Arınç 600 milletvekili için net konuştu

Arınç 600 milletvekili için net konuştu.10744
  • Giriş : 19.06.2009 / 18:23:00

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Türkiye'nin nüfusunun 600 milletvekili kaldırabileceğini belirterek sistemle ilgili iki alternatife de yeşil ışık yaktı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, ''Nüfusa baktığımız zaman bizden daha az milletvekili olan yerler de var, çok daha fazla milletvekili olan da. 600 milletvekili de olabilir, 450 100 de.Türkiye bunu kaldırabilir'' dedi.

Arınç, Bolu'nun Abant yöresindeki Abant Palace Otelde düzenlenen Abant Platformu toplantısının, ''Hukuki Çerçeve'' başlıklı ilk oturumuna katıldı.

Doç. Dr. Mustafa Şentop başkanlığındaki oturumda, Prof. Dr. Ergun Özbudun ''Anayasa ve Siyasi Partiler'', Prof. Dr. Seyfettin Gürsel ''Seçim Sistemi'', Şahin Alpay ''Parti içi Demokrasi'', TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya ''Siyasetin Finansmanı'' konularında sunum yaptı.

Konuşmaların ardından ''müzakare'' bölümünde söz alan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Arınç, temsilde adaletin de en az yönetimde istikrar kadar önemli olduğuna inandığını belirterek şunları kaydetti:

''Anayasamızın sihirli bir cümlesi var, 'seçim sistemleri, yönetimde istikrar temsilde adalet prensibine aykırı olamaz' diyor. Bu, son yıllarda anayasaya ilave edildi, sihirli, güzel bir cümle, ama bu ikisini meczetmek, birleştirmek ve bu amaca ulaşmak doğrusu çok zor. Özellikle sıkıntılı koalisyonlar döneminden geçmiş Türkiye de, parçalı siyasetten fayda göremediğini düşünüyoruz. Dolayısıyla yönetimde istikrar da olmalı, güçlü bir iktidar da çıkarmalı seçimler. Ama siyasi partiler var ve adı demokrasi sistemin. Demokrasi içinde de partilerin düşünce ve fikir sahiplerinin en azından aldıkları oy kadar Mecliste temsil edilmesi lazım. Bunu nasıl sağlayabiliriz? Çünkü çok açık olmak lazım. Yüzde 35 oyla 369, yüzde 47 ile 341-342 milletvekili alan parti 'nasıl olsa iktidar oldum' diye bunun dışında bir şey düşünmeyebilir. Siyasi istikrar, ekonomik istikrarı da peşinden getirdi. Bu, temsilde adalet konusunu arka plana atabilirdi.''

-''YÜZDE 10 DÜNYANIN HİÇBİR YERİNDE YOK''-

TBMM Başkanı olduğu dönemde, ''temsilde adalet konusunu nasıl gerçekleştirebiliriz'' diye araştırma yaptığını hatırlatan Bülent Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Yüzde 10 baraj dünyanın hiç bir yerinde yok. Bunun ya kaldırılması ya da çok düşük bir düzeye getirilmesi gerekirdi. Bunu da içine alan bir paketle siyasi partileri dolaştım. CHP kesinlikle bunun muhafaza edilmesini istedi. DYP, 2002 seçimlerinde yüzde 9,5 ile parlamento dışında kalmıştı. Sayın Ağar da barajın yüzde 10 olarak kalmasını istedi. Doğrusu o zaman MHP'ye gitmedim. AİHM, 'Baraj Anayasa'ya aykırı değildir' diye bir karar vermişti. AK Parti de barajın muhafaza edilmesini istiyordu. O zaman, 1991 yılında uygulanan tercihli oy sistemini gündeme getirdim. Bu bana göre faydalı. Blok halinde veya ittifaklarla seçime katılabilmek de gündeme geldi. Bir parti seçime katılmama kararı alıyor, ama anlaştığı partiden kendi adaylarını gösterebiliyordu.''

Parlamentoya nitelik kazandırmak gerektiğini vurgulayan Bakan Arınç, ''İyi bir bankacının, diplomatın, istatistik uzmanının, hekimin parlamentoda, komisyonlarda görev alması gerek. Yıllarını kendi mesleğine vermiş insanların teşkilatların önüne çıkarmak herkesin karı değil, onlara bütün görevler vermek de doğru değil. Her parti kendi listesine bu tür kişileri de koyarsa, parlamentoda bize de faydası olur diye düşünmüştüm. Bu teklifimize hiçbir parti ışık verecek bir girişimde bulunmadı. Nüfusa baktığımız zaman bizden daha az milletvekili olan yerler de var, çok daha fazla milletvekili olan da. 600 milletvekili de olabilir, 450 100 de. Türkiye bunu kaldırabilir'' dedi.

TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya da konuşmasında siyasetin finansmanında, meşruiyet ve şeffaflık ilkelerinin gözetilmesi gerektiğini söyledi. İyimaya, siyasetin finansmanı konusunda konulacak kriterlerin mükemmel bir mekanizmayla denetlenmesinin de şart olduğunu belirtti. İyimaya, AK Parti olarak siyasal partiler, anayasa ve seçim konusunda başlattıkları projeye diğer partilerin destek vermemesi nedeniyle devam edemediklerini sözlerine ekledi.

Prof. Dr. Özbudun ise ''Türk milleti bu kusurlu Anayasa'yla yaşamayı hak etmemektedir. Yeni anayasa önümüzdeki seçimlerin 1 numaralı sorunu olmalı'' dedi.

CHP'nin bir liberalleşmeye yanaşmayacağı kesinlikle tahmin edilebilir'' ifadesini kullanan Özbudun, mevcut duruma rıza gösterilemeyeceğini kaydetti.

Prof. Dr. Gürsel de sunumununda Türkiye'deki seçim sistemini eleştirdi ve halkın iradesinin sandığa yansımamasının AK Parti tarafından hazmedildiğini öne sürdü. Gürsel, partilerin hangi partilerle koalisyona gireceğini seçimlerden önce açıklamaları ve hükümetlerin en azından yüzde 40 oy tabanına sahip olması gerektiğini önererek, en azından yüzde 1-2 oranında oya sahip her partinin TBMM'de mutlaka temsil edilmesi gerektiğini savundu.

AK Parti'nin ''Türkiye milletvekilliği'' önerisinin milletin temsilinin sağlanması için bir yöntem olabileceğini belirten Prof. Dr. Gürsel, bunun için halkın önüne 2 sandık konması gerektiğini ifade etti.

Şahin Alpay ise parti içi demokrasinin sağlanması için başlıca yöntemin ön seçim olduğunu savundu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*