Annelik ‘engel’ tanımıyor

  • Giriş : 17.01.2006 / 00:00:00

Engelli ve hele bir de çocuk sahibi olmak zordur.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Geceleri uyumayan, sık sık ağlayan bebekler, anne-babaların hep şikayet konusudur. Uykunun en tatlı yerinde yükselen bebek sesi annelerin kâbusudur adeta. Peki, her gece onlarca kez de olsa bebek sesiyle uyanmanın da büyük bir nimet olduğunu hiç düşündünüz mü? Hamdiye Ayanoğlu (60) yedi yaşında geçirdiği menenjit hastalığından sonra işitme duyusunu yitirir. İşitme ve konuşma engelli Tuğran Ayanoğlu’yla hayatını birleştirir ve ilk çocukları Muzaffer’le hayatları renklenir. Ama kısa sürede bir gerçekle yüz yüze gelirler. Anne-baba oğullarının ağlamalarını duyamamaktadır. Hamdiye Hanım üç çocuğunu da büyütürken bir gece olsun derin ve aralıksız uyumaz. Muzaffer bebek sürekli kollarında uyur, uyandığını kıpırtılarından anlar. Aksiyon dergisinin bu haftaki kapak konusu engelli anneler. Tuba Kabacaoğlu imzasıyla hazırlanan dosyada, engelli annelerin hayatı anlatılıyor.

Çoğu görme, işitme, bedensel engelli çiftin çocuğu, anne-babalarının aksine sağlıklı dünyaya geliyor. Bu sonuç aileleri mutlu ederken birçok sorunu da beraberinde getiriyor. Çünkü bir ev çocuksuz olmuyor ve gözler görmese de, kulaklar işitmese de, el ele bahçelerde koşturulmasa da her çift ‘annecim, babacım’ hitabına kavuşmak istiyor…

Hamdiye Ayanoğlu’nun büyük oğlu Muzaffer, gündüz saatinde etraftaki komşuların bile duyacağı kadar ağlar; ama Hamdiye Hanım çığlıklardan habersizdir. Ağlamaktan morarır, nefesi kesilir. İçindeki sesi dinleyerek aniden odaya gelir ve neredeyse ölmek üzere olan bebeğini kurtarır. Şu an 31 yaşındaki küçük kızı Ebruda bir gün beşiğinden aşağı yüzüstü düşer, nefessiz kalır. Ebru’yu ölümden bu kez de büyük kardeş Muzaffer kurtarır.

İstanbul’da yaşayan Ayşe Bügelek (32) yüzde 20 oranında görebiliyor. Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. Büyükşehir Belediyesi’nin Özürlüler Araştırma Kütüphanesi’nin kurucusu, 11 yıldır da çalışanı. Eşi Mustafa Bügelek de Boğaziçi Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nden mezun ve görme engelli. Mustafa-Ayşe çiftinin 3,5 ve 5 yaşında iki sağlıklı kızı var. Ayşe Hanım çocuk sahibi olduktan sonra ‘engelli’ olduğunu daha çok hissettiğini anlatıyor. Hamilelikten önce ve sonra bebeğin bakımı ve beslenmesiyle ilgili yüze yakın kaynaktan yararlanırken tek yaşadığı tereddüt; çocukların teninde oluşabilecek yara, kaşıntı, alerji gibi hastalıkları nasıl görüp tedavi edeceği hakkında olur. En zorlandığı şeyler; çocuklarıyla gezmek ve tırnak kesmektir. Ayşe Hanım zamanla yaşadığı zorlukların azaldığını söylese de engelsiz çocuklarına yetmenin zaman zaman zorluk çıkardığını aktarıyor.

Hep anne-babanın çocukları için yaptığı fedakârlıklar anlatılsa da engelli anne-babası için fedakarlıkta bulunan çocuklar da yok değil. Mesela; bedensel engelli Binnur Semiz (36) 28 yaşında intihar girişiminde bulunur ve yüksekten düşme sonucu kalçası üç yerden kırılır. Sekiz yaşındaki kızı Ayşenur’un hayatı da bir anda değişir. İntihar girişiminden önce büyük bir tekstil firmasında üst düzey yönetici olan Semiz, ilk günlerde yaşadıklarını özetle aktarıyor: “Sağlıklıyken hayattan bıkıp her şeyden kurtulmak isterken sakat olarak hayata döndüm. Benim ve sevdiklerim için ciddi bir travmaydı.” Binnur Hanım, iki ay hastanede kaldıktan sonra tekerlekli sandalye ile yeni bir hayata alışmaya başlar. Bu esnada 8 yaşındaki Ayşenur’un kendisine çok yardımcı olduğuna dikkat çekerek; “Kızım bilinçli olarak ‘teyzem beni iyi yıkayamıyor, sen yıka, senin patateslerin daha güzel kızarıyor’ diyordu. Beni hayatın içine katıp her şeyi eskisi gibi yapabileceğimi anlatmaya çalışıyordu.” Binnur Semiz yavaş yavaş eski haline dönmeye ve evdeki sorumlulukları tekrar almaya başlar. Kızı Ayşenur ise annesinin ne yapıp yapamadığını çok iyi bildiğini, taleplerini bunları göz önünde bulundurarak oluşturduğunu anlatıyor. Kadın-Aile Servisi

Engelliler için projeler üretiliyor

Engellilerin çalışmasına imkan sağlamak amacıyla sivil toplum örgütleri çeşitli projeler üretip istihdam gücünü artırmayı amaçlıyor. Türkiye Sakatlar Derneği İstanbul Şubesi Başkanı Binnur Semiz ve Dadı Akademi’nin oluşturduğu ‘Engelli Dadı Yetiştirme Projesi’ bu alanda yapılmış ilk çalışma. Projenin amacı; engellilere iş imkânı sağlamak ve toplum içindeki ‘engelliler bakıma muhtaçtır’ imajını ortadan kaldırmak. Proje kapsamında iki öğrenci eğitim aldı, staj dönemini başarıyla geçti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious