Ankara’da çete polemiği ZAMAN

  • Giriş : 25.05.2006 / 00:00:00

Emniyet’in ‘örgüt işi’ dediği Danıştay saldırısı konusunda dün iktidar ile muhalefet arasında ilginç bir polemik yaşandı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


AK Parti grup toplantısında Danıştay saldırısı hakkındaki görüşlerini açıklayan Başbakan, polisiye bilgilere rağmen hâlâ katilin gerçek yüzüyle yüzleşmekten kaçınanlar olduğunu belirtti. Saldırının şüpheye yer bırakmayacak şekilde ‘kanlı bir komplo’ olduğunu ve olayı bütün boyutlarıyla bizzat takip ettiğini ifade eden Erdoğan, hiçbir karanlık nokta kalmayıncaya kadar sonuna kadar gideceklerinden herkesin emin olmasını da istedi. Tetikçilerle ve provokasyonlarla milleti birbirine düşürmeye çalışanların muktedir olamayacaklarını kaydeden Erdoğan, “Kanlı komplonun arkasından bir ihanet çetesi çıktı. Bu çetenin hedefinde Türkiye’deki istikrar vardır.” diye konuştu. Başbakan, erken seçimin, gündemlerinde olmadığını söyledi.

AK Parti’nin siyaset literatüründe ‘öteki’ kavramının bulunmadığını söyleyen Başbakan, milleti farklı kutuplara bölmek isteyenlerle yollarını baştan ayırdıklarını belirtti. Hükümet olarak hiçbir gelirimin tarafı olmadıklarını ve olmayacaklarını vurgulayan Erdoğan, “Halkımızı bir bütün olarak kucaklıyoruz. Biz sadece bize oy verenlerin değil 73 milyonun hükümeti olarak çalışıyoruz.” diye konuştu. Cumhuriyetin ve devletin temel ilkelerine yürekten bağlı olduklarının altını çizen Başbakan, geçmişteki kamplaşma siyasetinden ülkenin büyük zarar gördüğünü hatırlatarak, “Büyük özveriyle yakaladığımız siyasi ve ekonomik istikrarın bozulmasının Türkiye’ye maliyetini herkesin düşünmesini istiyoruz.” uyarısını yaptı.

Baykal’a ‘kriz taciri’ benzetmesi

Erdoğan, olayın hemen ardından sert açıklamalar yapan CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ı da isim vermeden eleştirdi. Bazı siyasi aktörlerin provokasyonlar karşısında durumdan vazife çıkarmalarını ve ‘ayrıştırıcı kriz dili’ne dört elle sarılmalarını üzücü bulduğunu kaydeden Başbakan, “Ne yazık ki bugün hâlâ katilin gerçek yüzüyle yüzleşmekten kaçınanların olduğunu görüyoruz. Böyle durumlarda demokrasiye her zamankinden fazla sahip çıkılmalıydı.” dedi. “Ayaküstü açıklama yapanlar şimdiden mahkum oldular.” diyerek CHP liderini eleştiren Erdoğan, Baykal’ı ‘kriz tacirliğiyle’ suçladı. Başbakan, “Bu ülkenin kaderini aydınlıktan kaçan, karanlıktan medet uman kriz tacirlerine terk etmeyeceğiz. Kimse yarın mahcup olacağı ifadeler kullanmasın, kimse umutsuzluğa prim vermesin.” şeklinde konuştu. Ankara, Zaman

Erken seçim kararı bekleyenler boşuna heveslenmesin

Erken seçim tartışmalarına da değinen Başbakan Erdoğan, “AK Parti iktidarı olarak bizden erken seçim kararı bekleyenler boşuna heveslenmesin. Türkiye’nin erken seçim derdi yoktur.” dedi. Erdoğan’ın bu sözleri AK Partililer tarafından “Türkiye seninle gurur duyuyor” sloganları eşliğinde ayakta alkışlandı. Erken seçim isteyenlerin geçmiş alışkanlıklarının yeniden tezahürünü istediğini vurgulayan Erdoğan, “Biz o alışkanlıkların aktörü değiliz, hiçbir zaman da o alışkanlıkların aktörü olmadık.” ifadelerini kullandı. Anayasa’nın tayin ettiği seçim zamanının belli olduğunu ve Türkiye’de seçimlerin 5 yılda bir yapıldığını kaydeden Erdoğan, “Ezber bozma yanlışına düşmeyeceğiz. Ezber bozmanın ne zaman olması gerektiğini gayet iyi biliyoruz. Türkiye’de seçim 5 yılda bir yapılır. İktidar olarak bu konuda bir sıkıntımız yoktur.” diye konuştu. Başbakan CHP’ye de şu göndermede bulundu: “Erken seçim sıkıntısı olanlar TBMM ve komisyon çalışmalarına katkıda bulunsunlar. Roman okuma gayretine girmesinler.” Genel Sağlık Sigortası Yasası’nı örnek gösteren Erdoğan, CHP’nin bir taraftan engelleme yaptığını diğer taraftan ise övündüğünü kaydederek, “Bu ne perhiz ne lahana turşusu!” dedi.

Baykal: Saldırıdaki Susurluk bağlantısı ‘ıvır zıvır’ şeyler

Danıştay saldırısının ardından “Siyasete kan bulaştı.” diyen CHP lideri Deniz Baykal, olayın çete bağlantılarına itibar etmedi. Saldırının kilit ismi eski Yüzbaşı Muzaffer Tekin'in Susurluk sanıkları ve emekli Tuğgeneral Veli Küçük'le samimi fotoğraflarını önemsemeyen Baykal, bunların ‘hükümetin senaryosu' olduğunu savundu. Ardından da eski Başbakan Necmettin Erbakan'ın Susurluk için kullandığı “faso fiso” sözlerini hatırlatan bir açıklama yaptı: “Bunlar ıvır zıvır şeyler...”

CHP'nin yeni genel merkezinde Parti Meclisi'ni toplayan Baykal, ilginç açıklamalarını sürdürdü. Katil Alparslan Arslan ile eski Yüzbaşı Muzaffer Tekin arasındaki ilişkilerin kanıtlanamadığını belirten Baykal, olayı saptırmakla suçladığı hükümetin medyayı da yönlendirdiğini ileri sürdü. Danıştay saldırısının türban sebebiyle yapıldığını ileri süren CHP lideri, “Hükümet, başka bir senaryoyu kabul ettirmeye çalışıyor. Susurluk ve derin devletle bu cinayeti işleyen kişi arasındaki bağlantı ortaya konulamıyor. Yargı henüz karar vermemiştir. Bu olayın hukukî kanıtlarını bekliyoruz.” dedi.

CHP lideri, “Bu olayı gerçekleştiren kişi türban nedeniyle yaptığını söylemiştir. Hükümetten yapılan açıklamalarda ise olayın niteliği konusunda saptırma çabasının hakim olduğu görülüyor. Yazdıkları senaryoyu kabul ettirmeye çalışıyorlar. Hükümet şeytan taşlamaya başlamıştır. Medyayı da yönlendirmeye çalışıyor.” diye konuştu.

CHP lideri Deniz Baykal, hükümet yetkililerinin olayın arkasındaki bağlantılarla ilgili açıklamalarını şöyle değerlendirdi: “Olayın gerçek niteliğini unutmamızı talep edercesine, başka bir senaryoyu kabul ettirmeye çalışıyorlar. Bu senaryoyu hükümet hazırlıyor. Susurluk’la ilişkili olduğu anlatılıyor. Ama Susurluk ve derin devletle ilişki içinde olanlarla bu cinayeti işleyen kişi hakkındaki bağlantı, güvenli ve ciddi bir şekilde ortaya konulamıyor. Bu konuda karar vermesi gereken yargı henüz karar vermemiştir. Bu olayın hukuki kanıtlarını bekliyoruz. Danıştay’a saldırıyla Susurluk ve derin devlet arasındaki ilişkiyi merak ediyoruz.”

Başbakan’ın “Saldırı hükümete yönelik yapılmıştır.” ifadelerini samimi bulmayan Baykal, iktidarın telaş içinde olduğunu öne sürdü. Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü: “Olayın laikliğe karşı bir saldırı olmadığı yönünde kamuoyunu inandırmaya çalışıyorlar. Bunun altında bir suçluluk telaşı mı var acaba? Türk yargısı gerçekleri ortaya koyabilecek savcı ve hukukçulara sahiptir. Siyasetin suçluluktan kaynaklanan gürültüsü bir tarafa bırakılmalı, hukuki değerlendirme ortaya konulmalıdır. Bu acı olaylara hükümet çok büyük katkı yapmıştır.” Baykal, bir soruyu cevaplarken olayın emekli askerlerle ilişkilendirilmesini ‘hükümetin kamuflajı’ olarak değerlendirdi. Baykal, “İşi oraya çekmek istiyorlar; ama temellendiremediler. Yapılan açıklamalar ıvır zıvır açıklamalar. Kriz yönetmeye çalışıyorlar, gerçeği kamufle ediyorlar. Toplum güdülmek isteniyor. Bunlar boş söz niteliğinde.” ifadelerini kullandı.

19 Mayıs’ta sessizce yeni binasına taşınan CHP, ilk parti çalışmasını dün gerçekleştirdi. Bir süredir hükümeti ‘sine-i millet’e çekilmekle tehdit eden CHP’nin 25 milyon YTL’lik yeni lüks binası, ‘sine-i saray’ esprilerine neden oldu.

Baykal’dan sine-i millet şartı: Meclis’in önüne 1 milyon kişi gelirse döneriz

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, vatandaşın tepkisini artırması ve bu doğrultuda TBMM’nin önüne 1 milyon insanın toplanması durumunda sine-i millete döneceklerini söyledi. Parti Meclisi’nin basına kapalı bölümünde Baykal, bir süre önce gündeme getirdiği ‘sine-i millet’ konusunda parti tabanına şart koştu. Alınan bilgiye göre milletvekili Ali Kemal Kumkumoğlu’nun ‘sine-i millet’ konusunda açıklama istemesi üzerine Baykal şu değerlendirmeyi yaptı: “Biz döneriz; ama sinenin de bunu istemesi lazım. İstifa ederiz; geride Anavatan, DYP var. Onlarla yasama faaliyetlerini götürürler, cumhurbaşkanını da seçerler. Aynı millet bu kez ‘niye Meclis’i boş bıraktınız’ deyip CHP’den bunun hesabını sorar. Birkaç kişi istedi diye sine-i millete dönülmesi, Meclis’in işlerliğini ortadan kaldırmaz.” dedi. Erken seçim taleplerinde haklı olduklarını savunan CHP lideri, iş çevrelerinin de kendileri gibi düşündüğünü ifade etti.

'CHP’de birlik’ isteyen Baykal, ilk desteği Mehmet Ali Erbil’den aldı!

Hükümete yönelik eleştirilerini sertleştiren ve izlediği gergin politikayla tepki çeken CHP lideri Deniz Baykal, Türkiye’deki tüm kesimlerin AK Parti iktidarına karşı kendi partisinde birleşmesi gerektiğini savunuyor. Ecevit ve Karayalçın’ın ‘zeytin ağacı’ projesinin işe yaramayacağını belirten Baykal, iktidara alternatifin CHP olduğunu ileri sürüyor. Baykal’a ilk destek ise şovmen Mehmet Ali Erbil’den geldi. Geçen günlerde şov programında Baykal’la telefon bağlantısı kuran Erbil, “Türkiye’deki sorunları ancak CHP çözebilir.” iddiasında bulundu. Önceki gün gazetecilerle sohbet eden Baykal, Erbil’le olan telefon görüşmesini doğruladı. Erbil’in kendisine ayrıca film setinde 200 kişiyle oturup ülkenin sorunlarını konuştuğunu ve “Sorunların önüne ancak CHP geçer, Baykal geçer.” dediğini aktardı. Baykal, son günlerdeki açıklamaları için her kesimden insanın kendisini arayarak, “Aman ha, devam edin. Sizi destekliyoruz, dualarımız sizinle.” dediklerini ileri sürüyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious