Annan, Türkiye'nin K. Irak'a operasyon yapmasına karşı!

  • Giriş : 13.11.2007 / 13:23:00
  • Güncelleme : 13.11.2007 / 13:28:24

Annan, TÜSİAD ve Kal-Der tarafından “Küresel Rekabet ve Dünya Vatandaşlığı” oturumunda konuştu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Birleşmiş Milletler Eski Genel Sekreteri Kofi Annan, 10 yıl önce İsrail-Filistin çatışması ile anılan Ortadoğu’nun birçok ülkesinde bugün iç içe geçmiş çatışmalar yaşandığına işaret ederek, Türkiye’nin olası bir Kuzey Irak operasyonunun bölgedeki barışçıl çözümleri zorlaştıracağını söyledi.

TÜSİAD ve Kal-Der tarafından “Küresel Rekabet ve Dünya Vatandaşlığı” başlığı ile düzenlenen 16. Kalite Kongresi’nin “Neredeyiz” konulu özel oturumunda konuşan Annan, Türkiye’nin Kuzey Irak’a müdahalesine sıcak bakmadığı yönünde mesajlar verdi.

Bundan 10 yıl önce İsrail-Filistin çatışması ile anılan Ortadoğu’nun bugün Afganistan’dan Lübnan’a uzanan bir coğrafyadaki birçok ülkenin yaşadığı iç içe geçmiş çatışmalarla gündeme geldiğine dikkat çekti.

“TÜRKİYE BASİRETLİ VE SABIRLI OLMALI”

Bölgedeki tüm hükümetlere ve üst düzey mercilere ortak çalışmaları çağrısında bulunan Annan, “Askeri harekatlar konusu beni son derece korkutuyor. Bu bölge bunun acısını son derece çekmiştir. Başka bir askeri çatışmayı kaldırabilecek durumda değildir” dedi.

Türkiye’yi terörle mücadele konusunda basiretli ve sabırlı olmaya çağıran Annan, bu konuda BM Güvenlik Konseyi ile beraber çalışmanın önemine değinerek, “Ortaklık içerisinde çalışıldığı takdirde, sesimiz güçlü olacaktır ve istediğimiz etkiyi o zaman yaratabileceğiz” diye konuştu.

“KÜRESELLEŞMENİN NİMETLERİ EŞİT PAYLAŞILMALI”

Annan, hızla yayılan küreselleşme kavramının insani bir yüzü olması ve küreselleşmenin yarattığı refahtan bütün kesimlerin bir pay alması gerektiğini kaydetti. Bunun başarılmaması durumunda dünyanın çeşitli yerlerinde büyük tepki ve direnç ortaya çıkacağı uyarısında bulunan Annan, bu kapsamda iş dünyası liderlerine büyük oranda sosyal sorumluluk düştüğüne vurgu yaptı.

Sosyal sorumluluk alanında yaşanan gelişmelere de değinen Annan, 7 büyük ilaç şirketini HIV virüsüne karşı etkili bir ilacın ucuza satılması için ikna edebildiğini, bu durumun şirketlerin sosyal sorumluluk alanındaki gelişmişliğinin bir göstergesi olduğuna işaret etti. Annan, bu sayede özellikle Güney Afrika’da çok sayıda yoksul insanın tedavisinin gerçekleştirildiğini de sözlerine ekledi.

“KOLANIN GİRDİĞİ KÖYLERE AŞI GÖTÜREMİYORUZ”

Annan, yardım amaçlı sivil toplum örgütlerinin ve uluslararası organizasyonların, dev küresel şirketler kadar gelişmiş bir ağa ve imkana sahip olması gerektiğinin altını çizerek, G8 toplantılarından birinde bir çalışanın boş bir kola kutusunu ve bir aşıyı masaya koyarak, “Bu kola kutusunu en küçük köylerde bile görebilirsiniz. Kola kutusunun girdiği köylere bu aşıyı götüremiyoruz. İş dünyasından ne öğrenebiliriz, ki bu aşıyı en küçük köylere bile götürebilelim” dediğini anlattı.

Günümüz dünyasında devletlerin karşılarındaki sorunları tek başlarına halledemeyeceğini ifade eden Annan, “Çözüm bulmak için mutlaka üniversite, STK'lar ve işdünyasına çağrıda bulunması gerekir. Bu da iş dünyasına büyük sorumluluk getiriyor. Uluslararası ilişkilerin devletlere kalmış birşey olduğunu düşünmüyorum” görüşünü dile getirdi.

“ABD, SINIRÖTESİ HAREKATA İZİN VERMEYECEK”

Konuşmasının ardından katılımcıların sorularını da yanıtlayan Annan, bir soru üzerine, Kuzey Irak ile ilgili olarak tarafların devreye girmesini ve sorumlu davranmasını memnuniyetle karşıladığını ifade etti. Annan, ABD’nin Irak’ta sınırları korumak gibi bir yükümlülüğü bulunduğunu, dolayısıyla sınır ötesi bir operasyona "asla izin verilmeyeceğini" dile getirdi.

“KIBRIS SORUNU BİR GÜN MUTLAKA ÇÖZÜLECEK”

Kıbrıs sorununa da değinen Annan, Kıbrıs ile çok yakından ilgilenen bir kişi olarak, sorunun en yakın zamanda çözülmesini umduğunu belirten Annan, “Çünkü ada halkı ve bölge insanları için bu sorunun çözülmesi gerekiyor. Açıkçası ben Kıbrıs’ın AB’ye girmeden bu sorunun çözüleceğini düşünüyordum ama umudumuz kırılmasın, bu sorun eninde sonunda çözülecek” değerlendirmesinde bulundu.

“TÜRKİYE’NİN PARLAK BİR GELECEĞİ VAR”

Bir soru üzerine Türkiye’nin küresel rekabetteki yerini de değerlendiren Annan, Türkiye’nin ekonomik verim ve üretici kapasitesine bakıldığında çok iyi bir noktada olduğunu söyledi. Türkiye’nin komşularının zengin doğal kaynaklara sahip olduğunu, Türkiye’nin ise eğitimli iş gücüne sahip olduğunu vurgulayan Annan, Türkiye’nin önemli coğrafi avantajlara sahip olduğuna da vurgu yaptı.

Türkiye’nin AB, Rusya ve Asya pazarlarına son derece yakın olduğuna dikkat çekerek, “Dolayısıyla çok parlak bir gelecek görüyorum Türkiye açısından. Tabii ki hepimiz jeopolitik belirsizliklerle dolu bir dünyada yaşıyoruz ve bunları eğer kontrol altında tutabilirsek Türkiye çok iyi bir başarıya ulaşabilecek” diye konuştu.

Annan, BM’deki görevini bırakmasının ardından nasıl bir hayat yaşadığına ilişkin soruya karşılık ise, görevinden ayrıldıktan sonra yerleştiği İtalya’nın bir kasabasında başından geçen bir anıyı anlattı.

“BENİ MORGAN FREEMAN SANIP, İMZA İSTEDİLER”

Eşi ile birlikte sakin bir hayatı tercih ettiklerini, televizyon bile izlemediklerini dile getiren Annan, bir gün gazete almak için uğradıkları bir bakkalda kendisini gören bir kişinin öne atılarak, kendisini ABD’li sinema oyuncusu Morgan Freeman sandığını söyledi. Adamın uzattığı kağıdı “K. Freeman” diye imzaladığını ve gazetesini aldıktan sonra evine geri döndüğünü anlatan Annan, şöyle konuştu:

“Bu sakin dönemden sonra hayat yine zorlaştı. Şu an Küresel İnsaniyet Forumu başkanlığını yapıyorum, ayrıca Afrika kıtasında Yeşil Devrim’i gerçekleştirmek için büyük vakıflarla birlikte çalışıyorum. Öte yandan konferanslar veriyorum, danışmanlık yapıyorum. Keşke ailemle daha çok vakit geçirebilsem ama yavaşlayacağım tabi.”

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious