Ana haber reyting kurbanı

  • Giriş : 20.07.2006 / 00:00:00

Akşam işten eve geldiğinizde ana haber bültenin bittiğini görmeniz ya da en önemli haberleri kaçırmış olmanız bu zamanda çok doğal.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:

Büyüyen Beşik

Televizyonların izleyiciye ilk ulaşma kaygısı ve rakiplerine göre kendini konumlandırması bültenlerin başlama saatini 18.30'a kadar çekti. Zaten ilk birkaç haberin önemli olduğunu düşünürsek, haber saatlerinin bu kadar erken başlaması birçok insanın haberleri izleyememesine neden oluyor.

Kanallar arasında devam eden akıl almaz rekabetler, ana haber bültenlerinin başlamasına bile etki etmeye başladı. Haber saatleri giderek öne gelmeye başladı. Ana haber bülteninin ilk önce yayına girme endişesi ve kaygısı nedeniyle bazı televizyon kanalları yayın akışında verdikleri ana haber bülteni başlama saatine sadık kalmamaya başladı. Örneğin yayın akışında ana haber bülteni başlangıcı 18.45 olarak veren bir kanal 18.40'da habere başlayabiliyor. Bir kanalın ana haberinin başlama saatini belirleyen en önemli etken, rakip kanalların ana haber bültenlerinin yayına girme saati oluyor.

Haberler haber olmaktan çıktı
Eskiden ana haber bülteni öncesi yayınlanan programların süresi uzadığı zaman program kesilip habere girilirdi. Ama bu uygulama tamamıyla değişmiş durumda. Bazen haber saatinin erken ya da geç başlaması, ana haber bülteninden önce yayınlanan programa da bağlı olabiliyor. Programın bitiş saatine göre ana haber bültenleri yayına giriyor. Bu bazen 18.30 oluyor, bazen 18.40, bazen 18.45, bazen 18.50 oluyor. Haberlerin bu kadar erken saatte yayınlanması ve işten eve dönüş saatine denk gelmesi, izleyici açısından haberi haber olmaktan çıkarıyor.

İletişim Bilimcisi Prof. Dr. Haluk Şahin, bu durumun rekabetin bir sonucu olduğunu belirtiyor. Şahin, "Türkiye'de rakipler, birbirinin ana haber bültenine giriş ve ana haber bülteninden çıkış saatlerini kontrol etmeye başladı. Çok güçlü rakip olduğu zaman ondan birkaç dakika önce veya sonra ana haber bültenine giriyorsun. Bundan dolayı haber vakitlerinin saati değişti. Rakibine göre yapılan stratejiler, haber bültenlerinin başlama saatlerini de değiştirdi." diyor.

Türkiye ABD modelini uyguluyor
Türkiye'nin ana haber bülteninde, Amerika Birleşik Devletleri modelini uyguladığını ifade eden Haluk Şahin, prime-time süresinin televizyon kanallarının birbirine egemen olmak için yarıştığı bir zaman dilimi olduğunu ve bütün program, planlama ve stratejilerin prime-time süresince birbirine üstünlük kurmaya ayarlandığını söyledi.

Prof. Dr. Şahin, program planlama mantığında, haberlerin önemli olduğunu, ancak prime-time'da o kanalı birinci yapacak kadar fazla seyirciye sahip olmadığı olgusundan yola çıkılarak yapıldığını, ayrıca seyircisinin yaşlı bir seyirci olduğunu, bu seyircinin her geçen yıl daha da yaşlandığı olgusunun da nazara alındığının altını çiziyor.

Ana haber bülteni izleyicisinin büyümesi ve küçülmesinin çok elastiki olmadığını ifade eden Şahin, prime-time vaktinde yayınlanan bir programın ana haber gibi olmadığını belirterek, "Prime time izleyicisi çok elastikidir. Bir yarışma programın yerine, bir başka yarışma programı veya bir dizi yerine, bir başka dizi geldiği zaman büyük bir sıçrama yaşanabilir. Orada sağladığınız üstünlükle, ondan önce ve sonra gelen programlarda üstünlük kurmuş olursunuz. Prime-time'da en çok izlenen kanal olma şansını kazanırsınız." diye konuştu.

Her izleyici editör gibi davranıyor
Televizyon kanallarının program planlaması yapılırken, program çizelgesine tren katarı gözüyle baktığını, yani izleyiciye erken saatlerde kendi trenine binmesini ve uzun süre kendi kanallarında kalmasını istediğini belirten Haluk Şahin, şimdi bu anlayışın geçerli olamayacağını söylüyor.

Şahin, "Bu eskiden daha mantıklıydı. Uzaktan kumanda öncesinde insanların yerinden kalkıp televizyon kanalını değiştirmesi zordu. Uzaktan kumanda çıktıktan sonra bu mantık ortadan kalktı. Çünkü insanlar artık kanal değil televizyon seyreder hale geldi. İnsanlar artık ellerinde uzaktan kumanda kanal kanal dolaşıyor. Haber sırasında da bu böyle oluyor ve bir anlamda izleyici kendi haber bültenini kendisi oluşturuyor. Eskiden olduğu gibi bir kanaldan haber izlemek yok artık. İzleyiciler kumanda ile bir editör gibi kendi haber bültenlerini kendileri oluşturuyor." dedi.

İzleyiciye ilk ulaşma kaygısı
Ana haber bülteninin yayına girmesi konusunda seyircinin inceden inceye analiz edilmesi sonucunda oluşturulan bir takım taktiklerin var olduğunu belirten Prof. Dr. Haluk Şahin, haber saatlerinin değişmesinde izleyiciye ilk ulaşma kaygısının da bir etken olarak karşımıza çıktığını söylüyor.

Şahin, ana haber bültenine girerken kanalların izlediği taktiği şöyle anlatıyor: "Kanallar, rakiplerini gözetliyor. Onlar ana haber bültenine girmeden bir kaç dakika önce habere giriyor. Ama bu çok yanlış. Mesela bir kanal haberinin en doğru olduğunu savunuyor, ancak ana haber bülteninin başlama saatine riayet etmiyor. Bir kere ilk baştan yaptığı yanlış. Bir de başlama saatlerine riayet etmemeleri yüzünden izleyiciler en önemli haberi kaçırıyor. Kıran kırana devam eden rekabet içersinde bazen doğrular kaçırılabiliyor. Günümüzde televizyon haberciliği rakibin ne yaptığına göre ayarlandığından, ana haber bültenleri allak bullak olmuş durumda."

İzleyici ile kanal arasındaki kontrat bozuldu
Haber bülteninin, kanal ile haber izleyicisi arasında bir kontrat olduğuna inandığını belirten Şahin, artık bu kontratın bozulduğunu ve haber bültenlerinin yozlaştığını vurguluyor.

Haber bülteniyle televizyon seyircisi arasındaki ilişkinin, tematik kanallarının ve internetin gelişmesi ve yaygınlaşmasıyla birlikte değiştiğini, televizyonun artık yükselen değil düşen pozisyonunda olduğunu belirten Şahin, "Televizyon en parlak yıllarını 1950 ile 2000 yılları arasında yaşadı. TRT olduğu dönemde televizyon ile izleyici arasında kontrat yoktu. TRT ne verirse izleyici onu almak zorundaydı. Çünkü seçenek yoktu. Ama özel kanalların açılmasıyla birlikte bu yapı bozuldu. İnsanların önüne seçenekler geldi. İki tarafta bir vaatte bulundu. Televizyon kanalı diyor ki ben sana belirli süre içersinde Türkiye ve dünyadaki önemli gelişmeleri aktaracağım. İzleyici de buna inanıyor ve seçiyor. İkisi oluştuğu zaman mutlu bir tablo ortaya çıkar. Rekabet o kadar kıran kırana yaşandı ki, Türkiye televizyon haberciliğinin temel değerleri sarsıldı ve zamanla yerle bir oldu. İzleyicinin güveni sarsıldı. Ana haber bültenleri dejenere oldu, büyük bir çöküş yaşandı. Ana haber bültenleri bir daha kendisini zor toparlar." diye konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious