Ankara ile Moskova zirveye hazırlanıyor

Ankara ile Moskova zirveye hazırlanıyor.11279
  • Giriş : 25.11.2008 / 20:59:00

Cumhurbaşkanı Gül önümüzdeki ay Rusya'yı ziyarete hazırlanırken, Rusya ve Türkiye arasındaki ilişkiler çok boyutlu olarak ele alınması için hazırlıklar sürüyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Cumhurbaşkanı Gül'ün Aralık sonunda yapmayı planladığı Moskova ziyareti öncesinde Türk-Rus ilişkileri konusunda bir analiz yayımlayan Rus ''Haber ve Analiz ajansı MİK'', Gül ve Rusya Devlet Başkanı Dimitriy Medvedev'in bu yıl Kazakistan'ın başkenti Astana'nın başkent oluşunun 10. yıl dönümü kutlamaları çerçevesinde burada bir araya geldiklerini hatırlattı ve Gül'ün Rusya ziyareti kararının bu görüşmede alındığını belirtti.

A.A. Gurev imzasıyla yayımlanan analizde, ziyaretin sadece iki ülke arasındaki siyasi ve ekonomik ilişkilerin daha da geliştirilmesi için değil, aynı zamanda bölgesel güvenlik ve istikrar için de çok önem taşıdığına dikkati çekildi.

Türk diplomasi çevrelerinin, Türk-Rus ilişkilerinin mevcut durumunda üzerinde konuşulamayan, tabu sayılabilecek herhangi bir konu olmadığını belirttiği ifade edilen yazıda, ''İki ülke arasındaki üst düzeydeki güven her sorunu müzakere masasında çözebilme imkanı sunuyor. İki ülke arasındaki karşılıklı diyalog gerek zirvelerde, gerek iki ülke dışişleri bakanlarının düzenli görüşmelerinde, gerek diğer bakanlar ve diğer kurumların yetkilileri arasında, gerekse iki ülke liderleri arasında yapılan düzenli telefon görüşmelerinde hemen hemen her alanda mevcut'' denildi.

Rus ve Türk liderlerinin son 3 yılda 9 kez üst düzeyde bir araya geldiği belirtilen analizde, iki ülke arasındaki bu sıkı diyaloğun haliyle tüm alanlardaki ilişkilere yansıdığı ifade edildi.

Türkiye ve Rusya arasındaki ekonomik işbirliğinin gelişiminin herkesi çok şaşırttığı kaydedilen yazıda, şunlar kaydedildi:

''İki ülke arasındaki ticaret hacminin gelişimi göz kamaştırıcı. 2001 yılında 3,8 milyar dolar olan ikili ticaret hacmi 2005 yılında 15,2 milyar dolara ulaştı. Uzmanlar bu yıl ikili ticaret hacminin 35 milyar doları geçeceğine inanıyorlar ve büyümenin bu rakamla da sınırlı kalmayacağına olan inançlarını dile getiriyorlar. Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, Ticaret ve Ekonomik İşbirliği Komisyonu toplantısı için geldiği Moskova'da, imzalanan anlaşmayla iki ülke ticari ve ekonomi hayatında yeni bir bölümün açıldığını belirterek, 40 milyar dolarlık ticaret hacmine en kısa sürede ulaşmanın son derece gerçekçi olduğuna dikkati çekti. Mevcut büyüme rakamları da Güler'in haklılığını gösteriyor.''

Türkiye'nin Rusya ile ticaret hacminde bugün Almanya, Japonya, İngiltere, Fransa, Hindistan ve Güney Kore gibi ülkeleri geride bıraktığı vurgulanan yazıda, Rusya'nın da tarihte ilk kez Türkiye'nin birinci ticari ortağı haline geldiği kaydedildi.

-"DOĞAL GAZ ALT YAPISI İHALELERİ"

Gül'ün ziyaretinde ele alınacak konulardan birinin, Rus şirketlerinin Türkiye'deki doğal gaz depolarının yapımı ve gaz dağıtımı altyapısı ihalelerine katılması konusunun oluşturacağı ifade edilen analizde, Türkiye'nin de Rusya'nın dünyaca bilinen nükleer enerji alanındaki deneyiminden ve yüksek teknolojisinden yararlanmak, bu alandaki işbirliğini geliştirmek istediği ifade edildi.

Enerji konusunun iki ülke işbirliğindeki mihenk taşını oluşturduğu kaydedilen yazıda, Türkiye'nin iç piyasada tükettiği gazın yaklaşık yüzde 70'inin Rusya'dan sağlandığı belirtildi.

Gazprom'un da Türkiye'ye karşı dengeli bir fiyatlandırma politikası izlediği ifade edilen analizde, Gazprom'un İhracat Bölümü Başkanı Sergey Komlev'in bu ay Türkiye'ye yaptığı ziyaret sırasında petrol fiyatlarının bu seviyede kalması halinde gelecek yıl Türkiye'ye verilecek gaz fiyatında yüzde 20 indirim yapılabileceğini söylediği vurgulandı.

Medvedev ve Rusya Başbakanı Vladimir Putin'in Ankara'ya Cumhuriyetin 85'inci yıl dönümü vesilesiyle kutlama mesajı gönderdiği hatırlatılan yazıda, ''Rus liderler mesajlarında, Rusya ve Türkiye arasında siyaset, ticaret, ekonomi, bilim, teknoloji ve diğer alanlarda dinamik şekilde gelişen ilişkilerin ülkelerin karşılıklı menfaatine olduğunu vurguladılar. Rus liderlere göre, tüm bu ilişkiler iki ülke halkının çıkarına olduğu gibi, bölgesel ve uluslararası istikrara da katkı sağlıyor'' denildi.

Medvedev'in gönderdiği mesajda, ''Moskova, her alanda kârlı ve etkili olan işbirliğinin daha da güçlendirilmesine önem veriyor. Birlikte Türk-Rus ilişkilerini nitelik açısından yeni bir seviyeye yükseltmeyi başardık. Türkiye Cumhurbaşkanı'nın Rusya'ya yapacağı ziyaretin bu sürece yeni bir ivme kazandıracağına eminim'' ifadesini kullandığı belirtildi.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un da Türkiye ziyareti sırasında, ''Bugün Türkiye ile Rusya sadece bir dizi bölgesel ve uluslararası sorunu konuşmakla kalmıyor aynı zamanda bunların çözümü için işbirliği yapıyor'' dediği hatırlatılan yazıda, ''Tarafların ilişkileriyle ilgili böylesine olumlu değerlendirmelerde bulunması çok boyutlu işbirliğini kapsamlı bir şekilde geliştirmeye yönelik niyetlerini yansıtıyor'' denildi.

Yazıda, her iki ülkenin karşılıklı olarak birbirleriyle ilişkilerinin dış politika öncelikleri arasında bulunduğunu söylemesi için haklı zeminin bulunduğu belirtilerek, ''Rusya ile Türkiye birbirlerini bölgesel ve uluslararası konularda iki iyi komşu ve iki önemli ortak olarak görüyor'' ifadesi kullanıldı.

-YÜKSEK SEVİYEDE ÇALIŞMA GRUBU İHTİYACI-

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün ziyareti sırasında iki ülke liderlerinin Rusya Federasyonu ve Türkiye arasında Avrasya'daki işbirliğinin geliştirilmesiyle ilgili Ortak Eylem Planının uygulanmasını ''olumlu bir şekilde'' değerlendirebilecekleri kaydedilen yazıda, şu görüşler dile getirildi:

''Bunun hayata geçirilmesindeki en önemli mekanizma yüksek seviyede ortak bir çalışma grubudur. Bu çalışma grubunda iki ülke temsilcileri Trans-Kafkasya gibi hassas konularda işbirliği boyutlarını ele alabilirler. Böyle bir mekanizmanın kurulmasının önemi Gürcistan'ın Güney Osetya'ya yönelik saldırılarında bir kez daha ortaya çıktı. Güney Osetya'daki savaş Türkiye'yi çok zor bir pozisyona soktu. Türkiye hem Rusya'nın Gürcistan'a saldırısını sert şekilde kınayan NATO'nun üyesi, hem Güney Osetya ile Abhazya'nın bağımsızlığının tanınmasına karşı çıkan AB'ye üye olmak isteyen bir ülke. Ayrıca Türkiye, Rusya'nın Güney Kafkasya'daki petrol ve gaz etkinliğini kısıtlamaya çalışan tüm uluslararası projelerde yer alıyor. Ankara her seviyede, kendisine karşı hiçbir yükümlülüğünü ihlal etmeyen Rusya'ya gaz konusunda bu derece bağımlı olmaktan kurtulma niyetini dile getiriyor. Ayrıca Rusya birkaç kez Türkiye'nin talebi üzerine, taahhüdünden fazla gaz vererek, Türk ekonomisine en kötü döneminde bile yardımcı oldu. Türkiye aynı zamanda Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattında yer alırken, Nabucco projesinin de en büyük savunucuları arasında. Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Ermenistan'ı devre dışı bırakarak inşa edilirken, Ankara Tiflis ile de ekonomik işbirliğini giderek artırmakta. Gürcistan'da 600 milyon dolarlık yatırımı olan yaklaşık 100 Türk şirketi bulunurken, Türk ve Gürcü orduları arasındaki işbirliği de yıllardır sürmekte. Ama öte yandan, Rusya ile işbirliği Ankara'nın öncelikli önem verdiği bir konu. Bunda da kesinlikle bir abartı yok.''

Türkiye'de önemli sayıda Abhazın yaşadığı kaydedilen yazıda, Gürcistan ile çatışmalar sırasında Türkiye'nin bu yüzden dengeli bir politika izlediği savunuldu.

Gürcistan'ın geçmişte ve günümüzde Türkiye'nin Kafkaslardaki stratejik ortaklarından biri olduğu belirtilen analizde, ''Bu yüzden de Türkiye'nin Kafkaslarda İstikrar ve İşbirliği Platformu kurulması önerisi, Moskova'daki zirvede ele alınması gereken önemli konulardan biri'' ifadesi kullanıldı.

Gül'ün ziyareti sırasında Orta Doğu sorununun çözümü, İran'ın nükleer programı, Irak ile ilgili son durum, Karadeniz bölgesinde güvenlik, iki ülke donanmaları arasında işbirliği ve uluslararası terörizme, radikal dini akımlara ve bölücülüğe karşı ortak mücadele konularının ele alınacağı belirtilen yazıda, ''İki ülkenin bu konulardaki benzer yaklaşımlarının zirvede bir kez daha vurgulanması bekleniyor'' denildi.

Zirvede, Rus elektrik şirketi ''UES Russia''nın Ermenistan'daki şirketleri üzerinden Türkiye'ye elektrik satması konusunun yanı sıra, Rus şirketlerinin Türkiye'deki gazın tüketiciye ulaşması için gerekli dağıtım ve altyapı şebekesinin inşası projelerine katılma isteğinin de dile getirileceği kaydedildi.

-NÜKLEER SANTRAL İHALESİ-

Analize göre, Gül'ün ziyareti sırasında, Rus şirketlerinin eski Sovyetler Birliği tarafından inşa edilen İskenderun'daki metalürji ve Seydişehir'deki alüminyum tesislerine, demir yolu ve hidrosantral inşaatlarına yönelik ilgileri Türk tarafına iletilecek.

Yazıda, Türkiye'nin nükleer santral ihalesine katılanlardan sadece Rus Atomstroyexport'un teklif verdiği, diğer firmaların ihalenin ertelenmesini talep ettiği belirtilerek, ''İhaleyi kazanan firmanın henüz resmen ilan edilmemesi Rus tarafına daha önce Rusya'nın kazandığı helikopter ihalesini hatırlatıyor. Nitekim bu ihaleyle ilgili daha sonra Moskova'nın lehine olmayan siyasi bir karar alınmıştı. Rus tarafı bu konuda Türkiye'de lobi çalışmasını da başka ülkelerde yaptığı inşaatları örnek göstererek yapmalı. Özellikle siyasi alanda ve Türkiye'deki Rus enerji şirketleri temsilcilerinin bu konudaki lobi faaliyetlerini artırması gerekiyor. Bunun için de yeterince zaman var. Ancak ondan sonra nükleer enerjinin Rusya ve Türkiye arasında başka bir önemli işbirliği alanını mı oluşturduğu sorusunu yöneltebiliriz. Bu konudaki önemli adımlardan biri Gül'ün ziyareti sırasında atılabilir'' denildi.

Rusya'nın Türkiye'de dengeli ve karşılıklı çıkara dayanan yatırım işbirliğine önem verdiği belirtilen analizde, Gül'ün temaslarında, Rusya'daki Türk şirketlerine sağlanan benzer ortamın Rus yatırımcılar için Türkiye'de yaratılması konusunun gündeme geleceği ifade edildi.

Yazıda, iki ülke arasındaki askeri-teknik işbirliğinin de giderek geliştiği ve Rusya Savunma Bakanı Anatoliy Serdyukov'un 18-19 kasım tarihlerinde Türkiye'yi ziyaret ettiği hatırlatılarak, ziyaretin askeri-teknik işbirliği konusunun Gül'ün ziyaretinde ele alınması için önemli bir altyapı hazırladığı kaydedildi.

-KUZEY IRAK VE KIBRIS-

Gül'ün ziyareti sırasında ''Kürt sorunu'' ve özellikle kuzey Irak'ta üslenen terör örgütü PKK ile mücadelenin de gündeme gelecek önemli konulardan olduğu belirtilen analizde, şu görüşler dile getirildi:

''Türkiye, sadece kendisinin değil aynı zamanda Irak, İran ve Suriye'nin toprak bütünlüğünü etkileyebilecek son derece önemli konuda Moskova'nın desteğine güveniyor. Moskova Kuzey Irak'taki durum konusunda Ankara'nın endişelerini paylaşıyor. Bugün bu karmaşık sorunun sadece ikili düzeyde değil aynı zamanda uluslararası kuruluşlar içinde çözmek için iki ülke arasındaki işbirliğini güçlendirmek için her türlü koşul hazır.''

Türkiye'nin Kıbrıs sorununun çözümü konusunda Rusya ile pozisyonlarının yakınlaştırılmasına büyük önem verdiği kaydedilen yazıda, ''Çözülmemiş bir Kıbrıs sorunu Türkiye'nin AB üyeliğinin önündeki en ciddi engel haline geldi. Rus tarafından Kıbrıslı Türklerin ekonomik durumlarının iyileştirilmesi ve onlara yönelik ambargoların kademeli olarak kaldırılması yönünde birçok açıklamada bulunuldu. Ankara ve Moskova'nın bu konudaki politikaları örtüşüyor: Ekonomik katkıyla iki toplumun aynı seviyeye çıkartılarak birleştirilmesi. Rusya adadaki tarafların ortak şekilde kabul edebilecekleri bir çözüm konusunda destek vermeye hazır'' ifadesi kullanıldı.

Rusya ve Türkiye'nin Kafkaslar ve Orta Asya'da işbirliği yapabileceği ve Türkiye'nin Şanghay İşbirliği Örgütüyle (ŞİÖ) birlikte çalışabileceği konusunun Gül'ün ziyaretinde ele alınabileceği ifade edilen analizde, şunlar belirtildi:

''Rusya ve Türkiye iki önemli Avrasya ülkesi. Derinleştirilmiş ikili ve çok boyutlu ortaklık çerçevesinde birçok bölgede istikrar ve güvenliği sağlayabilirler. Zor uluslararası sorunların çözümünü sağlayabilirler. Türkiye-Rusya ilişkilerinin son 6 yıllık gelişimi, global gelişme için Moskova ile Ankara'nın ortak faaliyetlerinin genişletilmesi ve derinleştirilmesi gerektiğini bir kez daha kanıtlıyor. Gül'ün Rusya ziyareti bu yönde atılmış önemli bir adım olabilir.''

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*