'Ani ölüm haberleri bilimsel değil'

  • Giriş : 22.08.2006 / 00:00:00

Spor sahalarında görülen ani ölümlerin ardından medyada yer alan yorumların sorunla ilgili bilimsel gerçekleri tamamı ile yansıtmadığı bildirildi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Tıp Fakültesi Spor Hekimliği Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Hakan Gür, "Çelişkili ve doğru olmayan bazı ifadeler konu hakkında kamuoyunun yanlış bilgilenmesine temel teşkil ettiği düşüncesindeyiz. Sporda ani ölüm; sportif aktivite sırasında veya takip eden saat içinde herhangi bir travma olmaksızın gerçekleşen ölümlere verilen tanımlamadır." dedi.

Prof. Dr. Hakan Gür, ABD verilerinde değişik yaş ve spor grubu için ani ölümlerin kabaca yılda 50 bin ile 100 bin sporcuda 1 olduğunu, yine ABD'de 1974-1996 yıllarında (22 yılda) toplam 550 sporda ani ölüm vakası tespit edildiğini kaydetti. İtalya verileri için ise bu oran yılda 100 bin sporcuda 2.3 olduğunu anlatan Prof. Dr. Gür; "Türkiye'de son yıllarda medyaya yansıyan 126 sporda ani ölüm olayı tespit edilmiştir. Sporda ani ölümlerin son yıllarda arttığını gösteren bilimsel bir veri yoktur. Erkeklerde ve 35 yaş üstünde görülme oranı daha yüksektir. Genç erişkin sporcular spor yapmayan yaşıtları ile karşılaştırılınca ani ölüm görülme sıklığı 2.5 kat daha fazladır. Uç hava şartları (aşırı sıcak, nem ve soğuk) riski artırabilir. Ne oranda artırdığı ile ilgili veri yoktur. Bir kısım doping maddeleri (anabolik steroidler, uyarıcılar, kan dopingi gibi), aşırı alkol tüketimi, kokain kullanımı ile birlikte aşırı ve ağır egzersizler riski artırır. Değişik hastalıklar (diyare, kusma, gripal enfeksiyon gibi) esnasında ağır aktivitelere katılmak da riski artıran faktörler arasında yer almaktadır.Yüzde 80'i kalp-dolaşım sistemi kökenlidir. 35 yaşının altında görülen ölümlerin büyük bir çoğunluğu doğuştan (ailesel/genetik) kalp-dolaşım sistemi ile ilgili yapısal sorunlardır. ABD de kalp durması ile ortaya çıkan ani ölümlerin ise yaklaşık yüzde 40'ı hipertrofik kardiyomyopati (anormal büyümüş kalp kası) nedenlidir. Geri kalan bölümü ise koroner arter ve kalp ileti sorunları gibi değişik nedenleri içermektedir." diye konuştu.

10 YILDA TARAMA YAPTIĞIMIZ SPORCULARIN YÜZDE 0.25'inde KALP SORUNLARINA RASTLADIK

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Spor Hekimliği'nden Doç.Dr.Bedrettin Akova ise, İtalya'da her yıl 6 milyon sporcu (İtalyan nüfusunun yüzde10'u) spor öncesi ön muayeneden geçtiğini, bunların yüzde 3.1'i spordan men edildiğini söyledi.

Doç. Dr. Akova, Uludağ Üniversitesi Spor Hekimliği de son 10 yılda yapılan spor öncesi ön değerlendirmelerde taranan sporculardan yüzde 0.25'i kalp sorunları neden ile spordan men edildiğini kaydetti. İtalya'nın Padova Spor Hekimliği Merkezinde 1979-1996 yılları arasında (17 yıl) sporcu muayenelerinde 33.735 sporcudan 22 si hipertrofik kardiyomyopati nedeni ile spordan men edildiğini belirten Doç. Dr. Akova, spordan men edilen antrenman ve yarışmalara katılmayan 22 genç sporcunun ortalama 8 yıl yaşadığını dile getirdi.

Sporcuların detaylı fizik muayene ile birlikte kişisel ve ailesel öykülerinin ayrıntılı bir şekilde alınması ve de istirahat lektrokardiyografilerinin değerlendirilmesi birinci basamak olarak yeterli olduğunun altını çizen Doç. Akova şöyle devam etti; "Kişisel ve ailesel öykülerinde aşağıdaki sorulara evet yanıtını veren veya elektrokardiyografisinde anormallik saptanan sporcular bir kardiyolog denetiminde ekokardiyografi, efor testi, kardiyak MR anjiyografi gibi ileri tetkiklere tabi tutulmalı ve risk tespit edilenler spordan men edilmelidir. Ciddi sayılarda olmasa da spor kaynaklı ölümleri sporcu sağlık değerlendirmeleri ile azaltmak olasıdır. Ciddi maliyet teşkil etmeyen geniş sporcu sağlık taramaları yapmak bu açıdan önem taşımaktadır. Spor sahalarında alınacak tedbirlerle de bu sayılar ciddi oranda azaltılabilir. Bu anlamda diğer gelişmiş ülkelerde de olduğu gibi detaylı fiziksel muayene ve elektrokardiyografi taramalar açısından en ideal ve geçerli (önerilen) yöntemdir. Bu yöntemle risk tespit edilen sporcuların ileri tetkiklerle taranması en gerçekçi yaklaşım olacaktır. Ön muayene ve elektrokardiyografi ile risk tespit edilmeden bütün sporcuların ileri tetkiklere tabi tutulması bilimsel yaklaşımdan uzaktır. Ayrıca spor yapan yüz binlerce lisanslı sporcu sayısı göz önüne alındığında (profesyonel amatör ayırmaksızın) elektrokardiyografi dışında risk saptanmadan istenecek tetkiklerin yapılma olanağı yer, zaman, maliyet açısından olası değildir. Bu tartışmalar yanında düzenli yapılacak egzersizlerin toplum sağlığı açısından önemi de göz ardı edilmemelidir. Birçok bilimsel veri değişik toplumlarda ölüm nedenleri arasında ilk sıralarda yer alan kalp-dolaşım sistemi hastalıklarından korunmak için düzenli egzersizin önemini vurgulamaktadır. Bu anlamda batı toplumlarında olduğu gibi ülkemizde de Spor Hekimliği Birimlerinin güçlendirilmesi, Spor Hekimliği uzman sayısının artırılması hem sporcu sağlığı hem de toplum sağlığı açısından önem teşkil etmektedir"

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious