Amerika'nın Rüşvet Sıralamasında Yeri
01.01.2011 / 00:00
Danimarka, Yeni Zelanda, Singapur’un zirvede olduğu listedeSomali, Burma, Afganistan ve Irak en kötü durumdakiler.
Türkiye mi? Namibya ve Malezya ile birlikte 56’ıncı sırada...
Malumunuz, rüşvet, sadece doğuya veya batıya, kuzeye veya güneye mahsus değil; dünyanın her yerinde bir problem. Böyle olmakla birlikte, İskandinav ülkeleri en temizleri arasında yer alırken, Afrika’nın bir kısım bölgeleri en az temiz olanları -kirli demeyelim- arasında.
Her şeyin sütliman olduğu bir yer zor bulunur. Bir zamanlar kral olan Avrupa memleketleri, tabii ki bundan müstesna değil. Hayallerin ülkesi Amerika’da da durum biraz karıştı son zamanlarda.
***
Etme bulma dünyası mı desek acaba?
Bana dokunmayan yılan bin yaşasın, doğru bir söz mü?
Kendi için istemediğini başkası için istemek mertlik mi?
***
Geçmişin Lockheed skandalından bugünün 3M skandalına, gelişmiş batının/Amerika’nın şirketlerinin, gelişmekte olan memleketlerde ihale kapabilmek için, ihaleyi vereceklere yaptıkları yardımlar(!) malum.
Alma mazlumun ahını!
Amerika, ekonominin daha da kötüye gittiği son dönemde skandallarla daha çok yâd edilir oldu. Neticede, geçen sene 19’uncu sırada iken, bu seneki sıralamada 22’inci olarak endeksin 15 yıllık tarihinde ilk defa ilk 20’nin dışında kaldı.
Siyasilere yapılan yardımlar ciddi şaibeli... Amerika’da bir senatör veya federal milletvekili yılda 150-200 bin dolar civarında para kazanıyor. Ama bir seçim kampanyası için milyonlar harcanması gerekiyor.
Peki aradaki farkı nerden karşılayacaksın?
Obama’nın kampanyasında çok geniş bir halk desteği kendini göstermişti. Binlerce insan, küçük meblağlarla büyük para toplanmasına vesile oldular ama herkes Obama değil ki!
Bankaların, ilaç şirketlerinin vs doğrudan olmasa da çalışanlarına ikramiye yazıp bunu filanın kampanyasına bağışlatması gibi, dolaylı olarak siyasilere yardımcı oldukları çok dile getirilen bir mesele. Sonradan bunun karşılığını istedikleri de çok gündeme geliyor...
Mesele sadece Washington’dan ibaret değil. Şehirlerde, mesela bir zamanların dünya araba merkezi meşhur Detroit’te şehir idarecilerinin, okul idarecilerinin çevirdikleri dolapların ardı arkası kesilmiyor.
Peki, Amerika’da rüşvetle işlerin döndüğü manasına mı geliyor bu?
Hani, bizim ne kadar geri kalmış bir millet olduğumuzu ifade sadedinde, bizden adam olmayacağını beynimize iyice çakmak için bir kısım çokbilmişlerin, durmadan söyledikleri bir laf vardır: ‘Türkiye’de kimi bildiğin mühimdir; Amerika’da, Batıda ne bildiğin önemlidir...’
Bunu söyleyen eskilerden bir insan ise hürmet ederim. Eskiden öyle imiştir, bilemem...
Hani bir yönüyle doğru olabilir ama diğerleri ukalâlık yapıyor, diyebilirim.
Seni hiç tanımayan adam, ne diye senin bilgine, senin elindeki kâğıda itimat etsin ki? Sen kimsin?
Teknolojinin bu kadar geliştiği bir zamanda, istediğin sahada, en âlâ projeleri kes/yapıştır modeli araklamak suretiyle sen de hazırlayabilirsin. Nasıl olacağını bilmiyorsan bir kısım ‘laik’ profesörlerimiz/siyasilerimiz var, onlara sor...
Ömrü, doktoralarını yaptıkları kampüs-şehirlerin içinde geçmiş akademisyenler, Amerika’yı bütün bütün sütten çıkmış ak kaşık gösterirler. O kadar da değil...
Ama bunca yıllık Amerika’daki hayat/piyasa tecrübeme istinaden söyleyebilirim ki Amerika’da hiçbir şey bilmeden bir iş zor yaparsınız. Öyle elini-kolunu sallaya sallaya çantası dolu bir adam gelecek, ihaleyi kapacak...
Zor...
‘İhaleyi verdiysem ben verdim’ diyen adamı, ‘babanın parasını mı verdin?’ der, yaşatmazlar. Mallarına el koyarlar... Ticari olarak iflas etsen, evine-barkına dokunmazlar ama öbür türlü aldığını yanına kar koymazlar.
Birkaç basamak aşağı kayması çok şey değiştirmez. Amerika’da iş yapmanın/yaptırmanın yolu neyi bildiğin, bu bilgini hayata geçirebilmek için kimi tanıdığındır, vesselam.
Arzu edenler için TI’in web sayfası:
http://www.transparency.org/
TAZİYE
DURMUŞ HOCAOĞLU
Marmara Üniversitesinden talebesi olmakla şeref duyduğum Durmuş Hocaoğlu’nun ahirete intikal ettiğini öğrendim. Fizik dersinde bile, kitapta yazanı değil, onun arka planını bize öğretmeye gayret eden bu kıymetli Hocama Allah’tan rahmet diler; ailesine, yakınlarına sabr-ı cemil niyaz ederim.
































