Amerika'dan Bakınca Nasıl Görünüyor?
01.01.2011 / 00:00
"Amerika'dan bakınca nasıl görünüyor?" diye sorunca, bir Amerikalı şöyle der:
"Amerika'dan bakınca dünya bir küçücük fıçıcık, içi dolu turşucuk gibi görünüyor. Bu dünyada büyük olan da, turşuyu kuran da biziz. Eller yaya iken, biz aya gittik nitekim.
Dünyanın süperi biziz. Eğer öyle olmasaydı, hemen bütün devlet başkanları seçilir seçilmez (hatta seçilmeden) buraya gelmek istemezlerdi.
Mesela Kırgızistan'da dâhili karışıklıklar çıktığında, mikrofonu eline alan yetkili zat, 'Amerika bizi dinlemeli, bize destek vermeli' demez, kendiişlerini kendileri çözerlerdi.
Sadece devlet başkanları, başbakanlar değil, askeri üst düzey yetkililer dahi gelip bizim burada kulis yaparlar. Beğenmediklerini şikâyet eder, kendilerini ön plana çıkartırlar.
Dünyanın dört bir tarafında biz varız. Kuzey-Güney Kore arasında Amerika var. Doğu-Batı Almanya arasında da Amerika vardı.
Dört bir yanda denizlerin hâkimi biziz. Pek çok memleketin daha 'ufuk'larında uçak gemisi yokken bizim filolarımız var.
Bütün bunların masrafını karşılamak için Karun'un hazineleri olsa yetmezdi. Ama parayı basan da biziz…
Zorla, zorbalıkla hiç kimse bizim bileğimizi bükemez. En ileri teknoloji bizdedir. Ordumuzun sayısı nüfusa göre çok da kabarık değildir, üstelik gönüllüdür, üstüne askerimize para veririz. İstesek iki bomba ile imparatorlukları dize getiririz. Yeni savaşlarda, yeni teknolojiler kullanır, eskilerini bütün dünyaya hem de parasıyla büyük bir lütufmuş gibi pazarlarız.
Bir memleketin idarecileri istediğimizi yapmazsa 'bizim çocuklar'a söyler, yaptırırız.
Bütün dünya üretir, biz Amerikalılar tüketiriz.
Koskoca Amerika kıtasında, Brezilyası, Meksikası, Kanadası dâhil bütün memleketleri düşünün; Amerika olmasa acaba halleri nasıl olurdu, erbabı hesabını yapsın.
Tüketimimiz dursun, hemen bütün rezervleri dolar bazında olan, sizin koskoca dediğiniz Çin'in başına görün bakın neler gelir!
Birleşmiş Milletleri biz kurduk dense sezadır, onu topraklarında yaşatan da biziz.
Bütün dünya bir araya gelseniz, bizim 'hayır' dediğimize 'evet' diyemezsiniz. Dünyanın gözünün içine baka baka, akı kara gösterir, hani park halinden hareket haline geçen tırı bile nükleer silah deposu gösterir, istediğimiz yerde savaş çıkartırız.
Dünyanın en önde gelen pek çok üniversitesi buradadır. Bizim üniversitelerimizin eğitime, araştırmaya ayırdığı bütçeyi devletler ayıramaz. Dünyanın pek çok zeki insanları buraya gelir, burada eğitim görür.
Bizi zalim zannetmeyin. Bu dünyada mazlumun yanında biz varız. Topraklarımız geniştir. Her sene binlerce mülteciye bağrımızı açar, yer-yurt gösteririz.
Yüz binlerce insan bizim vatandaşımız olmak için ter döker; kuradan çıkmak için dua eder. Bu da bizi ayakta tutan bir başka unsurdur. İçlerinden 50 bini bize gelmeye hak kazanınca sanki cennete bilet almış gibi sevinirler.
Bütün dünyaya nizam vermek bizim işimizdir. Düşmana geçit yoktur. Düşmanın tarifini de biz yaparız. Her dönemde birileri düşmanımız olmuştur. Kimi zaman zenciler, ikinci cihan harbinde Japonlar, sonra komünistler, şimdilerde Müslümanlar…
Yahudiler de bundan nasibini almıştır. Bir zamanlar 'buraya köpekler ve Yahudiler giremez' diye pek çok yerde levhalar vardı.
Ama Free Country'iz. Daimi düşmanlığımız yok. Dün böyle denen Yahudiler, çalıştılar, okudular, nesil yetiştirdiler, kendilerinin haklı olduğuna bizi inandırdılar. Siz de çalışın, okuyun, okutun, davanız haklı ise er ya da geç haklı çıkarsınız."
Evet, Amerika'da yaşayan bendeniz de tasdik ederim ki Amerikalı doğru söylüyor.


































