Anavatan'da sönük kongre

Anavatan'da sönük kongre.11264
  • Giriş : 26.10.2008 / 00:30:00
  • Güncelleme : 25.10.2008 / 23:46:23

Mumcu'dan sitem: Millete küskün ve kırgın değilim.. Ama millet, basiretli davrananın hakkını vermeliydi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu, görevinden ayrılma kararı aldığını ancak siyasetten istifa etmediğini söyledi. Mumcu, "Görevi kime verirseniz verin beni yanlarında bir destekçi, bu partinin bir hizmetkarı olarak bulacaklardır" dedi.

PARTİLİLERİN İLGİ GÖSTERMEDİĞİ KONGREYE MUMCU'NUN GENEL BAŞKANLIKTAN AYRILMA KARARI DAMGA VURDU

Anavatan Partisi 6. Olağanüstü Büyük Kongresi, sönük ve sancılı başladı. Partililerin fazla ilgi göstermediği Ahmet Taner Kışlalı Spor Salonu'ndaki kongre, yeterli delege sayısına ulaşılamadığı için uzun süre başlayamayınca salonda gergin anlar yaşandı. Gerginlik, divan başkanlığı seçiminde doruğa çıktı. Genel Başkan Erkan Mumcu'nun desteğini alan genel başkan adayı Salih Uzun, Niyazi Kahveci'yi aday gösterirken, diğer aday adayları Ahmet Özal ve Murat Akdeniz ise divan başkanlığı için Orhan Demirtaş'ı
aday gösterdi. Yaşanan tartışmaların ardından başlayan divan başkanlığı seçimi de yaklaşık 3 saat sürdü. Divan başkanlığı seçimini Salih Uzun'un adayı Niyazi Kahveci, 702 delegeden 369'unun oyunu alarak kazandı.

Kongrede bir konuşma yapan Mumcu, 22 Temmuz seçimlerinde Anavatan Partisi'nin derin bir yara aldığını belirterek, bu yaraların sarılması gerektiğini düşündüğü için kongre çağrısı yaptığını ifade etti. Siyasete girdiği günden bugüne kadar bütün kararları vicdanıyla verdiğini söyleyen Mumcu, "Bu benim ilk kez koltuğu bırakışım değil. Birçok kez herkesin can attığı makam ve mevkilerden gözümü bile kırpmadan çekildim" diye konuştu.

Mumcu, Anavatan Partisi'nden ayrılması ve tekrar partiye dönmesi sürecini anlattığı konuşmasında AK Parti'ye geçişini 'zorunlu bir hicret' olarak yorumladı. Anavatan Partisi'nde büyük sıkıntılar çektiklerini ifade eden Mumcu, bugün ağzını açtıkça demokrasi ve insan hakkından bahsedenlerin Anavatan Partisi'ne reva görülen haksızlıkları ve zulmü görmezden geldiklerini söyledi.

Mumcu, konuşmasında Cumhurbaşkanlığı oylamasına girmedikleri için aldıkları tepkiler ve yaşadıkları sıkıntılarla ilgili değerlendirmelerde de bulundu. Türkiye'nin sistemli bir şekilde laik ve dindar olmak üzere iki derin kampa ayrıldığını söyleyen Mumcu, zihinlerin ikiye bölündüğünü, ailelerin bile ayrıldığını belirtti. Bu kamplaştırmanın Türkiye'nin kendi kapasitesini kendisine karşı kullanmasına dönük bir tuzak olduğunu söyleyen Mumcu, "Millete kızgın ve kırgın değilim ama millet basiretli davrananın
hakkını vermeliydi" diye konuştu.

Söylediği her şeyin çarpıtıldığını, Türkiye'de aydınların bu ahlaksızlığı yaptığını kaydeden Mumcu, bu ahlaksızlığı yapan aydınların 3 bin-5 bin lira maaş almazsa yaşayabilme ve ayakta durma şansları olmadığını söyledi. Bu sürecin eninde sonunda aydınlığa kavuşacağını dile getiren Mumcu, kendisine karşı oluşturulan imajın kendisini yansıtmadığını belirtti. Mumcu, "O ben değilim. Benim mesajlarım ile halk arasına öyle filtreler konuldu ki biz meramımızı anlatamadık" dedi.

Dindar Cumhurbaşkanı tartışması ile halkın öfkesinin seline kapılmasına yardımcı olunduğunu kaydeden Mumcu, başörtüsü konusunda Anayasa Değişikliği yapılmasının bu sorunu çözümsüzlüğe götüreceği uyarılarına aldırış etmeyen bir Cumhurbaşkanı'nın ne kadar dindar olabileceğini sordu. Mumcu şöyle konuştu:

"Ne kadar içim öfke dolsa da milletimi muhabbetle, şefkatle kucaklamak zorundayım. Çünkü o benim milletim. Hiçbir şey istemiyorum. Bu kararım bireysel bir karardır. Milletle inatlaşmanın anlamı yok. Anavatan Partisi'nin, Türkiye'nin geleneksel milliyetçi-muhafazakarlığını içine sindirmiş milyonlarla yeniden kucaklaması için benim bir müddet kenarda durmam, daha doğrusu milletle iletişiminin arasından çekilmem zaruretti. Ben Anavatan'dan ayrılmıyorum. Hiçbir vatansever ülkesine, milletine karşı
sorumluluklarından istifa etme hakkına sahip değildir. Siyasetten istifa etmiyorum, sorumluluktan istifa etmiyorum. Hiçbir makam, mevki talep etmeden de siyasetin hasının nasıl yapılacağını göstermek istiyorum. Bana reva görüleni ben başkasına reva görmeyeceğim. Görevi kime verirseniz verin beni yanlarında bir destekçi, bu partinin bir hizmetkarı olarak bulacaklardır."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*