karşıtı olarak lanse etmeye çalışıyor. Sarah Palin, 6 Ekim günü, tamamı beyazlardan oluşan bir topluluğa hitap ederken, "Barack Obama, bizim gibi değil. Korkum şu ki Obama, Amerika'yı sizin ve benim gördüğümüz gibi görmeyen biri" diye konuşabildi.

Barack Obama'nın, resmi kampanya sloganı olarak "Change (değişim)" ifadesini belirlemesine karşın, John McCain'in kampanyası, "Country First (Önce vatan)" sloganını benimsedi. Hergün yeni bir versiyonu yayınlanan videolarda, Amerikalılar, "Amerikalı olmaktan utanan" bir başkanın seçilmek üzere olduğu iddiasıyla korkutulmaya çalışılıyor.

Tarihte bir Batı ülkesinin başına geçecek ilk zenci

Ünlü zenci edebiyatçı Toni Morrison, 1998 yılında, "zencilerle sıcak bağları, yoksul zenciler için yaptığı yasal düzenlemeler, saksafoncu bir caz sanatçısı olması ve seks skandalında yargısız infaza uğradığı" gerekçeleriyle, "ilk zenci başkanın" Bill Clinton olduğunu ilan etmişti. Amerikalıların, "ilk zenci başkana ve eşine" karşı adaylık mücadelesini kazanan Barack Obama'ya, tarihte bir Batı ülkesinin başına geçen ilk "zenci" olma fırsatı verip vermeyeceğini görmek için yaklaşık 3 haftamız kaldı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*