Ankara, yola devam etme arzusunda

  • Giriş : 12.12.2006 / 00:00:00

Ankara, AB'nin kararını, "beklenen ama umut edilmeyen" bir karar olarak nitelendirirken, yola devam etme arzusunda.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Avrupa Birliği'nde (AB) Türkiye'nin müzakere sürecine ilişkin varılan uzlaşmayı "beklenen ama umut edilmeyen doğrultudaki sonuç" olarak değerlendiren Ankara, müzakerelere şimdiye kadarki çerçevede devam etme arzu ve amacını taşıyor.
Ankara, AB'den çıkan kararın, mevcut şartlarda Türkiye'ye en az hasar verecek şekilde olduğunu belirtiyor. Dondurulacak başlık sayısının "sekizden daha fazla ancak daha da az olabileceğini" de düşünen Ankara'daki ilgili çevreler, "Türkiye'ye haksızlık yapıldığı ve taahhütlerini yerine getirmeyen tarafın AB olması durumunda bunun

görmezden gelinebildiği, ancak Türkiye sözkonusu olursa bunun ağır bir bedelle ödettirildiği" görüşünde birleşiyorlar.

Ankara, Türkiye'nin yoluna bundan sonra bildiği doğrultuda devam edeceğini ancak kendisine karşı yapılan haksızlığı dile getirmeyi de sürdüreceğini belirtiyor. Ankara'daki çevreler, "AB ile ilişkilerin bundan sonraki dozunu ayarlamanın mağdur olan tarafın, yani Türkiye'nin yetkisinde olduğunu" da ifade ediyorlar.

Ankara, 14-15 Aralık'taki AB zirvesinden dünkünden farklı ve sürpriz bir karar beklemezken, müzakerelerin bundan sonra nasıl yürüyeceği konusundaysa AB'nin adımlarını bekliyor.

AB'nin, muhtemelen Finlandiya'nın dönem başkanlığı sona ermesine yani bu ay sonuna kadar Türkiye'ye açılmaya hazır 7 veya 8 başlık için mektup göndererek, müzakere pozisyonunu hazırlamasını istemesi bekleniyor.

Ankara, "işletme ve sanayi politikası", "ekonomi ve para politikaları" ile "mali kontrol" başlıkları bu aşamada açılabilir nitelikte başlıklar olarak göze çarparken, genelde kolay bir başlık olarak düşünülen "eğitim ve kültür" başlığının, Türkiye'ye daha önce gönderilen davet çerçevesinde açılıp açılmayacağına ilişkin bir garantiyse bulunmuyor.

AB uzlaşmayla artık başlıkların açılması için Türkiye'ye bazı kriterler (benchmark) koyarak, bu başlıkların ancak ek protokol uygulandıktan sonra açılabileceğini belirtecek. Finlandiya dönem başkanlığında yani bu yıl sonuna kadar bir başlığın açılmasıysa Ankara tarafından muhtemel görünmüyor.

Bu arada, ek protokolün uygulanması hususunu bundan sonra yakından izleyecek olan komisyon, 2007, 2008 ve 2009 yıllarında konseye bununla ilgili değerlendirme sunacak. Ankara, dünkü kararda neden özellikle bu üç yılın ayrıca zikredildiğini ise anlamlandırabilmiş değil. Komisyonun zaten her yıl ilerleme raporu hazırladığı ve ek protokol ile ilgili hususlara bu raporda yer verdiğini hatırlatan kaynaklar, mevcut komisyonun görev süresinin 2009'da bitecek olmasının bir neden olabileceğini düşünüyor.

Doğrudan Ticaret Tüzüğü konusunda AB'nin 2007'nin Ocak ayında adım atma kararının altındaysa Rumlar'ın KKTC üzerindeki izolasyonların kaldırılmasıyla ek protokolün uygulanması arasında bağ kurulmaması hedefinin yattığı yorumları yapılıyor.

Ankara, tüzüğün AB tarafından dile getirildiği gibi yeniden tartışılmaksızın geçmesi beklentisi içinde olan Ankara, bunun olması durumunda ambargoların kaldırılması hususunun ilk kez resmi bir belgede yer alacağını, bunun da önemli olduğunu düşünüyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious